4. Ceza Dairesi 2012/764 E. , 2012/28076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. An
**4. Ceza Dairesi 2012/764 E. , 2012/28076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran "kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Kanunu'nun 5. maddesinde de bina kavramının tarifi "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır. Bu açıklamalar karşısında, sanığın, mevcut ruhsatlı binanın zemin katında bulunan işyerinin sokak cephelerine, sabit dikmeli, duvara ankastre sundurma yapıp üzerini saç malzeme ile kapatarak etrafını kepenkle çevirmek suretiyle oluşturduğu yapının zeminde duvar ve temel bağlantısı olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki "bina" tanımına uyup uymadığı tartışılarak sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: İmar Kanunu'nun 5. maddesinde binanın ''kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır" şeklinde tanımlandığı, Ceza Genel Kurulu'nun 25.01.1993 tarih 347-7 sayılı kararında "bina" kavramının "başkasının girme hakkı bulunmayan, yanları yapı malzemesi ile örülmüş üstü kapalı dış dünyadan ayrılmış geçici veya sabit mekanlardır. Kapalı, üstü örtülü her yapı bu kavram içerisinde yer alır. Küçüklük veya büyüklüğün önemi olmadığı gibi binanın sabit olması da gerekmez. Portatif evler, seyyar dükkanlar bina vasfında sayılır. Cadde üzerinde, taşınır nitelikte bulunan kontrplaktan yapılma üstü kapalı seyyar ayakkabı tamirhanesi etrafı inşaat malzemesinden sayılan kontrplak ile örülü olup üstü kapalıdır. Dış dünyadan ayrılmış bir mekandır. Bu yerin seyyar olması ve basit inşaat malzemesi ile yapılmış bulunması ve geçici nitelikte olması onun bina vasfında olmadığını göstermez." şeklinde anlaşılması gerektiği, Olayımızda 1209 ve 1202 nolu sokaklara cepheli, sabit direklerle duvara birleştirilmiş, üzeri saç malzeme, yanları ise kepenklerle kapatılmış, işyeri olarak kullanılan yerin bina niteliğinde olduğu, ruhsat almadan yapılan işyerinin genişletilmesi şeklindeki eylemin TCK'nın 184/1. maddesindeki suçu oluşturduğu, mahkumiyetin onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılamamaktayım.