11. Hukuk Dairesi 2013/16255 E. , 2014/5086 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 10/07/2013 tarih ve 2012/188-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği g…
**11. Hukuk Dairesi 2013/16255 E. , 2014/5086 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 10/07/2013 tarih ve 2012/188-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tarihinde 3.000 TL ve 07.12.1999 tarihinde 7.500 TL tutarında mevduat hesabı açtırdığını, bu bedellerin talep edilmesine rağmen anapara ve faizlerinin bu zamana kadar ödenmediğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1483 sayılı dosyası ile açılan davanınyönünden görevsizlik,yönünden davanın sabit olmadığı nedenle reddi ile yönünden davanın kabul edildiği, ancak tahsil imkanının bulunmadığını, müvekkilinin davalı banka tarafından irade fesadına uğratılarak dolandırıldığını, ileri sürerek 3.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden, 7.500 TL'nin de 07.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faiziyle tahsilini, talep ve dava etmiştir. Davalı ekili, kesin hüküm, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı kendi iradesi ile kıyı bankacılığını seçtiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir güven kuruluşu olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, bir güven kuruluşu olan risklerin izahının gerektiği, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği kanaatinin oluştuğu, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, bu durumun hukuki yargılamada birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu alacağının sebebini oluşturan bedeli nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığı, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, ortaklarına ait grup şirketlere kredi olarak kullandırıldığı da yargı kararlarıyla sabit olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.000 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren 7.500 TL'nin ise 07.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı tahsiline karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, Davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.