7. Hukuk Dairesi 2011/2679 E. , 2011/7985 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava …
**7. Hukuk Dairesi 2011/2679 E. , 2011/7985 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, HUMK'nun 567/2.maddesinde öngörülen 10 günlük dava açma süresinin, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin açılacak tespit davasını bekletici mesele (ön sorun) yapıp yapmaması yönünden mahkemeyi bağlayıcı bir süre olmasına, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğini öne süren taşınmaz paydaşlarının ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanıp kesin hükme bağlanıncaya kadar bu maddede öngörülen süre ile bağlı olmaksızın her zaman için dava açma ... mevcut bulunmasına, öte yandan; mahkemece reddine karar verilen muhdesatlar yönünden davada 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin gerçekleştiğinin belirlenmiş olmasına, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olup varlığının tespiti halinde davanın esasına girilemeyeceğine göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, davacı tarafın buna ilişen tüm, az yukarıda adı geçen davalıların ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazına gelince; gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, mülkiyet olgusu doğuracak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinin 1. bendinden “…davacıya ait olduğunun…” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “…davacı ... tarafından meydana getirildiğinin..” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.