T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/977 KARAR NO : 2026/303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/662 KARAR NO : 2025/402 DAVA TARİHİ: 07/07/2023 KARAR TARİHİ: 30/04/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/977 KARAR NO : 2026/303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/662 KARAR NO : 2025/402 DAVA TARİHİ: 07/07/2023 KARAR TARİHİ: 30/04/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 25/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin değişik oranlarda hissedar oldukları Mesihpaşa Mah. ... Ağası Sok. No:... Fatih/İstanbul adresinde otel vasfında bulunan binayı 30.11.2019 tarihli kira sözleşmesi ile aylık 69.000,00 TL bedelle davalı ... Ltd. Şti.'ne kiralayarak 28.02.2022 tarihine kadar kullandırdıklarını, davalı şirketin yaklaşık 2 yıl 3 ay boyunca kiracı olarak kullandığı mülkün kiralarını hiçbir zaman düzenli ödemediğini, değişik zamanlarda küçük miktarlarda ödemeler yaptığını, davalının taşınmazı tahliye etmesinin ardından kira borcunu ödemesi için defalarca görüşülmüşse de davalının borcunu ödenmemesi üzerine daha önce taraflarınca İstanbul 29. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel iflas yoluyla takibe geçildiğini, takibe yapılan itiraz neticesinde taraflarınca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1050 E. sayılı davası açılmışsa da 18.11.2022 tarih ve 2022/1047 K. sayılı özel dava şartı yokluğundan usulden reddine dair kararı uyarınca İstanbul 29. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasının yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiğini, talebin kabulü ile gönderilen takip dosyasının Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... E. sırasına kaydedildiğini, takip tarihi olan 26.04.2022 tarihi itibariyle 854.261,63 TL takip borcu için herhangi bir tahsilat sağlanamadığını, bu takibe davalının borcu olmadığını ileri sürerek itiraz ettiğini, kira ilişkisine konu taşınmazda 1/3 oranında hissesi bulunan müvekkili...'ya her ay 23.000,00 TL ve 1/6 oranında hissessi bulunan müvekkili ...'e her ay 11.500,00 TL ödenmesi gerekirken bu ödemelerin yapılmadığını, değişik zamanlarda toplamda 149.500,00 TL kira ödemesi yapıldığını, kira sözleşmesine konu mülkte hissedar olan ve davalı şirket yetkilisi ...'in akrabaları olan diğer hissedarların da borçlarını tahsil edemediğini, diğer hissedarlara ait alacakların taraflarınca başlatılan takipte borç toplamına dâhil edilmediğini, davalı borçlu firmanın borç ödeme kabiliyetini yitirdiği ve ödemelerini tatil ettiğini beyanla, itirazın kaldırılmasını, davalı şirketin iflasını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde; davacıların ilk takip olan İstanbul 29. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasına vaki itiraza muttali olduklarını, bu nedenle de huzurda ikame edilen itirazın kaldırılması davasının süresi içerisinde ikame edilmediğinden davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dilekçesi ekinde bulunan kira sözleşmesinin altında şirketlerine ait kaşenin üzerinde şirket yetkili temsilcisinin imzasının bulunmadığını, aynı zamanda davacılardan ... yönünden de herhangi bir imzanın olmadığını, bu yönü ile şirketleri ile davacı ... arasında herhangi akdi bir ilişki olmadığını, dolayısı ile davacının şirketlerine karşı alacaklı sıfatını da kazanamayacağını, Bakırköy 7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile haciz ve tahliye talepli olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibinin kesinleşmesini müteakiben İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... Tal. sayılı dosyası ile haciz ve tahliye işlemleri yürütüldüğünü, anılan icra takibinin infaz edilmediğini, halen derdest olduğunu, davacı... tarafından işbu takipten feragat edildiğini, bu doğrultuda davacı... yönünden işbu davanın dayanağını oluşturan iflas takibine konu alacak yönünden mükerrer takip yapıldığının açık olduğundan davacı...'nın alacaklı sıfatının bulunmadığını, şirketlerinin Mesihpaşa Mah. İhtisapağası Sok. No:...Fatih/ İSTANBUL adresindeki mecurda bir otel işlemesine sahip olduğunu, mecurun o zamanki maliklerinden bir tanesinin de şirketleri yetkilisi ... olduğunu, pandemi nedeniyle işlerin kötüye gittiğini ve otel işlemesinin faaliyetine son verildiğini, mecurun anahtarının da Bakırköy 40. Noterliği'nin 28.02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtamamesi ekinde kiraya verenler ... ... ile...'ya teslim edildiğini, bu işlem ile birlikte tüm kira alacaklarının da ödendiğini, şirketlarinin kiraya verenlere her herhangi bir kira borcu bulunmadığını, şirketlerinin davacıların iddia ettiği gibi borca batık olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iflas yolu ile adi takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemiyle açılmış davada, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, uyuşmazlığın itirazın kaldırılmasının gerekip gerekmediği, iflas koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu, davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı belirtilmiş ise de İstanbul 29. İcra Dairesi'nin... Esasına kayıtlı olarak başlatılan iflas takibine yapılan itiraz edildiği, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1050 Esasına kayıtlı olarak açılan iflas talepli davanın icra dairesinin yetkili olmadığından bahisle reddine karar verildiği, yetkili Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin borçluya 30.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla davanın yasal süresinde açıldığı, kiraya verilen taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, TMK'nın 624. maddesinin son bendi ile 691/1 bendi uyarınca müşterek mülkiyette önemli idari tasarrufların hüküm ifade edebilmesi, pay ve paydaş çoğunluğu ile gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlandığı, kira kontratına göre kiraya verenlerin ..., ... ve ... olduğu, 27.11.1946 tarih 28/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında ifade edildiği üzere müşterek mülkün kiraya verilmesinin önemli idari tasarruflardan olduğu, değilen yasal düzenleme ile yargısal uygulamaya göre pay ve paydaş çoğunluğunu taşımayan kira sözleşmelerine geçerlilik tanıma olanağı olmadığı, bununla birlikte taraflarca kira sözleşmesi ve kira dönemi konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, kira sözleşmesinde kira bedelinin ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup, beyanlara göre kira bedelinin paylaştırma usulü ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacıların kendilerine düşen kira parasını talep etmesi ve icra takibi yapması mümkün ise de, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan kiraya verenler tarafından birlikte iflas davası açılması gerekmekte iken kiralayan maliklerden bir kısmı tarafından açılan işbu davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; HMK'nın 59 ve 60. maddelerde hangi hallerde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olacağı belirtildiğini, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi halinde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğu, mecburi dava arkadaşlığında ancak birlikte dava açılabileceği veya aleyhlerine de birlikte dava açılabileceğini, bu doğrultuda huzurdaki davada mecburi dava arkadaşlığının varlığı halinde yerel mahkeme tarafından taraf teşkilinin sağlanması amacıyla taraflarına süre vermesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, iflas yoluyla adi takipte itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.Davaya konu Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklılarının... Ve ..., borçlunun ise ... Limited Şirketi olduğu, 831.703,19 TL asıl alacak ve 22.558,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 854.261,63 TL üzerinden 26.04.2022 tarihinde başlatılan iflas yoluyla adi takipte "30.11.2019 tarihli ve Yazılı, 1 yıllık 828.000,00 TL Altı Ay ve Daha Fazla Adi Kira sözleşmesi" borcun sebebine dayanıldığı, İstanbul 29. İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasında yetki ve borca itiraz edildiği, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın Bakırköy 2. İcra Dairesi'ne gönderildiği, ödeme emrinin takip borçlusuna 30.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 29.05.2023 tarihinde borca itiraz edildiği, İİK'nın 156/3. maddesi uyarınca davanın ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde 07.07.2023 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca davalının sicilde kayıtlı adresi Bakırköy/ İSTANBUL itibariyle iflas yoluyla takip yetkili icra dairesinde devam edilmiş, dava yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı 12.07.2023 tarihinde yatırılmıştır.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında tapu kayıtları temin edilmiş, ödemeye ilişkin dekontlara yönelik banka kayıtları celp edilmiş ve icra iflas mevzuatında kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar aldırılmış ise de itiraz kaldırılması ile ilgili karar verilmeden davacıların kendilerine düşen kira alacağını talep etmesi ve icra takibi yapması mümkün ise de, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan kiraya verenler tarafından birlikte iflas davası açılması gerektiğinden davanın reddine yönelik karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2023 tarih ve 2022/1-301 E., 2023/1139 K. sayılı ilamı:"...Türk Medeni Kanunu'nun 691/1 inci maddesinde; “İşletme usulünün veya tarım türünün değiştirilmesi, adi kiraya veya ürün kirasına ilişkin sözleşmelerin yapılması veya feshi, toprağın ıslahı gibi önemli yönetim işleri için pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi gerekir....” hükmü ile paylı mülkiyette taşınmazın ne şekilde kiraya verileceği hususu düzenlenmiştir. 06.05.1955 tarihli ve 12/18 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararının ilk bendinde ifade edildiği üzere, müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır. Buna göre paylı mülkiyette taşınmaz pay ve paydaş çoğunluğu kararıyla kiraya verilebilir. Öte yandan, paydaşlardan birinin yapmış olduğu kira akdine, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 38 inci maddesi hükmü uyarınca diğer paydaşın icazet vermesi hâlinde akde değer verileceği kuşkusuzdur. Paylı taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün paydaşlardan biri tarafından kiraya verilmesi hâlinde sözleşmede taraf olmayan paydaşlar kira sözleşmesini tanımayarak kiracı hakkında fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilecekleri gibi açık ya da üstü kapalı onayları ile sözleşmeye geçerlik kazandırabilirler..."şeklindedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.11.2025 tarih ve 2025/7725 E., 2025/7528 K. sayılı ilamı:"...Kiraya veren sıfatı ile kiralanan taşınmazın maliki olma sıfatı birbirinden bağımsızdır. İlamsız tahliye takibi kiraya veren tarafından yapılır. Kiralanan taşınmazın paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti konusu olması arasında fark yoktur. Paylı mülkiyet konusu bir taşınmazı paydaşlardan birinin kendi adına kiraya vermesi halinde kiracı pay ve paydaş çoğunluğu sağlamadan kira sözleşmesi yapılması nedeniyle kira sözleşmesi ile bağlı olmadığını ileri süremez. Kira sözleşmesi iptal edilmediği sürece kiraya veren sıfatı ile şahsi haklarını talep edebilir, tahliye takibi yapabilir..."şeklindedir.Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.05.2025 tarih ve 2024/4632 E., 2025/2861 K. sayılı ilamı:"4721 sayılı Kanun'un 691/1. maddesinde; “İşletme usulünün veya tarım türünün değiştirilmesi, adi kiraya veya ürün kirasına ilişkin sözleşmelerin yapılması veya feshi, toprağın ıslahı gibi önemli yönetim işleri için pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi gerekir....” hükmü ile, paylı mülkiyette taşınmazın ne şekilde kiraya verileceği hususu düzenlenmiştir. 06.05.1955 tarihli ve 12/18 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararının ilk bendinde ifade edildiği üzere; müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır. Buna göre paylı mülkiyette taşınmaz pay ve paydaş çoğunluğu kararıyla kiraya verilebilir. Öte yandan, paydaşlardan birinin yapmış olduğu kira akdine, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca diğer paydaşın icazet vermesi hâlinde akde değer verileceği kuşkusuzdur. Paylı taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün paydaşlardan biri tarafından kiraya verilmesi hâlinde sözleşmede taraf olmayan paydaşlar kira sözleşmesini tanımayarak kiracı hakkında fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilecekleri gibi açık ya da üstü kapalı onayları ile sözleşmeye geçerlik kazandırabilirler. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; aynı yere ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin kesinleşen İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/295 Esas ve 2028/271 Karar sayılı dosyasında 06.08.2004 tarihinde dava açıldığı, 01.01.2003 - 01.08.2004 dönemi için ecrimisil hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Arasında bulunan yirmi altı adet itirazın kaldırılmasına ilişkin icra mahkemesi dosyasında davacının, davalı ile aralarında kira ilişkisi bulunan dava dışı kiracılara ihtarname göndererek kira bedelinin 4/10 miktarının kendisine ödenmesini talep ettiği ve icra takibi başlattığı, dava dışı kiracılar tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine 20.05.2005 havale tarihli dilekçeler ile itirazın kaldırılmasını talep ettiği, icra mahkemesi dosyalarında bulunan 20.05.2005 havale tarihli dilekçenin 4. maddesinin c bendinde “Somut olayda da kira akdine taraf olmayan müvekkil şirket, keşide etmiş olduğu ihtarname ile kiradan pay istemekle aynı zamanda söz konusu sözleşmeye onay vermiş olmaktadır.” beyanıyla davacı vekilinin bu kısımlar için, önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin kesinleşen İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/295 Esas ve 2028/271 Karar sayılı dosyasında dava tarihi olan 06.08.2004 tarihinden sonra kira sözleşmelerine onay verdiğini açıkça belirttiği görülmektedir.Hâl böyle olunca, Mahkemece icra mahkemesi dosyalarına konu olan bölümler belirlenerek bu bölümler bakımında davacının davalıdan ecrimisil değil, kira bedelinden payına düşen tutarı isteyebileceği kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak ecrimisil isteği ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir..."şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, davacıların davalı şirketin 30.11.2019 - 28.02.2022 tarihleri arasında kiraladığını bildirdiği Mesihpaşa Mah. ... Ağası Sok. No:..Fatih/İSTANBUL adresindeki taşınmazda paylı mülkiyet ile malik oldukları, taraflar arasında düzenlendiği bildirilen dosyaya sureti sunulan davalı şirkete ait kaşe bulunan ancak şirket yetkilisi tarafından atılı bulunan imzanın yer alamadığı anlaşılan 30.11.2019 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde bu yazılı kira sözleşmesine itiraz etsede, kira ilişkisini kabul ederek davacıların kira alacaklarının bulunmadığını savunarak kira alacağının ödemesine ilişkin dekontlar sunduğu, davacılarında taşınmazdaki hisseleri oranında kira alacaklarının ödenmediğinden bahisle yaptıkları iflas yoluyla adi takibe itiraz edilmesi neticesinde iş bu itirazın kaldırılması ve iflas davasının açtıkları hususları sabittir. Kira alacağına konu taşınmazın paydaşları arasında görülen bir davanın bulunmadığı bu durumda kiracı tarafından kira sözleşmesinin geçersizliğinin ileri sürülemeyecek olması nedeniyle hissesine karşılık gelen kira alacağını diğer paydaşlardan bağımsız olarak talep edebilecek olan kiraya veren paydaşın bu kira alacağını adi şekilde ilamsız icra takibine konu edebilmesinin yanında iflas yoluyla adi takibe konu edebilemesinin önünde herhangi bir engelleyici mahiyette kanun hükmü bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davacıların kendilerine düşen kira alacağını talep etmesi ve icra takibi yapması mümkün ise de, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan kiraya verenler tarafından birlikte iflas davası açılması gerektiğini şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, kira alacağını hissesi oranında talep edebilecek bir paydaşın kira alacağını tahsili amacıyla iflas yoluyla yapılan takibe yapılan itirazın nedeniyle itirazın kaldırılması ve iflas davasını da açılabileceği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın itirazların kaldırılmasının gerekip gerekmediği, gerekmekte ise depo kararı ve iflas koşullarının oluşup oluşmadığı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/662 E. 2025/402 K. sayılı 30/04/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/02/2026