11. Hukuk Dairesi 2010/12596 E. , 2012/16566 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2006/497-2009/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12596 E. , 2012/16566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2006/497-2009/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı gerçek kişilerin sunucu, program sorumlusu ve genel yayın yönetmeni oldukları davalı şirkete ait televizyon kanalında müvekkillerinden ...’nin yaşı küçük olduğu halde anne ve babasından izinsiz olarak programa çıkarılarak, evlilik dışı ilişki sonucu hamile kaldığının açıklandığını, bu durumun müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket ve ... vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların özel hayatlarına ve aile mahremiyetine ilişkin bilgilerin davalıların yayıncı ve genel yayın yönetmeni olduğu televizyon kanalında açıklanmasının kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiz ile birlikte davalı şirket ve davalı ...’dan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket ve ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, daha önce Asliye Ticaret Mahkemesinde açılıp, görevsizlik kararı verilerek Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, bu mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 76. maddesinde “Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.” denilmektedir. Mahkemece de, davalıların sunucu, program sorumlusu ve genel yayın yönetmeni oldukları davalı şirkete ait televizyon kanalında yapılan yayının davacıların kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilmiş olup, anılan uyuşmazlık 5846 sayılı yasada düzenlenen hükümlerle ilgili olmadığı gibi, bu yasa kapsamında değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği tartışmalı olan bir uyuşmazlık da değildir. Bu itibarla, davada anılan yasa kapsamında bir çekişme bulunmayıp, Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gereken uyuşmazlık sözkonusudur. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Özel mahkeme niteliğindeki İhtisas Mahkemeleri ile genel mahkeme niteliğindeki diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Bu durumda, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davaya bakılması doğru olmamıştır. 2- Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.