T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/06/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/06/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... Limited Şirketi ile imzaladığı kira sözleşmesi için kira bedellerine karşılık hakkındaki takibe dayanak bonoları, lehtar kısmı boş bırakılmak suretiyle adı geçen kiralayana verdiğini ve bu bono bedellerini de kiralayana ödediğini, senetlerin ise kiralayan tarafından geri verilmediğini, dava dışı şirket tarafından davalıya teslim edildiğini, davalının da lehtar kısmına kendi adını yazarak müvekkili şirket hakkında takibe giriştiğini belirterek; borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı hakkındaki takibe dayanak bonoların "bedeli nakden" alındığı ibaresini taşıdığını, kaldı ki müvekkili alacaklının da davacıya bu bonolar için borç verdiğini, müvekkilinin, davacının delil olarak sunduğu ... görüşmeleri ve ödemeye ilişkin dekontlarla bir ilgisinin olmadığını beyan ederek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Davacı, davalının hakkında takip dayanağı edilen bonolardan dolayı gerçekte davacının alacaklı olmadığını, bu bonoların lehtar kısmının sonradan doldurulduğunu, bonoların dava dışı üçüncü bir kişi ile aralarındaki kira sözleşmesi için düzenlenmiş ve bedelsiz kalan senetler olduğunu iddia etmekte ise de, bu iddiasını ispatlayamamıştır. Tedbir kararının fiilen uygulandığının da anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, davalının talebi teminatın yatırılmış olması gözetilerek dava konusu alacağın %20'si oranındaki 4.600,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelsiz kalan senetlerin müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini, davalı ile müvekkili şirketin herhangi bir ticari alışverişi olmadığı gibi kendisi tarafından müvekkili şirket adına düzenlenmiş herhangi bir fatura ya da belgenin de bulunmadığını, kendisini hiç görmediğini ve tanımadığını, senetlerin bilgisayar formatında düzenlendiğini, alacak kısmı boş olarak verildiğini, yalnızca senetlerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olduğunu, bunun dışında herhangi bir el ürünü ve müdahalesinin de olmadığını, mahkemece delillerinin yeterince incelenmediğini ve araştırılmadığını, bilirkişi raporu alınmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkilinin, davalıya maddi anlamda herhangi bir borcu kalmamakla birlikte, takibin dayanağının da ifa edildiğini, takip başlangıcı olan 21/10/2021 tarihinden önce müvekkili tarafından davalıya borç ifa edilmesine rağmen başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğratıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin bedelsizliği iddiasına ilişkin başlatılan savcılık dosyasının takipsizlikle sonuçlanmasına, dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasının davalı tarafça kabul edilmemesine ve bu iddianın davacı tarafça kesin delillerle ispat edilememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...