19. Hukuk Dairesi 2013/12880 E. , 2013/14512 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki birleşen ve karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı/karşı davalı vekili, m…
**19. Hukuk Dairesi 2013/12880 E. , 2013/14512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki birleşen ve karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı/karşı davalı vekili, müvekkili bankanın bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalının alacağın faiz kısmına haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen karşı davanın ise reddini savunmuştur. Davalı/karşı davacı asıl davaya cevap vermemiş, birleşen davada ise vekili; müvekkilinin dava konusu bankacılık hizmet sözleşmesinde imzasının bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile % 40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumu'nun 27.03.2012 havale tarihli raporuna göre sözleşmedeki imzanın davalı/karşı davacıya ait olmadığı, dolayısıyla asıl dosya açısından davalı/karşı davacının takibin dayanağı olan borçtan sorumlu tutulmaması gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı/karşı davalı bankanın davasının reddine, birleşen dosyada davacı ...'un icra takibinde davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı/karşı davacı ... icra takibine konu kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmiş, mahkeme Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak banka tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine, davalı/karşı davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar vermiştir. Hükme esas alınan 27.03.2012 havale tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı/karşı davacının iki ayrı imza kullandığı tespit edilmiş, 1. grup imzalara göre sözleşmedeki imzanın davalı/karşı davacının eli ürünü olduğu, 2. grup imzalara göre ise davalı/karşı davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Davalı/karşı davacı ... vekili Av. ... tarafından 02.03.2011 tarihinde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen dilekçede imza örneklerinin bulunduğu yerler bildirilirken, birinci sırada ... Bankası ... Şubesinde taşıt kredisi almak amacıyla imzalanan taşıt kredisi sözleşmesi bildirilmiştir. Dilekçeye göre, belirtilen sözleşmedeki imzalar davalı/karşı davacı tarafından kabul edilmiş sayılır. Adli Tıp Kurumu raporunda bu imzaların 1. grup imza içinde olduğu ve özellikle ''ödeme planı ve kredi kartı başvuru formundaki imzalara göre dava konusu kredi sözleşmesindeki imzaların ... eli ürünü olduğu açıkça bildirildiği halde, mahkemece bu tespit üzerinde durulmadan 2. grup imzalar yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.