11. Hukuk Dairesi 2011/7899 E. , 2013/11295 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2007/118-2010/423 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ..…
**11. Hukuk Dairesi 2011/7899 E. , 2013/11295 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2007/118-2010/423 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili asıl davada, davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkili ... arasında 10.11.2006 tarihinde yapılan “Satım ve Devir Sözleşmesi” ile 65.000,00 TL bedel karşılığı fırın niteliğindeki işyerinin müvekkiline devredildiğini, 30.000,00 TL'nin elden müvekkili Gürsel tarafından ödendiğini, geriye kalan 35.000,00 TL bedelin ise ...'nın kardeşi olan müvekkili ... tarafından keşide edilen çeklerle yapıldığını, müvekkillerinin sözleşmenin imzalanmasından ve malların tesliminden sonra işyerinde faaliyete başladıklarını, ancak işyerinde faaliyete başladıktan kısa bir süre sonra devreden şirketin borcu nedeniyle 14.11.2006 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, bu haciz sırasında satım ve devir sözleşmesine konu taşınır malların 01.08.2006 tarihinde haczedilmiş olup, yediemin olarak davalı şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğinin müvekkilleri tarafından öğrenildiğini, davalı şirket yetkilisinin borcu kapatacağını söylemesine rağmen borcun ödenmediğini, müvekkillerinin fırını faaliyete geçirebilmek için gerekli olan makineler ile araç gereci yeniden satın aldıklarını, davalı satıcının sözleşmenin kurulması sırasında kötü niyetli olduğunu, sözleşmeye konu makinelere ilişkin haciz işlemi ile ilgili .../... -2- olarak müvekkillerine bilgi verilmediğini ileri sürerek, 30.01.2007 tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 29.02.2007 tarihli 11.300,00 TL bedelli çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, aynı olaylara dayalı olarak açılan birleşen davada ise asıl davada iptali istenen çeklerin davalı ... emrine düzenlenmiş olduğunu, 30.01.2007 tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin lehdar Erdal tarafından davalı ...'a , davalı ... tarafından da diğer davalı ...'ya ciro edildiğini, 29.02.2007 tarihli 11.300,00 TL bedelli çekin ise davalı ...'e ciro edildiğini, bu çeklere dayalı olarak davalılar ... ve ... tarafından müvekkili ... aleyhine icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalılar ... ve ... ile hiçbir ticari ilişkisinin ve onlara borcunun olmadığını ileri sürerek, davalılara karşı borçlu olunmadığının tespiti ile teminat karşılığında icra takiplerinin durdurulmasına ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Erdal ve İsmail vekilleri, her iki davanın da reddini ve % 40 tazminata karar verilmesini istemişlerdir. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'nın çeklerde keşideci olarak imzasının bulunmaması nedeniyle çek borçlusu olmadığından ... tarafından açılan asıl ve birleşen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, çeklerde davalı şirketin lehdar veya ciranta olarak geçmemesi nedeniyle bu çeklerden dolayı davacı ...'nın davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile bu davacı tarafından açılan asıl davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan birleşen davanın ise çeklerin hamilleri olan ... ile ...'nın TTK'nın 599. maddesi uyarınca iyi niyetli hamil konumunda bulundukları gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan birleşen davanın tüm davalılar yönünden reddine, çeklerin ödenmesinin mahkemece verilen tedbir kararı ile durdurulmuş olması nedeniyle İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca çek bedellerinin % 40'ı oranındaki tazminatların davacı ...'dan alınarak çek hamilleri olan davalılar ... ve ...'ya ödenmesine, davalı ... hakkında İİK'nın 72/4. maddesindeki tazminat koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı ... yönünden yapılan tüm, davacı ... yönünden ise birleşen davada aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Birleşen dava, davalılar Baki ve İsmail tarafından davacı ... tarafından keşide edilen çeklere dayalı olarak yapılan icra takiplerinden dolayı anılan davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davaya konu çeklerin ...'ın yetkilisi olduğu Firmak Unlu Mamulleri Makine ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ...'ya yapılan işyeri ve ruhsat devri karşılığı olarak bu şirkete verildiği, ancak şirketten devir alınan malların devri tarihinde şirketin borcu nedeniyle hacizli olduğu, malların şirket yetkilisi ...'a yeddiemin sıfatıyla teslim edildiği, devirden sonra hacizli malların satışa çıkarıldığı anlaşılmıştır.Firmak Unlu Mamuller San. Tic. Ltd. Şti ile ... arasında yapılan satım ve devir sözleşmesine ek olarak düzenlenen sözleşmede satım ve devir bedelinin 30.000,00 TL'sinin peşin olarak alındığı, geriye kalan bedelin ise alıcı Gürsel'in kardeşi olan ...'ya ait çeklerle ödendiği, çeklerin Firmak Ltd. Şti.'nin alacaklısı ... adına düzenlendiğinin belirtildiği, bu durumda birleşen davaya konu çeklerin Firmak Unlu Mamulleri Ltd. Şti. tarafından yapılan işyeri devri karşılığı düzenlendiği, ancak devre konu bir kısım malların hacizli olması nedeniyle çeklerin karşılıksız kaldığı, çeklerin gerçek lehdarının şirket olduğu, ancak şirketin muvafakatiyle çeklerde Erdal'ın lehdar olarak gösterildiği hususları sabittir. Davaya konu çeklerin gerçek lehdar olan şirket yönünden karşılıksız kaldığı hususunun bu çekleri ciro yoluyla devir alan hamillere karşı ileri sürülebilmesi TTK'nın 730/5. maddesindeki atıf uyarınca uygulanması gereken 599. maddesindeki koşulların varlığına bağlıdır.Bu madde hükmü çeklere uygulandığında, keşideci kendisi ile lehdar veya cirantalar arasındaki hukuki ilişkilerden doğan def'ileri hamile karşı kural olarak ileri süremez ise de hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi halinde keşidecinin lehdar ve önceki cirantalarla arasındaki hukuki ilişkilerden doğan def'ileri hamile karşı ileri sürebileceği düzenlenmiştir.Buna göre somut olaya gelindiğinde davalılardan ...'ın çeklerin gerçek lehdarı olan şirketin ortağı ve şirket yetkilisi ...'ın kardeşi olduğunun anlaşılmasına göre bu davalının çekte lehdar olarak gözüken Erdal'dan ciro yolu ile alarak hamili olduğu çekin karşılıksız kaldığını bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerektiğinden keşideci Ahmet Zeki tarafından davalılardan ...'a karşı açılan birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu davalının da TTK'nın 599. maddesi uyarınca iyi niyetli olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkındaki birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davada davalı ... yönünden verilen kararın davacı ... yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazları ile davacı ...'nın birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ...'nın birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada davalı ... hakkında verilen kararın davacı ... yararına BOZULMASINA, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ...'dan alınıp davalı ...'a, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'tan alınıp davacı ...'ya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacı ...'dan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ... iadesine, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.