7. Hukuk Dairesi 2012/2566 E. , 2012/4536 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 163 ada 4 parsel sayılı 507,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalı .…
**7. Hukuk Dairesi 2012/2566 E. , 2012/4536 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 163 ada 4 parsel sayılı 507,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan Tapu İptali ve El Atmanın Önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... ve ... satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın uzman bilirikişiler ... ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen haritalı raporda (A) harfi ile işaretli 115,40 m2 yüzölçümündeki bölümün tescil harici bırakılmasına, geriye kalan 391,86 m2 yüzölçümündeki bölümün davalı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. Derece Doğal Sit sınırları içinde kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar ... mirasçısı ... ile diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarına ilişkin olarak; Yerel mahkemece oluşturulan karar tarihine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 3156 sayılı Kanunla değişik 432/I maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Temyiz eden davacılar ... ve arkadaşları vekiline hükmün tebliğ edildiği 28.06.2010 günü ile temyiz dilekçesinin harçlandırılıp mahkemeye verildiği 30.12.2011 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla davacılar ... ve arkadaşları ile ... mirasçısı ...'nin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, 2-Davacılar ..., ... ve ... ...'nin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafın tutunduğu dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören genişletilmeye elverişli ve değişebilir sınırlı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı, bir an için tapu kaydının taşınmazı kapsadığı düşünülse dahi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmü karşısında söz konusu tapu kaydının hukuki geçerliliğini yitirdiğinin kabulü gerekir. Öte yandan; 4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi düzenlemesine göre 4 Ekim 1926 tarihinde yürülüğe giren Medeni Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümlerinin halen yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının da davalı taraf yararına gerçekleştiği gibi, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı tarafın bir insan ömrüne ulaşan süre ve malik sıfatı ile çekişmesiz ve aralıksız süren zilyetliğinin bulunduğu da mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği ile belirlenmiştir. Ayrıca davacı taraf öne sürdüğü iddialarını ve davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamamıştır. Bu nedenlerle davacılar ..., ... ve ... ...'nin temyiz itirazları yerinde değildir. 3-Davalı ...'nin temyiz itirazlarına gelince; Dava ve temyize konu 163 ada 4 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen haritada (A) harfi ile işaretli 115,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, geriye kalan taşınmaz bölümünün ise davalı tarafın tutunduğu tapu kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın bir hududunda Ege Denizi bulunduğuna göre bir jeolog marifetiyle yapılan keşif 13.03.1972 gün ve 7/4 E.K. ve 28.11.1987 gün 1996/5-1997/3 E.K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına uygun bulunmadığından yetersizdir. İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçesiyle açıklayıcı ve yol gösterici, sonuçları itibarı ile bağlayıcıdır. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 3621 Sayılı Kıyı Kanununun 9. maddesi, 16.04.1972 gün ve 1970/7-1972/4 E.K. Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile yine 28.11.1997 gün ve 1996/5-1997/3 E.K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde tutularak üç jeolog veya jeomorfoloji mühendisi, uzman ziraat ve harita mühendisinden oluşturulacak beş kişilik uzman bilirkişi kurulu ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak taşınmazdan değişik kodlarda toprak örnekleri alınıp analizler yaptırılarak, mevsimsel etkilerde gözönünde tutularak İçtihadı Birleştirme Kararlarına uygun şekilde kıyı kenar çizgisi belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi fen bilirkişisi sıfatını taşıyan bilirkişi tarafından krokisinde infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde gösterilmeli, belirlenen bu kıyı kenar çizgisine göre mahkemece hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacılar ile davalıya iadesine, 13.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.