T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1448 - 2026/140 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1448 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2026/140 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 ESAS NO : 2021/666 E 2023/524 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İpt…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1448 - 2026/140 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1448 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2026/140 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 ESAS NO : 2021/666 E 2023/524 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davalıya hazır beton satarak teslim ettiğini karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın müvekkiline ödeme yapmayınca borçlu aleyhine bir mutabakat mektubu gönderildiğini, mutabakat mektubuna itiraz etmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının kısmi itiraz edilerek asıl alacağın ödendiğini belirterek, davalının işlemiş faize yönelik kısmi itirazının haksız olduğunu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; takipten önce davacının müvekkilini usulüne uygun temerrüde düşürmediğini, işlemiş faiz talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ Mahkemece; taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu, ödenmeyen fatura alacakları nedeniyle davacının faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe davalının işlemiş faiz yönünden itiraz edildiği, fatura içeriğinin kabul edildiği, davacının 45 gün vadeli ibaresi içeren faturalar yönünden takip tarihine kadar faize hak kazandığı, 45 gün vadeli ibaresi bulunmayan 2 fatura için takipten önce temerrüt söz konusu olmadığından takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceği, bu kapsamda taraflar arasında tedarik sözleşmesi bulunduğuna dair iddia ve delil bulunmadığından TTK 1530/7 maddesinin uygulanma imkanın da bulunmadığı, davacı tarafça başlatılan icra takiplerinden sonra davalı tarafça Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasına 13/04/2021 tarihinde 893.917,91 TL, Ankara 20. İcra müdürlüğünün 2021/5397 esas sayılı dosyasına 27/08/2021 tarihinde 585.160,09 TL ödemede bulunulduğu, ödeme tarihleri itibariyle yapılan ödemenin harç, vekalet ücreti, işlemiş faiz ve masraflara mahsubu halinde davacının ödeme tarihleri itibariyle Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasında bakiye 8.363,49-TL, Ankara 20. İcra müdürlüğünün 2021/5397 esas sayılı dosyasında bakiye 20.484,50-TL alacağının daha bulunduğu, icra takip dosyaları, bilirkişi rapor ve ek raporları ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmış olmakla Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde faiz türünün belirtilmemesi nedeniyle yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptaline, takibin 8.363,49-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa önceki ödeme tarihi olan 13/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte takibin devamına, bakiye talebin reddine, Davalının Ankara 20. İcra müdürlüğünün 2021/5397 esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 20.484,50-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa önceki ödeme tarihi olan 27/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, bakiye talebin reddine, kabul edilen miktar 28.847,99-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davalının fatura içeriğine itiraz etmediğini, uygulanacak faiz ve oranının hatalı tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabul edilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; icra takibine konu alacağın aslına itiraz edilmediğini, işlemiş faizi için usulüne uygun temerrüt ihtarı keşide edilmediğini 45 günlük vade uygulanarak faize karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, satın alınan mallar nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine kısmen yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satın alınan mallar nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine kısmen yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalının Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlusunun davalımız, takip konusunun .......461, .......508, .......498, .......487, .......001, ......019, ......032 nolu faturalardan kaynaklı 808.385,73-TL asıl alacak bakiye işlemiş faiz olmak üzere 827.047,36-TL'nin tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, borçlu davalı tarafından yapılan 13/04/2021 tarihli itiraz dilekçesi ile asıl alacak yönünden borcun kabul edildiği, faizler yönünden takibe itirazda bulunulduğu, davalı tarafından dosyaya 13/04/2021 tarihinde 893.917,91TL ödemede bulunulduğu, davalı itirazları üzerine takibin durdurulduğu, takip talebinde talep edilen faiz türünün belirtilmediği görülmüştür. Davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2021/5397 esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlusunun davalımız, takip konusunun .......048, .......033, .......063, .......045, nolu faturalardan kaynaklı 506.137,60-TL asıl alacak bakiye işlemiş faiz olmak üzere 509.322,60-TL'nin tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, borçlu davalı tarafından yapılan 27/08/2021 tarihli itiraz dilekçesi ile asıl alacak yönünden borcun kabul edildiği, faizler yönünden takibe itirazda bulunulduğu ve aynı tarihte dosyaya 585.160,09 TL ödemede bulunulduğu, davalı itirazları üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasında takibe konu .......461, .......508, .......498, .......001, ......019 numaralı ve Ankara 20. İcra müdürlüğünün 2021/5397 esas sayılı dosyasında takibe konu .......048, .......033, .......063, .......045, nolu faturalar üzerinde 45 gün vadelidir açıklamasının bulunduğu Ankara 3. İcra müdürlüğünün 2021/4254 esas sayılı dosyasında takibe konu .......487,......032 nolu faturalarda vade içermediği görülmüştür. Davalının icra takibine işlemiş faiz yönünden itirazı üzerine üzerine, davacı yanca söz konusu icra takiplerindeki işlemiş faiz alacağına yönelik 54.507,67 TL üzerinden dava açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki dosyada davacı şirket vekili dava dilekçesi ile, davalı şirkette mal sattığı ve fatura düzenlendiğine, ancak davalının ödemeleri gerçekleştirmediğine, bunun üzerine davalı borçlu hakkında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığına dair iddiada bulunmuş, davalı şirket vekili ise cevap dilekçesi ile, davanın işlemiş faiz üzerinden açıldığı ve davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönünde açıklama yapmıştır. Dolayısıyla, somut olayda, davacının istemi açık olup, dava dilekçesinde taraflar arasındaki mal satımı nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili amacıyla başlatılan her iki icra takibi için asıl alacağın dava konusu yapılmadığı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen işlemiş faizler için itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin tetkikinde, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı tespit edilmekle birlikte, satın alınan ürünlere ilişkin faturaların düzenlendiğinin görüldüğü, söz konusu faturaların bir kısmının üzerinde "45gün vadelidir" ibaresinin bulunduğu, bir kısım faturalarda ise herhangi bir sürenin yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, dosya içeriğindeki açıklamalardan, iş bu davanın mal satımından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemini içerdiği ve buna göre davalı tarafından söz konusu icra takibi nedeniyle mal satımı nedeniyle düzenlenen takibe konu faturalara ilişkin olduğu, asıl alacağa yönelik bir itiraz bulunmadığı, işlemiş faize itiraz edildiği, yine davaya konu edilen kısmın da bu doğrultuda oluşturulan faize yönelik bulunduğu, bu hali ile, mahkemece hükme esas alınan ‘’ 45 gün vade’’ kaydına göre işlemiş faiz hesap edilerek işlemiş faiz talep edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısmının üzerinde yer alan "45 gün" ibaresi nedeniyle fatura tarihinden itibaren 45 gün sonrası için vadenin dolduğu iddia edilmektedir. Ne var ki, davacı şirketin alacağının dayanağı olan faturalar yönünden "45 gün"lük sürenin geçerli olabilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da teamül olması gerektiği açıktır. Ancak, davacı yanca taraflar arasında vadeye ilişkin yazılı bir sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi vade uygulanmasına ilişkin teamül olmadığı dosya kapsamı ile anlaşılmış olup, bu haliyle faturaların bir kısmı üzerinde yer alan "45 gün" şeklindeki açıklamanın davalıyı bağlamadığının kabulü gerekir. TBK.’nun 117. maddesi uyarınca taraflarca müttefikan bir ödeme günü kararlaştırılmadıkça muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Taraflar arasındaki düzenlenen bir kısım faturalarda ödemenin faturanın kesilmesini takiben 45 gün içinde yapılacağı belirtilmiş ise de, anılan sözleşme hükmü TBK.’ nun 117. maddesi anlamında ödeme gününü kesin olarak belirleyen bir hüküm olarak kabul edilemez. Somut olayda takipten önce temerrüt ihtarında bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de rastlanamamıştır. Bu durumda mahkemece takip tarihinden önceki işlemiş faiz talebinin reddi ile temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulü gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, itirazın iptali istemli davada, davalı şirkete karşı yapılan bir temerrüt ihtarının bulunmadığı, bu durumda temerrüdün oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma yeri olmayan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabet bulunmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/666 Esas, 2023/524 Karar sayılı ve tarihli 12/07/2023 HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a)Davanın REDDİNE b)Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL harcın peşin alınan 930,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 198,86TL harcın davacıya iadesine, d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e)Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.118,64 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, g)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 6-Davalı tarafından yapılan 150,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."