11. Hukuk Dairesi 2013/5803 E. , 2013/21846 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2005/182-2012/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanak…
**11. Hukuk Dairesi 2013/5803 E. , 2013/21846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2005/182-2012/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilin davalı bankanın müşterisi olduğunu, bankada hesap açtırarak hazine bonosu aldığını, müvekkilin yanında çalışan ... isimli kişinin davalı bankadaki hesaplardan, banka çalışanlarının gerekli dikkati ve özeni göstermemesi sonucunda çeşitli tarihlerde çeşitli miktarlarda paralar çektiğini, bu ödemelerden müvekkilin haberinin olmadığını, bahse konu paraların yasaya aykırı şekilde ödenmiş olmasından banka ve istihdam ettiği kişilerin sorumlu olduğunu, bu hadisenin davacıya bilinçli olarak bildirilmediğini, davacının bankada kayıtlı olan cep telefonunun bile ...'ya ait olduğunu, banka tarafından talimatsız sahte imza ve vekaletname ile bozdurulan bono ve ödenen paralar için müvekkile bilinçli olarak veya bilgi verilmediğini bu nedenle bankanın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek, tüm zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımı geçtikten sonra haksız kazanç elde etmek amacı ile açıldığını, davalı bankaya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının, davalı bankanın özen gösterme yükümlülüğünü yerine getirmemekle zarara uğramasına neden olduğunu, aslında gerekli özeni göstermeyenin davacı olduğunu, davacının ...'yı yetkilendirerek her türlü hesabını ona emanet ettiğini, bütün bankacılık işlemlerini ...'nın yaptığını, davacının ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ... hakkında 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, davacının duruşmada yapılan işlemlerden haberinin olduğunu, hesapları günlük kontrol ettiğini beyan ettiğini, ...'nın tüm ifadelerinde davacının bütün işlerini kendisinin yaptığını, zaman zamanda bankalara birlikte gittiklerini beyan ettiğini, dinlenen tüm tanıkların beyanlarının da bu yönde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ...'nın davacı yanında çalıştığı, davacının tüm banka işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğü, davacının her işlemde el yazısı ile talimat vererek imzaladığı, ...'nın da bu talimatlar gereğince bankada işlem yaptığı, ...'nın 13 yıldır davacı adına işlem yaptığının tarafların kabulünde olduğu, davacının 13 yıl gibi bir süredir hesapları takip etmeyerek ve davalı banka elemanlarına çalışanına işlem yapabileceği hususunda sözlü olarak güvence verdiğinden davacı zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ancak yapılan ödemelerin 2005 yılının 1 ve 2. ayında sık aralıklarla ve yüklü miktarlarda olduğu dikkate alındığında, davalı banka personelinin kısa aralıklarla yüklü miktarlarda çekilen paralar nedeniyle davacıdan teyit almaları gerektiğinden davalı bankanın da olayda kusurunun olduğu, davacının toplam 135.000 TL zararının olduğunu tespit edildiği, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması karşısında davalı kurumun yeterli özen ve dikkati gösterseydi davacının zararının oluşmayacağı ve davacının da zararının oluşmasında kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000 TL’nın son ödeme tarihi olan 21.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, mahkemece, davalı bankanın müterafik kusurlu olduğu kabul edildiğine göre, bu kusur oranlarının bilirkişi vasıtasıyla tespit ettirilerek dava konusu edilen 20.000 TL üzerinden tespit ettirilen kusur oranlarına göre tahsil kararı verilmesi gerekirken, kısmî davaya konu edilen miktarın tamamına hükmedilmesi hatalı olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 272,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.