T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2058 Esas KARAR NO : 2025/2076 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2014/353 Esas- 2025/231 Karar TARİH: 14/04/2025 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2058 Esas KARAR NO : 2025/2076 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2014/353 Esas- 2025/231 Karar TARİH: 14/04/2025 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taşıması davalılardan ... Transport A.Ş firması tarafından üstlenmiş olan 654 koli-6.574 00 Kg ve 149.218 15 Euro tutarındaki ihracat mallarının davalılardan ... Trasport A.Ş'ye ait ... plakalı Tır aracının içerisinde diğer davalı İstanbul - Trieste (...taşımacılığı) deniz yolu ile ...gemisine yüklendiğini, davalılardan ... gemisinde yangın sonucu müvekkili şirketin ihraç mallarının, alıcısı ... firmasına teslim edimediğini, dolayısıyla zayi olan ihraç mal bedeli 149.218.25 Euro'nun tahsilinin mümkün olmadığını, bu hususta davalılara Bakırköy 12.Noterliğinin 21 Şubat tarih ve ... nolu ihtamameleri tebliğ edildiğini beyanla taşıması davalı ... Trasport A.Ş firması tarafından üstlenmiş müvekkili şirkete ait faturada miktar ve bedeli olan ihraç mallarının alıcına ... firmasına teslim edilmek üzere ... Transport A.Ş'ye ait ... plakalı tır aracına yüklendiğini, ancak diğer davalı ...gemisinin ve içinde bulunduğu tır aracının yanması sonucu alıcıya teslim edilemediğinden tahsil edilmeyen 149.218 25 Euro'nun davalılardan müteselsilen masraf ticari faiz ücreti vekaletle birlikte (alıcı firmaya teslim edilmemesinden dolayı bilimum tazminat-zarar ve haklarının saklı tutulması kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Gemi İşletmesi ...İşletmeleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyada bulunan 55 numaralı ve 03.02.2008 düzenleme tarihli konişmentoda yer alan kayıtlardan da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkili ...İşletmeleri A. Ş., 16524 Kg 14, 500Kgtare - 654 koli tekstil/giysi yüklü ... plakalı kamyonu Pendik'ten Trieste'ye “...” gemisi ile taşımayı taahhüt ettiğini, söz konusu konişmento, eşyayı temsil fonksiyonu yanında müvekkili donatan / taşıyan ile taşıtan arasındaki kırkambar türü navlun sözleşmesini de belgelediğini, yükleyicinin ... Transport ve gönderilenin “...” olduğu hakkındaki kayda göre bu konişmento ile belgelenen kırkambar türü navlun sözleşmesinin taraflarının, müvekkili donatan / taşıyan ...İşletmeleri A.Ş. ile taşıtan ... Transport olduğunu, dolayısıyla davacı ... Tekstil San. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı müvekkili ...İşletmeleri A.Ş.'ye karşı sözleşmeden doğan bir talep hakkı olmadığını, dava konusu yük zararı dahili ...gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yükler için ödemekle yükümlü tutulabileceği azami tazminat miktarının 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibari ile özel çekme hakkı kuru hesaplanırsa toplam 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, yanarak zayi olan ...gemisinin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, geminin elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, müvekkilinin yükümlü olduğu tazminat miktarının 2.643.310 Euro ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Transport Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. Dahili Tic. Temsilcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada, davalı olarak husumetin müvekkili şirkete yöneltilmemesi gerektiğini, davacının ihraç mallarını Türkiye'den İtalya'ya taşımakta olan müvekkilinin dirayetli bir tacir sıfatıyla TIR'ını diğer davalının maliki ve işleteni olduğu ...isimli Ro Ro gemisine bindirdiğini, ancak geminin yanaşacağı Trieste limanına varmadan gemide çıkan yangın sırasında, gemideki bütün TIR'larla birlikte müvekkilinin tırı da içindeki mallarla birlikte yanmış olduğundan, davacının ithal mallarının alıcısına teslim edilemediğini, bu nedenle müvekkiline hiçbir kusur izafe edilemeyeceğinden, aynı şekilde davacıda aynı gemiye kendi aracıyla mallarını bindirmiş olsa idi, onunda başına aynı sonuç geleceğinden, zararın tazmin tarafının müvekkili olamayacağını, davacının zararının tümünden diğer davalı donatanın sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/04/2025 tarih 2014/353 Esas- 2025/231 Karar sayılı kararında;".....Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ...isimli ...gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiştir.Sigortalı emtianın kara nakliyecisi olan 2 nolu davalının sorumluluğu açısından Türkiye’nin de taraf olduğu CMR hükümlerinin mi, yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağı belirlenmelidir. CMR Konvansiyonunun 2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden Deniz Ticareti hükümleri uygulanacaktır. Somut uyuşmazlık konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalı ... Transport Uluslararası Taşımacılık Şti.'nin kusurunun bulunduğu davacı tarafça iddia ve ispat olunamamıştır. Öyleyse bu davalı açısından da TTK'nun Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerine gidilmelidir. Bu noktada gemi donatanı ile ilgili varılan sonuç 2 nolu davalının sorumluluğu açısından belirleyici olacaktır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamıyla ...gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının"sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı olayda zayi olan mallar nedeniyle aynı hukuki nedene dayanarak davalılar hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ve taşıması 2 numaralı davalı ... Transport A.Ş. tarafından üstlenmiş olan 654 koli-6.574 Kg ve 149.218,15 Euro tutarındaki ihracat mallarının yine aynı davalıya ait ... plakalı tır işe taşınmış ve diğer davalı İstanbul - Trieste (...taşımacılığı) deniz yolu ile 1 numaralı davalıya ait olan ...gemisine yüklenmiş olduğunu, bu gemide çıkan yangın sonucu müvekkiline ait taşınmakta olan malların telef olduğunu ve pek tabi şirketin ihraç malları alıcısı ... firmasına teslim edilemediğini, bu teslim gerçeklemediğinden dolayı zayi olan ihraç mallarının bedeli olan 149.218.25 Euro'nun tahsilinin mümkün olmadığını, bu malların yanmasında müvekkilinin herhangi bir kusuru söz konusu olmamakla beraber taşımacılık işini üstlenen davalıların tam kusurlu olup müvekkili uhdesinde oluşan zararın giderilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, bu hususta davalılara Bakırköy 12.Noterliğinin 21 Şubat Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamelerin keşide edildiğini ve fakat herhangi bir ödeme gerçekleştirilerek müvekkilinin zararı giderilmemiş olduğundan dolayı yargı yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, taşıması davalı ... Trasport A.Ş. tarafından üstlenmiş müvekkili şirkete ait faturada miktar ve bedeli belirli olan ihraç mallarının alıcı ... firmasına teslim edilmek üzere ... Transport A.Ş'ye ait ... plakalı tır aracına yüklendiğini, ancak diğer davalıya ait geminin ve içinde bulunduğu tır aracının yanması sonucu alıcıya teslim edilemediğinden tahsil edilmeyen 149.218,25 Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talepli olarak kendileri tarafından işbu istinafa konu davanın ikame edildiğini; Mezkur dosyanın konusu olan gemide çıkan yangın üzerine Venedik Liman Müdürlüğüne bağlı Sahil Güvenlik Birimi tarafından tutulan bir rapor söz konusu olup bu rapor gözetildiğinde raporda yangın söndürme sisteminde vanaların açıldığı ancak yangın bombası çalışmadığından yağmurlama sisteminin çalışmadığının tespit edildiğinin açıkça belirtildiğini, bu minvalde müvekkiline ait malları taşıyan geminin zaten böyle bir seferi gerçekleştirmek için yeterli ve gerekli ekipmanlara sahip olmadığını, bu durumu gemi taşımacılığı yapan davalı şirket ve tabiki kara taşımacılığı yaparak denizden geçilmesi gereken yerle alakalı olarak deniz taşımacılığı yapan diğer davalı şirketin bilmesi ve araştırması gerektiğini, müvekkili şirketin bu durumu bilmesi mümkün olmadığı gibi ortada çıkan bir yangın bulunmaktayken ve yanan müvekkilinin malları olup yangın çıkmasında hiçbir izafe edilecek kusuru olmayan müvekkilinin zayi olan mallarının karşılığında uğradığı zararın doğrudan müvekkiline yüklendiğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, raporda açıkça yağmurlama sisteminin çalışmadığı belirtilmişken davalıların kusursuz bulunmasının mümkün olmadığını;Geminin yüke, denize ve seyre elverişsizliği nedeni ile oluşan risk ve neticesindeki zararda donatanın mutlak sorumluluk halinin mevcut olacağının aşikar olduğunu, geminin seyrü sefer sırasında olağan deniz tehlikelerine karşı koyma yeteneğini azaltan fiziksel kusurların geminin denize elverişli olmadığını gösterdiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda yangın ve neticesindeki zararın geminin başlangıçtaki denize, yola ve yüke elverişsizliğine dayalı olması halinde taşıyanın açıkça kusurlu ve sorumlu olacağının düzenlendiğini, burada artık zararın davalılara yüklenmemesinin hukuka aykırı olacağını;Nitekim İlk derece mahkemesinin bozmadan önceki 19.12.2013 tarih, 2011/411 E. ve 2013/331 Kararının da bu yönde olduğunu, bu hususta dosyadaki yargılamanın başından itibaren defaatle belirttikleri üzere somut koşulların objektif şekilde değerlendirilmediğini, taşımacılığın yapıldığı geminin bu taşıma süresine, taşınan yerin okyanusun coğrafi koşullarına uygun olup olmadığının gözetilmesi gerektiğini ve tabiki koşulların değişkenlik göstermesi halinde bu değişkenliklerle alakalı önlemlerin alınıp alınmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini ancak bunların değerlendirilmediğini, nitekim yola elverişliliğin yolculuğun başlangıcında var olan belgelerle sınırlı olmayacağını, dava konusu gemi ro ro gemisi olup yükünün yakıt dolu araçlar olması nedeniyle yangın riski en üst seviyede bulunduğundan alınacak tedbirlerin de en üst düzeyde olması gerektiğini, 6762 Sayılı Kanun'un 817/2'de belirtildiği üzere geminin denize elverişli olması gerektiği gibi yakıtı, yükleme hali ve gemi adamlarının da yeterli olması gerektiğini, tek başına değerlendirilme yapılmasının mümkün olmadığını, mürettebat beyanlarından yangınla mücadelede basiretsizlik gösterdiklerinin anlaşıldığını, mürettebatın görevini dağılıma uygun yerine getirip getirmediğini gösterir röle cetvelinin elde edilemediği anlaşılamazken bu şekilde karar verilmesinin neye göre olduğunun anlaşılamadığını, nihayetinde okyanusun ortasında bu yangına müdahale yalnızca mürettebat ile yapılabilecekken yangınla mücadelede yetersiz mürettebatın olmasının başlı başına bir hata olduğunu ve basiretli tacirin yapmaması gereken bir hata olduğunu, ilaveten yangında hasar almayan makina dairesinde olması gereken makine defterinin de bulunmadığını, yangında yaşanan paniğin yangının büyüklüğü, birden başlaması ile izah edilemeyeceğini; geminin uluslararası yeterlilik belgeleri tam ise de 6762 sayılı Kanun'un 1019/2 ve 1062/2'deki kurtuluş beyinesinden yararlanmak konusundaki ispat külfetinin taşıyana ait olduğunu, taşıyanın ilgili makamlardan alınan belgeleri sunmuş olmasının birer karine teşkil etmediğini, bu sebeple dava konusu ...gemisinin yola elverişli olmadığının kabulü gerekmekte iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu;Londra Konvansiyonu'nun ilgili maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun sınırlı olacağını, davalının gemi adamlarının yetersizliğinin, yangına karşı mücadeledeki başarısızlığının, başlangıçtaki elverişsizliğinin zamanında keşfedilememesinin sebeplerini izah edememiş olduğunu, kendisinin ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin bir kusuru olmadığını ispat edemediğini, davalı donatan/taşıyanın zararı tazmine yükümlü olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu durum sabit olduğu halde gözetilmeden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kısmen kabul kısmen red kararı dahi verilmediğini, doğrudan davanın reddine karar verildiğini, yangının çıkması ile alakası olmayan ve tüm malları telef olan müvekkiline sanki yangın çıkarmada kusurluymuş gibi bir sorumluluk yüklenerek büyük bir zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olduğundan kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla İlk derece mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/353 Esas, 2025/231 Karar ve 14.04.2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının satıcısı olduğu emtianın iki nolu davalıya ait tır içerisinde bir nolu davalı taşıyana ait gemi ile nakliyesi esnasında, gemide çıkan 06/02/2008 tarihli yangın sonucu tamamen zayi olması ve müşterisine teslim edilememesi nedeniyle bedeli tahsil edilemediğinden oluşan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; yangının meydana gelmesinde davalıların tam kusurlu oldukları, Venedik Liman Müdürlüğüne bağlı Sahil Güvenlik Birimi tarafından tutulan raporda gemideki yağmurlama sisteminin yangın esnasında çalışmadığının tespit edildiği, bu tespitin geminin yola ve yüke elverişli olmadığını gösterdiği, gemi mürettebatının yangına müdahalede yetersiz kaldığı, yangına müdahale yalnızca mürettebat ile yapılabilecekken yangınla mücadelede yetersiz mürettebatın olmasının başlı başına bir hata olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispat edemedikleri, davacının yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmazken zararın tamamının kendisine yüklenmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.Somut olayda; davacının satıcısı olduğu ve alıcısına teslim edilecek olan emtianın içerisinde taşındığı davalı ... Transport Uluslararası Taşımacılık İth. İhr. Dahili Tic. Temsilcilik A.Ş.'ye ait aracın da bulunduğu davalı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.'nin donatanı olduğu ...isimli gemi varma limanı olan İtalya - Trieste'ye doğru Adriyatik Denizi'nde seyir halinde iken 06/02/2008 tarihinde, saat 05.30 civarında geminin ana güvertesinde nedeni tespit edilemeyen TIR araçlarının birinde yangın çıktığı ve yangına yapılan müdahalelerin başarısız kalması sonucunda geminin ve gemide yer alan tüm yükün yanarak zayi olduğu ihtilaf konusu değildir. Eldeki dava; bu yangında zarar gören yük ilgilileri ve sigortacıları tarafından davalı donatana karşı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilen davalardan biri olup, ilk derece mahkemesi tarafından bu davalar arasında ... ... Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından donatana karşı açılan davada donatanın sorumluluğu yönünden pilot yargılama yapılarak, eldeki dava ile birlikte diğer tazminat davaları bakımından bu dosya bekletici mesele yapılmıştır. Bekletici mesele yapılan ve ... ... Şirketi tarafından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde ikame edilen 2008/151 esas sayılı dava dosyasında; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 27/01/2011 tarihli ve 2011/20 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/07/2011 tarihli 2011/6376 esas, 2011/9220 karar sayılı ilamı ile davacının rapora itirazlarının karşılanmadığı gerekçesi ile kabul edildiği, bozma sonrası dosyanın İstanbul 51. (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/411 esasına kaydolunduğu, bu dosyada bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu 19/12/2013 tarihli ve 2013/331 karar sayılı davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin temyiz yoluna başvurdukları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/7243 esas, 2015/4347 karar sayılı ve 27/03/2015 tarihli ilamı ile; mahkemenin bozma öncesi aldığı ve çoğunluğu gemi inşa-gemi makine mühendisi olan bilirkişilerden oluşan heyet raporu, bozma sonrası alınan ilk raporun gemi inşa, gemi makine mühendisleri ve uzak yol kaptanından oluşan çoğunluk görüşü ile bozma sonrası alınan ikinci raporun ayrık görüşünde, dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğunun bildirildiği, yine bu raporlarda ...gemisi gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildiklerinin, tatbikatlarını yaptıklarının, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip olduklarının, ancak yangının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiğinin ve bu tür olaylarda kusur değerlendirmesi yapılırken, yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılıp ve büyüdüğünün, gemi adamlarının eğitildikleri ve tatbikatını yaptıkları şekilde tamamen insani duygular ile ani gelişen bu olağanüstü duruma müdahalede yetersiz kalmalarının geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağının belirtildiği, tarafları farklı olmakla beraber dava konusu ...isimli RORO gemisinde taşınmakta iken yanan treyler(içindeki yükler) ile ilgili olarak taşımanın kara taşıması ayağı için CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde görülüp sonuçlandırılan Federal Eyalet Mahkemesi’nin 15/12/2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da, dava konusu ...gemisinde meydana gelen yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğünün kabul edildiği, buna göre mahkemece teknik uzmanlık gerektiren bu konularda, teknik bilirkişilerin görüşleri yerine, ilk rapordaki hukukçu bilirkişinin ayrık görüşü ve ikinci rapordaki hukukçu bilirkişilerin çoğunluk görüşüne itibar edilerek davalıya ait geminin, yolculuğun başında yola elverişli bulunmadığının kabul edilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararı davalı yararına bozduğu anlaşılmıştır. Bozma sonrası dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 2016/94 esasına kaydedildiği, mahkemenin 27/04/2016 tarihli ve 2016/189 karar sayılı kararı ile önceki kararda direndiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/11-624 esas, 2018/1566 karar sayılı ilamı ile; geminin teknik donanımının yolculuğun başında yola ve denize elverişli olup olmadığı hususunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verildiği, geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verildiği tespit edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamı sonrası mahkemece bozmaya uyularak yeniden bilirkişi raporu alınmış ve yapılan yargılama sonucunda 17/03/2021 tarihli ve2019/211 esas, 2021/140 karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu karara karşı taraf vekillerince yapılan temyiz başvurusu sonucu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4620 esas, 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; tüm dosya kapsamına göre; dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı, ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesi ile davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da nazara alındığında, davalının bir bütün olarak meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına bozulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 03/07/2024 tarihli 2024/215 esas, 2024/294 karar sayılı karara karşı davacının yaptığı temyiz başvurusu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/5455 esas, 2025/4965 karar sayılı ve 08/07/2025 tarihli ilamı ile reddedilerek, bekletici mesele yapılan dosyada verilen davanın reddine ilişkin hüküm onanmıştır. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine dair verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek onanmıştır. Davacı tarafından geminin denize, yüke ve yola elverişli olmadığına, yine donatan ve gemi adamlarının kusurlarının bulunduğuna, davalıların oluşan zarardan birlikte sorumlu olduklarına yönelik istinaf sebepleri; bu uyuşmazlıklar hakkında bekletici mesele yapılan dosyada teknik bilirkişilerden oluşan birden fazla heyetten rapor alınmış olduğu ve geminin ulusal ve uluslararası normlara göre yüke, denize ve yola elverişli olduğu, gemi adamlarının yangın konusunda eğitilmiş oldukları, gerekli tatbikatların yapılmış olduğu, yangının denizde meydana gelebilecek en tehlikeli olay kabul edilmesi gerektiği, gemi adamlarının yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi karşısında, can korkusu ve panik gibi insani sebeplerle yangına müdahalede yetersiz kalmalarının, geminin başlangıçta yola elverişli olmadığını kabule yeterli olmayacağı, davalı donatanın bu nedenle yangın nedeniyle meydana gelen zararlardan bir bütün halinde sorumlu olmadığı hususlarının Yargıtay denetiminden geçen mahkeme ilamı ile tespit edilmiş olduğu ve bu ilam kesin delil mahiyetinde olup aksinin ancak aynı nitelikte bir delil ile ispat edilmesinin gerektiği, iki nolu davalının ise davacıya ait emtianın kara taşımacısı olduğu ve emtiayı taşıdığı kendisine ait aracın da yangında tamamen yanarak zayi olduğu, yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.