İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ve taşıt rehni sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu ile akdedilen söz konusu sözleşmelerden doğan mükellefiyete dâhil ödemelerin aksaması üzerine, hesabın kat edilerek Bakırköy 17. Noterliği'nin 09.10.2024 tarih, ... yevmiye nol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1507 KARAR NO : 2025/1657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2025/244 Esas 2025/438 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ve taşıt rehni sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu ile akdedilen söz konusu sözleşmelerden doğan mükellefiyete dâhil ödemelerin aksaması üzerine, hesabın kat edilerek Bakırköy 17. Noterliği'nin 09.10.2024 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini ve muaccel hale gelen borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlunun kredi sözleşmelerinde bildirdiği adresine gönderilen söz konusu ihtara rağmen borç ödenmediği için müvekkili bankaya rehinli ... plaka sayılı araç hakkında davalı borçlu aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini ancak başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; harcın eksik yatırıldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu,arabulucu süreci tamamlanmadan açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gibi davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, Küçükçekmece İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, alacak miktarının fahiş olarak fazla gösterildiğini, usulüne göre bildirim yapılmamış olması, muacceliyet kesbetmemiş olması, herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmaması ve aynı zamanda usul şartlarına aykırı olması sebebiyle alacaklı sıfatını taşımamasından dolayı delillerin toplanması ile bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek ;davanın reddini, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; İstanbul BAM 13. HD'nin 2021/1488 esas 2023/2053 karar sayılı kararında; "..rehin sözleşmesinde; borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehinin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarının belirtilmediği anlaşıldığından; davalının rehin bedeli ödenen araç hakkında rehnin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatmasının hukuka uygun olmadığı," yönünde karar verildiği, 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4/(6)-b maddesinde; "Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı." hususlarının rehin sözleşmelerinde zorunlu unsur olarak sayıldığı" belirtilmemesi halinde taşınır rehin sözleşmesi geçerli olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununun "Rehinli Taşınır Sicili" başlıklı 8. maddesinin 3. Fıkrasında; "Diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinlerine ilişkin hükümler saklıdır. Bu taşınır varlıklar üzerinde bu Kanun kapsamında sicile tescil edilmek suretiyle rehin tesis edilmez" denildiğini, 5. Maddesinde kanun kapsamında rehin kurulabilecek mallar arasında başka bir sicile kaydı yapılan motorlu taşıtların olmadığını, teslime bağlı olmayan sicilli motorlu taşıt rehninin esasa ilişkin şartları da uygulamada ve doktrinde;motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmadığını, alacağın rehnin paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesinin yeterli olduğunu, Yargıtay 11.HD'nin 2013/17403 esas2014/386 karar sayılı 9.1.2014 tarihli konusu araç rehni olan uyuşmazlıklarda TMKnın 940/2. maddesinin tatbik edileceğine dair kararı mevcut olduğunu, TMKnın 940. maddesinin II. fıkrasında bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabileceğinin düzenlendiğini, uygulamada teminat amacıyla üzerine rehin tesis edilen taşıtlarla ilgili yapılan rehin sözleşmelerinde, yasanın amir hükümleri doğrultusunda rehin miktarı yazılmadığı ileri sürülerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 939 uncu maddesinde taşınırların, ana kural olarak ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği kabul edilmekle birlikte bunun istisnasına 940 ıncı maddede yer verilmiştir.TMK'nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. (Gürsoy/Eren/Cansel, 1093; Oğuzman/Seliçi/ Oktay- Özdemir, s.788; Köprülü/Kaneti, 470; Ayan, 184.)Şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların da taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkündür (MK m.881/1 kıyasen)Fakat teminat altına alınmak istenen alacağın belirlenebilmesi gereklidir.4721 sayılı TMK’de yer alan bu hükümler dışında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile de bir düzenleme yapılmış ve 6750 sayılı Kanunun 3 ile Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddelerinde sayılan taraflar arasında ve Kanunun 5, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddelerinde sayılan taşınır mallar üzerinde teslime bağlı olmaksızın, özel sicile tescil edilmek suretiyle de rehin tesis edilmesi imkanı getirilmiştir. 6750 sayılı Kanun ile rehnin tarafları ile rehnin konusu ve rehin konulabilecek mallar için bir sınırlama getirilmiş olması nedeniyle sadece sayılan taşınırlar üzerinde ve sayılan kişiler arasında bu Kanuna göre rehin tesis edilebilecektir.Kanunda ki açık düzenlemeden motorlu taşıtların bu kanun kapsamında kalmadığı açıkça anlaşıldığından 6750 sayılı kanunda yazılı unsurlar mevcut olmadığından rehin sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;motorlu araç rehinlerinin 6750 sayılı kanun kapsamında kalmadığı gözetilmeden rehnin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ,dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 Tarih 2025/244 Esas 2025/438 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/10/2025