Rekabet Kurumu Başkanlığından , Dosya Sayısı : 2008 -3-67 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 08-37/493-174 Karar Tarihi : 5.6.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehme t Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Ali Fuat KOÇ , Zeynep MADAN C. ŞİKAYET EDEN : Ömer KALKAN [email protected] D. HAKKI NDA İNCELEME YAPILAN: 20 İşlenmiş süt konusunda faaliyet gösteren teşebbüsler E. DOSYA KONUSU: Çiğ s
Rekabet Kurumu Başkanlığından , Dosya Sayısı : 2008 -3-67 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 08-37/493-174 Karar Tarihi : 5.6.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehme t Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Ali Fuat KOÇ , Zeynep MADAN C. ŞİKAYET EDEN : Ömer KALKAN ***@***.*** D. HAKKI NDA İNCELEME YAPILAN: 20 İşlenmiş süt konusunda faaliyet gösteren teşebbüsler E. DOSYA KONUSU: Çiğ süt fiyatlarında yaşanan düşüşün nihai tüketiciye sunulan mamul fiyatlarına yansıtılmamasının rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadı ğı iddiası. F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet d ilekçesinde; çiğ süt fiyatlarında yaşanan düşüşün nihai tüketiciye sunulan mamul fiyatlarına yansıtılmamasının rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması istenmektedir. Söz konusu şikâyetten bağımsız olarak süt fiyatlarında yaşanan son dönemdeki artışlar 30 da değerlendirmeye alınmıştır. G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.4.2008 tarih ve 2 292 sayı ile intikal eden başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Ka nun un 4. madde si uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.5.2008 tarih ve 2008 -3- 67/İİ-08-AFK sayılı İlk İnceleme Raporu 23.5.2008 tarih, REK.0.07.00.00 -110/7 6 sayılı Başkanlık Önergesi ile 08 -37 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağla nmıştır. H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; son dönemde süt fiyatlarında 40 yaşanan artışa ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma ya da soruşturma yapılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir. I. İNCEL EME VE DEĞERLENDİRME I.1. Sektörün Genel Yapısı Günlük olarak ihtiyaç duyulan ve en önemli besin maddelerinden biri olan süt ve süt ürünleri, sektör olarak coğrafi konumumuz ve içinde bulunduğumuz iklim kuşağı 50 nedeniyle, ekonomimizin önemli üretim dalla rından birisidir. Buna rağmen dünyada 08-37/493 -174 2 150 yıllık bir geçmişi olan süt endüstrisi, Türkiye de ancak 1957 yılında Atatürk Orman Çiftliğinin (AOÇ) kuruluşu ile modern anlamda ilk defa üretime başlayabilmiştir. AOÇ üretime geçtikten sonra 1963 yılında bir yasa ile Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) kurulmuştur. SEK özelleşinceye kadar ülkenin farklı yerlerinde kırka yakın fabrikası ile üretim yaparak süt endüstrisine katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte, 1970 li yıllardan itibaren özel sektör de süt endüstris ine ilgi göstermeye başlamıştır. 1980 li yıllar mevcut mandıra ve fabrikaların modernizasyona gittiği, 1990 lı yıllar ise bazı modern süt işletmelerinin yabancı firmalarla ortaklıklar kurmaya başladığı bir dönem olmuştur. 60 Sektörde kayıt dışılığın yaygın olması, işletme başına hayvan sayısının düşük olması (süt işletmelerinin % 97.74 ü, 1 -25 arasında büyükbaş barındıran küçük işletmelerden oluşmaktadır) ve kendi üretiminden tüketimin pay olarak yüksek olması gibi sorunlar süt üretiminin tahmin edilmesini zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte dosya mevcudu bilgi ve belgeden, 1965 yılında 4,4 milyon ton olan çiğ süt üretim miktarının bugün yaklaşık olarak 12 milyon ton olduğu , bu miktarın da yaklaşık %90,9 unun inek sütü olduğu nun tahmin edildi ği anlaşılmakta dır. Ayrıca 2007 yılında yaklaşık 80 milyon ABD $ değerinde süt ürünleri ihracatı gerçekleştirilmiştir1. Dünya süt ürünlerinde yaşanan fiyat yükselmelerine rağmen ithalatta hız kesilmemiş ve 2007 yılında 70 yaklaşık 69 milyon ABD $ değerinde süt ürünleri itha latı gerçekleştirmiştir2. İhracat ve ithalat verileri ayrıca yıllar itibar ıyla incelendiğinde, süt ve süt ürünleri dış ticaretinin artış trendi izlediğini söylemek mümkündür. Yurt içinde üretilen çiğ sütün yaklaşık %50 si sanayiye aktarılmakta, bunun da b üyük bir kısmını ilkel şartlarda üretim yapan işletmeler işlemektedir. Süt ve süt ürünlerinin dağıtım kanalları Şekil 1 den görüldüğü üzere , süt üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçmektedir. Farklı pazarlama kanallarına bağlı olarak d a çeşitli marjlar oluşmaktadır. Ayrıca Türkiye süt sanayiinde yıllardan beri değişmeyen son derece önemli bir oransal dağılımdan da söz etmek gerekmektedir. Grafik 1 de 80 de verildiği üzere, üretilen çiğ sütün %35 i pazara hiç sunulmadan kaynakta tüketilmekt e, %11 lik kısmı sokak sütü şeklinde satılmakta, %35 i mandıralarda ve ancak %19 u modern tesislerde işlenmektedir. Çiğ süt üreten ve müstahsil olarak adlandırılan işletmelerin büyük bir bölümü küçük ölçekli aile işletmeleri olup sığırcılığı, sebze, meyv e ve tahıl yetiştiriciliği gibi tarımsal faaliyetlerin yanında ek bir uğraşı olarak görmektedir. Kırsal kesimde bulunan müstahsillerin çoğunluğu geleneksel, ekonomik bilinç ve bilimsellikten yoksun şekilde sığırcılık yapmaktadır. Müstahsillerin elindeki ha yvan sayıları bakımından, birçoğunun, ekonomik olarak karlı olması mümkün olmayacak kadar az sayıda 90 hayvan ile süt sığırcılığı yapmaya çalıştıkları görülmektedir. Türkiye de çiğ süt üretimi yapan müstahsiller arasında kooperatifleşme çalışmaları son döneml erde yoğunlaşsa da yeterli olmadığı bir gerçektir. Bu nedenle birçoğu pazara dönük ekonomik üretim yapamamakta, kaliteli sütün üretilmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. 1 İhracatta peynirler (%55,7 44,7 milyon $) ile ilk sırayı alırken, bunu sırasıyla peyniraltı suyu (%21,4 - 17 milyon $), süt ve krema (%11,5 -9,3 milyon $), yoğurt (%6,9 - 5,6 milyon $), süttozu (%3,9 -3,1 milyon $) ve tereyağ (%0,6 517 bin $) izlemiştir (TZOB Raporu, 2008). 2 İthalatt a süttozu (%60,8 42 milyon $) ile ilk sırayı alırken, bunu sırasıyla peynirler (%21,9 3,6 milyon $), tereyağ (%16 - 11 milyon $), peyniraltı suyu (%1 683 bin $), süt ve krema (%0,2 -126 bin $) ve yoğurt (%0,1 53 bin $) izlemiştir (TZOB Raporu, 2008 ). 08-37/493 -174 3 Şekil 1: Türkiye de Süt ve Süt Mamulleri Pazarlama Kanalları 100 Grafik 1: Türkiye de Çiğ Sütün Kullanımı Kaynak: TZOB Raporu, 2008. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre süt ve süt ürünleri üreten işyeri sayısı 2.153 adettir. Süt işleme tesislerinin kurumsal yapılarına bakıldığında ise; 2153 işletmenin % 95,44 ünün özel sektöre, %4,14 ünün kooperatiflere, %0,42 sinin ise kamuya ait (üniversite, belediye, cezaevi, AOÇ ve TİGEM) olduğu dosya mevcudu bulgulardan görülmektedir. Süt ve süt ürünlerinin yanı sıra diğer birçok gıda KÖY TOPLAYICILARI SÜT KOOPERATİFİ TOPLAMA MERKEZİ MANDIRALAR TOPTANCI BİRLİKLER FABRİKA SOKAK SÜTÇÜSÜ PERAKENDECİ SEMT PAZARI TÜKETİCİ ÜRETİCİ 08-37/493 -174 4 maddesinin üretimini yapan ve ç oğunlukla bir holding bünyesinde faaliyet gösteren 110 büyük işletmeler (Pınar, Danone, Ülker gibi) genellikle çiğ süt temininden süt ürünlerinin pazarlamasına kadar birçok konuda daha organize bir şekilde çalışmakta ve bu işletmelerin pazardan aldıkları pay h er geçen gün artmaktadır. Toplanan çiğ sütler, içme sütü, peynir, tereyağı, yoğurt ve süttozu gibi mamullere dönüştürülebilmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere süt üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçmektedir. Farklı pazarlama kanallarına bağlı olarak da çeşitli marjlar oluşmaktadır. Üzerinde önemle durulması gereken nokta, ülkemizdeki mevcut süt pazarlama yapısında ortaya çıkan marjdan aracıların önemli bir pay alması, üreticinin 120 ürününü gerçek değerinde satamaması, tüketicinin de yüksek fiyattan süt ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalmasıdır. Sütün birçok küçük ölçekli ve dağınık işletmeden toplanması sanayicilerin maliyetlerini artırmakta, bu da tüketici fiyatlarına yansımaktadır, dolayısıyla oluşan fiyatlar gelir seviyesi dü şük tüketicilerin alım gücünü zorlamaktadır. Bununla birlikte çiğ sütün stoklanma kabiliyeti sınırlıdır ve hemen arz edilmesi gereklidir. Bu nedenle, çiğ süt fiyatları düşse bile üretici sütünü, gerileyen fiyattan satmak zorunda kalmaktadır. Sütün bu yapı sal durumundan meydana gelebilecek olumsuzluklardan üreticiyi korumak amacıyla AB ülkeleri ve ABD gibi ülkeler çeşitli 130 uygulamalar (hedef fiyat, eşik fiyatı, müdahale fiyatları, ihracatı teşvik, ithalatı kısıtlama) geliştirmişlerdir. Süt arzında mevsimse llik söz konusudur. Süt verimi ilkbahar ve yaz aylarında yeşil yemlerin fazla olması sebebiyle yüksek olurken sonbahar ve kış aylarında ise bu durumun tam tersi olarak süt arzı düşmektedir. Bununla birlikte çevre sıcaklığının 5 ila 20 C derece olduğu dönem ler süt verimi etkilenmezken özellikle 25 C derecenin üstündeki çevre sıcaklıklarında süt arzında düşme yaşanmaktadır. Çiğ süt üretiminin arttığı dönemlerde ise stok maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle süt alımına ara verilmektedir. Süt toplayıcıları ve mandıraların müstahsiller tarafından üretilen sütün 140 tamamını satın almaları gibi bir yükümlülükleri bulunmamaktadır. I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme I.2.1. 23.3.2000 tarih ve 00 -11/109 -54 sayılı Kurul Kararı Söz konusu ilk inceleme ye ben zer nitelikte Türkiye Damızlık Sıgır Yetistiricileri Merkez Birligi tarafından yapılan başvurunun konusu, süt sanayicilerinin ihale dönemlerinde anlaşmalı olarak çiğ süt fiyatlarını düşük tutarak, üreticinin elindeki hayvanların kasaba gitmesini sağlayıp, hem damızlık hayvan ithalatından rant 150 sağladıkları, hem de ardından süt alım fiyatlarını yükselterek stoklarındaki işlenmiş sütleri yüksek fiyatla satmak suretiyle büyük gelir elde etme amacı güttükleri ve söz konusu süt sanayicilerinin SETBIR adı altında tekelleştikleri ve düşük kapasite kullanımı ile kendilerini riske atmadan kar elde ettikleridir. Anılan başvuru üzerine 00 -11/109 -54 alınan Kurul karar ında, sise sütü satım fiyatları bakımından bir soruşturma açılmasına gerek olmadığına oybirliği ile çiğ süt alım ihaleleri bakımından Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği nin şikâyetine yönelik olarak çiğ süt pazarında ürünün ve piyasanın özellikleri dolayısıyla 08-37/493 -174 5 ve önarastırma raporunda yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde, şikâyete yönelik 160 olarak bir soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiştir. Söz konusu kararın alınmasına gerekçe olarak süt piyasasının aşağıda yer verilen özellikleri vurgulanmıştır: 1) Süt ve süt ürünleri üreticilerinin hem büyüklüklerinin farklı, hem de sayılarının çok fazla olması, üstelik süt ürünleri piyasasında arz fazlası bulunması nedeniyle rekabet yoğun yaşanmakta ve bu nedenle girdi özelliği taşıyan çığ sütün fiyatları üretim maliyetlerine denk bir noktada oluşmaktadır. 2) Süt üreticisi, ürünü nü uzun süreli olarak muhafaza edememesi ve ayrıca yeterince örgütlenememesi sebebiyle, sütünü düşük ya da maliyetinin altında 170 fiyatlarla satmak zorunda kalmaktadır. 3) İşlenmiş süt pazarı oligopolistik bir yapıdadır. İşlenmiş süt pazarının oligopolistik yap ıda olması ve firmaların maliyet yapılarının, işin mahiyeti gereği, birbirlerine benzer olması nedeniyle fiyat politikaları arasında paralellikler görülmektedir. I.2.2. 26. 7.2006 tarih ve 06 -56/714 -204 sayılı Kurul Kararı Isparta ili Şarkikaraağaç ilçes inde süt ve süt ürünleri ticareti ve nakliyesi ile iştigal eden kişi ve şirketlerin kendi aralarında akdettikleri bir protokol çerçevesinde ilçe 180 merkezi, kasaba ve köyleri kendi aralarında paylaştıkları, bu paylaşıma aykırı olarak başka bir köyün sütünü al an kişilere tazminat yaptırımı uygulandığı ve böylece toplanan çiğ sütün fiyatının ve ödeme koşullarının ilgili teşebbüslerce tespit edildiği iddialarına yönelik yürütülen soruşturmada, ilgili coğrafi pazar Isparta, Konya, Antalya ve Burdur illerini kapsayan bölge olarak tanı mlanmıştır. 26.7.2006 tarih ve 06-56/714 - 204 sayı lı Kurul kararında, Konya Süt ve Süt Ürünleri Imalatçıları Dernegi nde üyesi olan bazı üreticilerin ..anlaşarak üretimde kullandıkları çiğ sütün müstahsilden alım fiyatını pazar dışında belirlemek ve çiğ sü t alımlarını belirli dönemlerde durdurmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4. maddesini ihlal ettiklerine karar verilmiştir. 190 26.7.2006 tarihli karar henüz çok yeni olmasına rağmen günümüze kadar geçen sürede süt piyasasında he rhangi bir değişiklik olup olmadığının, oldu ise bu gelişmelerin neler olduğunun incelenmesi gerekmektedir. I.2.3. Süt Piyasasının Güncel Durumu Dışa açılmanın giderek arttığı bir sektörde oluşacak yurt içi fiyatların yurt dışı fiyatlardan etkilenmesi do ğaldır. Bu çerçevede dünya süt fiyatlarında son yıllardaki değişimlere bakmak faydalı olacaktır. Dünya süt fiyatlarına bakıldığında, özellikle 200 2007 yılının başından itibaren bir artış trendine girildiği, sezona 2900 $/ton ile başlayan yağsız süttozunun Tem muz da en yüksek seviye olan 5150 $/tona kadar çıktığı, Aralık ayında ise 4400 $/tona indiği, sezona 2850 $/tonla başlayan cheddar peynirin yıl sonunda 5500 $/tona kadar yükseldiği, yağlı süttozunun 2850 $/tondan 4800 $/tona, tereyağının ise 1938 $/tonda n 4050 $/tona kadar çıktığı görülmektedir. 210 08-37/493 -174 6 Grafik 2: Dünya Süt Ürünleri Fiyat Değişimleri Kaynak: Türkiye Süt Sektörünün Değerlendirilmesi 2008 Yılı ve Sonrası Beklentiler, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Nisan 2008 Grafik 3: Dünya Süt Ürünleri Yı llık Fiyat Değişimleri Kaynak: Türkiye Süt Sektörünün Değerlendirilmesi 2008 Yılı ve Sonrası Beklentiler, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Nisan 2008 220 Dünya süt ürünleri fiyatlarının son 7 yılı değerlendirildiğinde 2007 yılı kadar hiçbir yılda bu kadar ci ddi bir artışın olmadığı gö rülmektedir. Öyle ki, ilgili yılda en yüksek artış %93,45 ile yağsız süttozunda gerçekleşmiş, bunu %90,80 ile yağlı süttozu, %66,84 ile tereyağ ve %51,27 ile Cheddar peyniri izlemiştir. 2007 yılı, dünyada yem ve süt fiyatlarının olağanüstü arttığı bir dönem olmuştur. Birçok ülkede fiyatlar ciddi oranda artmıştır. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, dünya süt fiyatlarındaki artışın nedenleri nin aşağıda yer verildiği gibi sayılabileceği anlaşılmaktadır : 08-37/493 -174 7 1. Artan ithalat talepleri ve ihr acatçıların düşük üretimi sonucu küresel stoklar azalmıştır. 230 2. Dünya ihracatında lider olan 5 ülke, dünya süt üretiminin %40 ını üretirken, dünya ihracatının da %80 ini gerçekleştirmektedirler. Özellikle ihracatçı bu ülkelerin süt üretiminde düşüşler olmuşt ur. 3. Yem üretiminde kullanılan hububatın bioyakıt üretimine yönlendirilmesi yem fiyatlarını yükseltmiştir. 4. Avustralya da son yüzyılın en büyük kuraklığı yaşanmış, süt üretimi %10 düşmüş, Ocak -Haziran 2007 arasında da ihracat hacmi %12 azalmıştır. 5. Latin A merika ülkeleri (özellikle Arjantin ve Uruguay) 2007 Mart ayından itibaren birçok sel felâketiyle karşılaşmış, çayırların sel baskınları yüzünden durumu bozulmuş, neticede bölgenin en önemli ihracatçılarından olan bu 240 ülkelerde yaşanan doğal felaket nedeniy le üretim bakımından Uruguay da %3 lük, Arjantin de ise %7 lik düşüşler olmuştur. 6. Arjantin ile Hindistan hükümetleri, Avustralya da görülen kuraklık ve Arjantin ve Uruguay da görülen seller nedeniyle iç pazar fiyatları enflasyonunu önlemek (iç pazar fiyat larını düşürmek) amacıyla 2007 nin başlarında yağsız süttozuna yüksek ihracat vergileri yüklemiş ve ihracatı yasaklamışlardır. 7. Avrupa da 2007 nin 3. çeyreğinde yüksek yem fiyatları ve sıcak havaya bağlı olarak kötüleşen (zayıflayan) otlaklar Avrupa Birliğ i nin süt üretiminin düşmesine neden olmuş, bu olumsuzlukları dengeleyecek yeterli stokların olmaması fiyatların daha önce belirlenen fiyatların üzerine çıkmasına neden 250 olmuştur. 8. Küresel süt üretiminin 2007 de 678 milyon ton dolaylarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu bir önceki yılın %2,3 üzerinde bir üretim rakamı olmasına rağmen, hedeflenenin altında bir üretim gerçekleşmiştir. Dünya süt fiyatlarındaki artışın altında yatan önemli nedenlerden biri olan yem fiyatlarının seyrine aşağıda yer verilmekted ir: Grafik 4: Aylık Dünya Yem Fiyatları 260 Kaynak: Yem Sanayicileri Birliği Yurt içi fiyatlara bakıldığında ise süt fiyatlarının değişim seyri ve oranları na Grafik 5 te yer verilmiştir. 08-37/493 -174 8 Grafik 5: Türkiye deki süt fiyat değişimleri Türkiye Süt Fiyat Değişimleri 00,20,40,60,811,21,41,61,82 ocak şubat m art nisan m ayıs haziran tem m uz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat m art nisan m ayıs haziran tem m uz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat m art nisan m ayıs haziran tem m uz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat m art nisan 2005 2006 2007 2008Fiyatlar (YTL /kg)İnek sütü (Üfe) Süt (Tüfe) 270 Kaynak: TÜİK (İnek Sütü (Üfe) çiğ süt, Süt (Tüfe) ise perakende süt için gösterge olarak alınmıştır) Tablo 1. Türkiyedeki Toptan ve Perakende Süt ve Süt Ürünleri Yıllık Fiyat Değişimleri (%) 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 Perakende Süt 43.6 45.6 19.1 11.7 1.3 -3.9 14.8 Perakende Beyaz Peynir 42.4 36.3 25.4 14.8 -15.5 2.9 90.0 Perakende Kaşar Peyniri 42.1 34.6 33.5 17.9 8.3 0.5 10.2 Perakende Tereyağ 42.2 29.5 10.2 11.2 11.3 -1.1 13.2 Toptan Süt (pastörize) 42.9 58.0 21.5 15.6 -17.1 -4.3 13.6 Toptan Süt (Steril ize) 36.7 53.7 12.6 19.8 2.2 0.7 7.7 Toptan Beyaz Peynir 39.1 34.1 36.4 13.9 -5.3 -0.5 32.9 Toptan Kaşar Peyniri 40.7 39.8 23.3 16.1 3.6 2.0 8.8 Toptan Tereyağ 44.0 21.7 12.1 14.5 11.5 -0.6 9.6 Üretici Çiğ Süt 28.6 72.2 25.8 12.8 -11.4 2.6 25.0 Kaynak : Üretici çiğ süt fiyatları Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiriciler Merkez Birliği ne ait yıllık ortal ama fiyatlardır. Toptan ve Perakende süt ve süt ürünleri fiyatları: TÜİK, ÜFE, TÜFE madde fiyatlarının yıllık ortalamasıdır. (Yıllık değişimler bu verilerd en hesaplanmıştır.) Türkiye de de süt ve süt ürünlerinde, genel olarak dünya fiyatlarına paralel fiyat gelişmelerinin yaşandığı ve son yıllarda artış gösterdiği görülmektedir. Dünya 280 fiyatlarında yaşanan artış yanında yurt içi fiyatlarını etkileyen yurt iç i arz ve talepte yaşanan gelişmeler şu şekildedir: Ülkemizde 25 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklara ve kuraklığa bağlı olarak süt üretiminin önemli girdilerinden olan yem üretimindeki düşüşler nedeniyle süt üretiminde düşüşler yaşanmıştır. Yem fiyatların ın 2007 nin başlarında tırmanışa geçerek yıl sonunda 1 -1,5 katı civarında arttığı görülmektedir. Aralık 2006 da 365 YTL/ton olan süt yemi 2007 yılı sonunda 540 YTL/tona ulaşmış, aynı dönemde arpa 343 YTL/tondan 500 YTL/tona, kepek 210 YTL/tondan 370 YTL/to na, ayçiçeği tohumu küspesi ise 170 YTL/tondan 330 YTL/tona kadar yükselmiştir. Yani; Aralık 290 08-37/493 -174 9 2006 -Aralık 2007 döneminde, arpa %46, kepek %76, ayçiçeği tohumu küspesi %94, süt yemi ise %48 artmışken, çiğ sütte yaşanan artış %43 ile yem fiyatlarının gerisind e kalmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki yem fiyatları ile süt fiyatları arasında asimetrik bir piyasa yapısı söz konusu olup yem fiyatları süt fiyatları yükselişini takip etmekte ancak süt fiyatları düşerken yem fiyatları düşmemektedir. Grafik 6 : Yem Y urtiçi Fiyat Değişimleri Kaynak: Yem Sanayicileri Birliği,2008 300 Ayrıca aynı yıl içerisinde özellikle hayvancılığın yoğun olduğu Ege Bölgesinde yeraltı su kaynaklarında yaşanan azalma, ikinci ürün silajlık (Yeşil yemlerin havasız bir ortamda bırakılarak, s üt asidi bakterilerinin yardımıyla ekşitilmesi yoluyla saklanması esasına dayanan yem saklama yöntemine silaj denir. Hayvanların beslenmesi için gerekli olan yeşil yemlerin bulunmadığı zamanlarda silajlar kullanılmaktadır ) mısır ekiminin yasaklanmasına ned en olmuştur. Bölgedeki sulama birlikleri, ikinci ürün eken üreticilere para cezaları verileceğini belirtmiş, buna rağmen ekim yapan üreticiler de olmuştur. Bu durum süt üretimine de olumsuz yansımış, üretimde azalmalar yaşanmıştır. 310 Diğer yandan DPT tarafı ndan yapılan projeksiyon da süt talebinin yıllar itibar ıyla arttığını ve süt üretimi ile talep arasındaki açığın giderek büyüdüğünü göstermektedir. Kişi başına toplam süt talebinin 2005 yılındaki 154 kg. değerinden 2013 yılında 190 kg. a ulaşacağı belirtil miştir. 2013 yılında süt üretiminde 2 milyon 500 bin ton açık olacağı hesaplanmıştır. Bununla birlikte dünya süttozu fiyatları artınca dışarıdan süttozu getiremeyen firmalar iç piyasaya yönelmiştir. Ayrıca aşırı sıcaklar nedeniyle dondurmaya olan talep in %20 oranında artmasıyla süt talebinde de artış olmuş, dünya fiyatlarında yaşanan artışlara bu gelişmeler de eklenince gerek yem gerekse süt fiyatları yükselmiştir. 320 Tüm bu değerlendirmelerden sonra şikayet yazısında belirtilen ve incelememize konu olan çiğ süt fiyatı ve perakende süt satış fiyatı arasındaki farkın, sütün üreticiden 08-37/493 -174 10 alınıp işlendikten sonra satış için fabrikadan çıkışına kadar geçen her bir aşamanın toplam maliyetinden (taşıma, işçilik, diğer üretim maliyetleri, amortisman vs.) kaynaklanabil eceği kanaatine varılmıştır . Çiğ sütün köylerden toplandıktan sonra tankerlerde soğutulup fabrikalara kadar taşınması da önemli bir maliyet kalemidir. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış tüm firmaların maliyetleri üzerinde aynı oranda ciddi bir etkiye sahiptir. Bu doğrultuda çiğ süt fiyatı ile tüketiciye sunulan işlenmiş süt fiyatlarının zaman zaman aynı doğrultuda hareket etmemeleri aradaki maliyet kalemlerine dayandırılabilecektir. 330 Yukarıda yer verilen bilgi lerden, özellikle 2007 yılı ve sonrasında süt ve süt ürünleri fiyatlarında yaşanan artışların, dünya fiyatlarındaki değişiklikler, talep koşulları gibi ekonomik gerekçelerle açıklanabileceği görülmektedir. Ayrıca, yerel süt firmaları da dikkate alındığında çok sayıda firmanın pazarda faaliyette b ulunduğu dikkate alındığında, söz konusu pazarda meydana gelen fiyat artışlarının 4054 sayılı Kanun un ihlali niteliğindeki bir eylemden meydana geldiğine yönelik ciddi ve yeterli düzeyde somut bulgunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. J. SONUÇ 340 Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına ve şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.