7. Hukuk Dairesi 2013/5043 E. , 2013/9956 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.05.2013 günü belirlenen saatte karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldi, temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildiri
**7. Hukuk Dairesi 2013/5043 E. , 2013/9956 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.05.2013 günü belirlenen saatte karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldi, temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilerinin murisi ... ’nün davalı şirkette uluslar arası tır şoförü olarak 01/06/1993-08/12/2007 tarihleri arasında çalıştığını, takriben yılda 24 sefer yapıp asgari ücret + her yurt dışı seferine karşılık 410 Euro aldığını, bayram-genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve iş sözleşmesinin 08/12/2007 tarihinde vefatı üzerine sona erdiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, murisin kıdem tazminatı dışındaki taleplerinin 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğundan zaman aşımı def’inde bulunduklarını, murisin 2007 Ekim ayından itibaren mazeret bildirmeden devamsızlık yaptığını, iş yapmadığını, 7 Kasım'da gelerek Ekim ayı ücretini aldığını, yine çalışmadığını, bunun üzerine bir süre beklenip kendisine 5 Aralık'ta işe dönmesi ve mazeret bildirmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnamenin tebliğ şerhinden vefat ettiğinin öğrenildiğini, murisin iddia edilen çalışma döneminin doğru olmadığını, çalışma süresinin SGK kayıtlarında görülenlerden ibaret olduğunu, murisin müvekkili şirkete ait tır ile yurt dışında trafik kazasına sebebiyet vererek can ve mal kaybına neden olduğundan İnterpol aracılığı ile aranacağı ve tutuklanacağı korkusu ile iş bıraktığını ve bu kaza nedeniyle şirketi büyük zarara uğrattığı gibi, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak mahkum olduğunu, müvekkili şirkete verdiği zararın tazmini için müracaatta bulunulmamış ise de, fahiş ve mesnetsiz talepler karşısında murisin sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın takas ve mahsubunu talep etmek zorunluluğu doğduğunu, murise hak ettiği tüm ücretlerinin bordrolarla tahakkuk ettirilip ödendiğini, ücrete ilişkin iddiaların da yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme tarafından, davacıların murisinin iş sözleşmesinin ölümü ile sonaerdiği, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda belirlenen diğer alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine 9. Hukuk Dairesi tarafından kısa kararın yasaya ve usule uygun olmaması nedeni ile sair temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur. Mahkeme, bozma kararına uyarak bozma kararı öncesi delillere göre yeniden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının tanık beyanları ve yurda giriş çıkış kayıtlarına göre 13/04/1998-08/12/2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de, emeklilik sonrası SGK'ya bildirilen kayıtlı çalışması olmayan davacının hizmet süresinin tespitinde daha ziyade yurda giriş çıkış kayıtları dikkate alınmıştır. Ancak yurda giriş çıkış kayıtlarının tetkikinde davacının kabul edilen hizmet dönemi içinde olmak üzere Nortans isimli şirket adına yurda giriş çıkış yaptığı görülmektedir. Davacı vekili bu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın gerçekliği üzerinde durulmadan, gerekli araştırma yapılmadan bu şirket nezdinde geçen çalışma da davalı nezdinde geçmiş gibi kabul edilmiştir. Gerekli araştırma yapılmadan yazılı şekilde hizmet süresinin kabulü hatalıdır. Bu yönde gerekli araştırma yapılmalı, ticaret sicil kayıtları getirtilmeli toplanan deliller dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek hizmet süresi belirlenip sonuca varılmalıdır. 3-Davalı vekili davacıların murisinin kullandığı tırla Macaristan'da neden olduğu kaza nedeni ile çekici ve dorsede meydana gelen zararın (pert nedeni ile) hüküm altına alınacak alacaklardan mahsubunu talep ederek takas definde bulunmuş ve birtakım fatura ve sair belge sunmuştur. Ayrıca ceza dosyası içindeki evrakın getirtilmesini istemiş, Volvo'dan fiyatın, trafik müdürlüğünden aracın trafik kaydının silinip silinmediğinin sorulmasını talep etmiş ancak mahkemece davalı vekilinin bu talebi karşılanmamıştır. Mahkemece ceza dosyası veya içindeki ilgili evrak getirtilmeli, davalı taraftan tam olarak talebinin neye ilişkin olduğu sorularak açıklattırılmalı, gerekirse hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Eksik inceleme ile talebin reddi doğru olmamıştır. 4-Mahkeme tarafından benimsenen bilirkişi raporunda tüm milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmış gibi hesaplama yapılmıştır. Tanıklar işçinin seferde iken çalıştığını beyan ettiğinden dosya içinde bulunan yurda giriş çıkış kayıtlarına göre bu alacak hesaplanmalı ve davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak alacak hüküm altına alınmalıdır. 5-Mahkeme kararında; “4- Harç peşin alınmış olmakla yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-1.169,18.-TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 857,13.-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur. Harcın devlet alacağı olduğu dikkate alındığında hüküm altına alınan toplam miktar üzerinden karar tahinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesine göre hesap edilen karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan ve toplam harçtan mahsup edilen peşin harcın ise davalıdan alınarak davacılara verilmesine yönelik hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde tereddüde neden olacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28/5/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.