11. Hukuk Dairesi 2014/10054 E. , 2014/16552 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2013/173-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi…
**11. Hukuk Dairesi 2014/10054 E. , 2014/16552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2013/173-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ..., ... ve ... markaları ile sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve tevzi faaliyetinde bulunduğunu, anılan ürünlerin mevzuat gereği sadece yetkili bayiler tarafından satılabileceğini ve boş tüplerin toplanacağını, davalının müvekkilinin eski bayisi olduğunu, .... Noterliği'nin 11.02.2013/2109 tarih/sayılı ihtarnameyle tebliğ günü olan 12.02.2013 tarihi itibariyle sözleşme ilişkisinin son bulduğunu, buna karşın davalının iş yerinde müvekkiline ait boş ve dolu tüpleri bulundurup satışa ve takasa arz ettiğini, boş tüpleri topladığını, eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu hususun ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/43 değişik iş sayılı dosyasında 10.04.2013 tarihinde yapılan delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu ileri sürerek, davalı fiillerinin müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzünün durdurulmasına, tüplerin toplanmasına, imhasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men’ine, hükmün ilânına ve 10.000,00 TL manevî tazminatın 10.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki bayiilik ilişkisinin son bulduğunu, ticari ilişkinin bitmesinden sonra müvekkilinin davacıya ait tüplerin ticaret ve takasını yapmadığını, delil tespiti esnasında depolarda bulunan tüplerin kendisine ait olmayıp davacının yetkili bayiisi olan ...'e ait olduğunu, aracındaki tüpün ise kişisel ihtiyacı için satın alınmış olduğunu, davacının son tespit tarihinden evvel iki defa daha müvekkili iş yerinde delil tespiti yaptırdığını, ancak iş yerlerinde herhangi bir ürün bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, istenen tazminatın da fahiş olduğunu ve istemlerin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının davacının eski bir bayiisi olduğu, bu konudaki sözleşmenin 12.02.2013 tarihinde son bulduğu, buna karşın davalının davacıya ait ürünlerin satış ve takas işlemlerini gerçekleştirmeyi sürdürdüğü, bu hususun mahkeme kanalı ile gerçekleştirilen delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, ürünlerin şahsî kullanım amacıyla bulundurulduğu savunmasının inandırıcı olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının yetkisi olmadığı halde, davacıya ait ..., ... ve ... markalı tüpleri iş yeri ve eklentilerinde, nakil vasıtalarında ve sair ticari mahallerde bulundurması, ticaretini ve takasını yapmasının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, bu suretle yaratılan haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün durdurulması ve men'ine, tecavüz konusu ürünlerin toplanmasına, bu ürünlerin tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, 3.000,00 TL manevi tazminatın 12.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesini müteakip özetinin tüm Türkiye'de yayımlanan gazetelerden birinde bir defa ilanına karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temsil etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 179.75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.