11. Hukuk Dairesi 2009/14607 E. , 2010/7494 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/24-2008/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14607 E. , 2010/7494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/24-2008/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin daha önce davalı şirketin ortağı olduğunu yapılan sözleşme çerçevesinde ortaklık payını ...'a devrettiğini, devir sözleşmesinin 15. maddesi gereğince tarafların sözleşmede kararlaştırılan borçların teminatı olarak 150.000,00 TL'lik bono düzenleyerek yediemine verdiklerini, davalının yediemindeki bonoyu ödediği vergi borcundan müvekkiline isabet eden kısmı yönünden takibe koymak üzere almasna rağmen tamamı üzerinden takibe koyduğunu, vergi borcunun usulüne uygun ihtar edilmediğinden müvekkilinin borçtan haberdar olmadığını bu nedenle vergi borcundan sorumlu olmadığını, sorumluluğu kabul edilse bile sözleşme gereğince ödenen verginin yarısında sorumlu olmasına rağmen senedin tamamı üzerinden kötüniyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürerek, senet ve takipte yazılı miktarda borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu bononun teminat senedi olmayıp cezai şart için verildiğini, ortaklığın sona ermesinden sonra sözleşmede belirlenen yükümlülülerin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart için düzenlenen bononun takibe konulduğunu savunarak, davanın reddi ile % 40 icra inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu bononun ortaklık ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uğranılan zararın giderilmesi amacıyla verildiği, davacının, sözleşme gereği davalıca ödenen vergi borcunun yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasında takibe konu bono nedeniyle 38.449,96 TL borçlu olduğunun tespitine, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile icra tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava, şirket hisse devri sözleşmesi nedeniyle verilen bonodan dolayı takip miktarı kadar borçlu olmadığının tespiti istemidir.