İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı kredi borçlusu ... ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden firmaya nakdi ticari …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/163 KARAR NO : 2025/1217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2021 NUMARASI : 2018/1331 Esas - 2021/833 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı kredi borçlusu ... ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden firmaya nakdi ticari krediler açılıp kullandırıldığını, diğer davalı/borçlunun ise kredi borçlusu firma ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlu şirket tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden hesaplar kat edilerek; Kahramanmaraş 2. Noterliği’nin 29.05.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı/borçlulara 1.945.603,87 nakit borçlarının ödenmesi ile 70.400,00 TL gayrinakit borçlarının depo edilmesinin ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, borçlular tarafından kredi borcu ödenmediğinden haklarında İstanbul 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile infaz edilerek genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibinin borçlular tarafından yapılan haksız itirazı ile durdurulduğunu, davalı-borçluların itiraz dilekçesi ile yetkiye, borca ve tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini, takip tarihinden sonra müvekkili bankanın gayri nakit alacağına konu 2 (iki) adet çek yaprağı iptal edilerek 3.200,00 TL bedelin risk olmaktan çıktığını, yine 38 adet çek yaprağı tazmin olduğunu ve 60.800-TL nakit alacağa dönüştüğünü, halen ise 4 adet çek yaprağı karşılığı 6.400-TL gayrinakit alacak olarak devam ettiğini, davalı borçluların itirazlarının ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, yersiz ve mesnetsiz iddialar olup, reddi gerektiğini, davalıların itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek ve icra takibinde "İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri" nin yetkili olduğunu iddia ettiğini, para alacakları için HMK.’nın yetkiye ilişkin hükümleri uygulanmakta olduğundan, davalı/borçluların haksız yetki itirazının yerinde olmadığını, İcra ve İflas Kanunu 50. Madde; " Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. …” hükmünün yer aldığını, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin 31. maddesinde İstanbul (Merkez) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, bilindiği üzere HMK.nun 17 nci maddesi “Tacirler arasındaki” yetki sözleşmesini HMK.nun 18. maddesi ise “Yetki Sözleşmesinin Geçerlilik Şartlarını” düzenlendiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 17. Madde; de " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." Hukuk Muhakemeleri Kanunu 18. Madde; de " (1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." hükmünün yer aldığını, bu itibarla davalı/borçlu şirket ve müteselsil kefillerin yazılı ve usulüne uygun olarak düzenlenen yetki sözleşmesinde imzası bulunmakla İstanbul Merkez İcra ve Mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğunu, sonuç olarak, İstanbul İcra Müdürlüğü yetkili olup, arz edilen tüm nedenle davalı borçluların yetki itirazının yersiz olduğunu, davalı/borçlular tarafından borca ve fer’ilerine ilişkin olarak yapılan itirazların, takibi uzatmaya yönelik olarak yapıldığını, hiçbir somut olgu ve iddia içermeyen yalnızca takibin sürüncemede bırakılmasına yönelik olduğunu, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin delil anlaşması niteliğinde olup; müvekkili Bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağının da davalı borçlular tarafından kabul edildiğini, buna göre, müvekkili bankanın defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın mevcudiyeti sabit olacağını, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye ve Medeni Kanun' un 2. maddesine uygun olduğunu, müvekkili banka tarafından kullandırılan kredilere uygulanacak faiz oranları mevzuat gereğince TCMB’na bildirilmekte olup, hesabın kat edildiği tarihte yürürlükte olan faiz oranlarını gösteren ve TCMB’na bildirildiğini, 27.03.2014 tarihli yazılar ve eki faiz oranları ile söz konusu faiz genelgesinde de görüleceği üzere temerrüt tarihindeki faiz oranı TL krediler için %50 olduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve kötüniyetli olup, alacakları üzerinden %20’dan az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek açıklanan nedenler ile davalı - borçluların İstanbul 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçluların nakit alacakları üzerinden % 20’tan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı-borçlulara yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davada davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; “davalı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı gerçek kişinin ise borca müteselsilen kefil olduğunu, kredi bedellerinin ödenmediğini, ödenmeyen kredi bedelleri nedeniyle borçlulara hesap kat edilerek noter aracılığı ile borcu depo etmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalılar aleyhine icra takibine başlanılmışsa da takibe yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, takipte işlenen faizin sözleşme ve kanuna uygun olduğunu” iddia ettiğini ve itirazın iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiğini, davacı tarafın iddialarının gerçek durumu açıklamaktan uzak olup davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkili şirketin davacı tarafa bahis konusu kredi borcunda kullanılmak üzere müşteri çekleri ciro ettiğini, davacı şirketin bu çekleri tahsil etmiş olup ilgili çeklerin varlığına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketin kredi borcunu ödemediğinden bahisle hesap kat ihtarnamesi gönderdiğini, davacı bankaya, davalı tarafından verilen çeklerin olduğu ilgili ihtara verilen cevapla da sabit olduğunu, davalı müvekkili şirketin davaya konu kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davacıya bir kısım çekleri ciroladığını, bu çeklerin de tarafların ticari defterlerine kayıt edildiğini, ilgili hususun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile açığa çıkacağını, davacı şirket ilgili çekleri tahsil etmesine rağmen, tahsilat bedellerini kredi alacağından mahsup etmediğini, davacı bankanın ilgili çeklerin varlığına rağmen müvekkili tarafından kredi bedeli ödenmemişçesine müvekkiline ihtarname gönderdiğini, bu hususun da açıkça hakkın kötüye kullanımı olup, davalı müvekkili şirketin temerrüt halinde olmadığını, davacı tarafın kendisine ciro edilen çeklerin varlığına rağmen ilgili ihtarnameyi gönderdiğini ve işbu davayı açtığını, davalı müvekkili şirketin davacıya aşağıdaki tabloda bilgileri yazılı çekleri ciro ettiğini buna göre,tarafların ticari defterleri incelendiğinde ve yukarıda bilgileri yazılı çeklerin bedelinin kim tarafından tahsil edildiği ilgili bankalardan müzekkere yolu ile sorulduğunda davacı bankanın yukarıda bilgileri yazılı çekleri tahsil ettiği açıklığa kavuşacağını, davacı bankanın, dava konusu kredi sözleşmesine istinaden tahsil ettiği çek bedellerini, kredi tutarından mahsup etmeyerek müvekkilinin muaccel hale gelmemiş borcunu muaccel hale getirmek suretiyle hakkı kötüye kullandığını, davacı tarafın ilgili bedeli müvekkilinden tekrar talep etmesinin açıkça sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, tarafların, sözleşmede serbestçe müzakere etmediği tüm maddelerin Türk Borçlar Kanunu uyarınca genel işlem şartı olduğunu, kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında faiz bedeli davacı banka tarafından davalı müvekkili şirkete dayatılmış olup tarafların faizin miktarı üzerinde müzakere yapmadığını ayrıca bankanın talep ettiği faiz miktarının, kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihteki bankacılık faizleri de göz önüne alındığında fahiş olduğu açık olduğunu, bu nedenle borcu kabul etmek anlamına gelmemekle birlikte banka tarafından davalı müvekkili aleyhine işletilen faizin kabulünün mümkün olmadığını belirterek açıklanan nedenlere, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Davacı alacaklının davalı borçlulardan alacağının asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren alacağın tahsil edileceği tarihe kadar; ... ... Ltd.Şti. Yönünden; TL Nakit Kredilerinin Asıl Alacak Tutarı olan 1.897.738,91 TL dan İskonto Krediler toplamı olan 479.750,00 TL' nın düşülmesinden sonra kalan 1.417.988,91 TL' na sözleşmenin 22. Maddesine göre ve talebe bağlı olarak % 50, KMH Kredisinin Asıl Alacak Tutarı olan 24.454,97 TL' na 5464 sayılı yasanın 26. Maddesine göre 28,08 ve değişen oranlarda temerrüt faizleri talep edebileceği anlaşılmıştır.5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 26. Maddesi ile TCMB na kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami ve akdi gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilmiştir. Bu yasa maddeleri uyarınca TCMB 02.04.2006 tarih ve 26127 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2006 /1 sayılı ve daha sonraki tebliğler ile, TCMB tarafından belirlenen faiz oranlarının; 01.01.2017-30.06.2018 tarihi arası; aylık akdi faiz oranı % 1,84 yıllık 22,08, aylık gecikme faiz oranı % 2,34 yıllık 28,08 01.07.2018-30.09.2018 tarihi arası; aylık akdi faiz oranı % 2,02 yıllık 24,24, aylık gecikme faiz oranı %2,52 yıllık 30,24, 01.10.2018-30.09.2018 tarihi arası; aylık akdi faiz oranı %2,25 yıllık 27,00, aylık gecikme faiz oranı % 2,75 yıllık 33 , faiz oranları nazara alınarak; Takip tarihi ile 30.06.2018 tarihi arası %28,08, 30.06.2018-30.09.2018 tarihi arası %30,24, 01.10.2018-dava tarihi olan 28.12.2018 tarihi arası % 33,00 temerrüt faiz oranları ile dava tarihine kadar yapılan faiz hesaplaması ve alacak tutarı hesabı 02.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılıp mahkememizce yapılan hesaplamaya itibar olunmuştur. İsmail ... Yönünden;.TL Nakit Kredilerinin Asıl Alacak Tutarı olan 1.892.933,66 TL dan İskonto Krediler toplamı olan 479.750,00 TL nın düşülmesinden sonra kalan 1.413.183,66 TL na sözleşmenin 22. Maddesine göre ve talebe bağlı olarak % 50, KMH Kredisinin Asıl Alacak Tutarı olan 24.358,10 TL na 5464 sayılı yasanın 26. maddesine göre 28,08 ve değişen oranlarda temerrüt faizleri talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalı tarafından TL Nakit Kredilerin takip hesabına; 03.09.2018 tarihinde 111.905,24 TL ve 99.010,65 TL olmak üzere 210.915,89 TL, 04.09.2018 tarihinde 160.000,00 TL ve 50.989,35 TL olmak üzere 210.989,35 TL geri ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır.(...)Dava tarihi itibariyle Genel Toplam alacak tutarının ise; 1.390.651,91 TL olduğu hesaplanmıştır.Davacı alacaklının davalı borçlulardan alacağının asıl alacak tutarlarına dava tarihinden itibaren alacağın tahsil edileceği tarihe kadar ; TL Nakit Kredileri alacaklarının Asıl Alacak Tutarlarına sözleşmenin 22. Maddesine göre ve talebe bağlı olarak %50 değişmesi halinde değişen oranlarda, KMH Kredisinin Asıl Alacak Tutarına ise 5464 sayılı yasanın 26. Maddesine göre % 33,00 ve değişen oranlarda temerrüt faizleri talep edebileceği anlaşılmıştır.KGF Hakkında değerlendirme; KGF Protokolünün davalıya 04.05.2017 tarihinde kullandırılan 1.000.000,00 TL tutarlı Taksitli Kredi kapsamında akdedildiği anlaşılmaktadır. 29.11.2018 tarihinde KGF tarafından 672.911,11 TL tutarlı tazmin ödemesinin yapıldığı ve yapılan bu ödeme tutarının Takip Alacak Hesabından düşüldüğü, KGF tarafından ödeme yapılsa da bu ödemenin yapılmış olmasının davalılar yönünden borçtan kurtulamayacağı, sorunlu olan kredi için teminatların tahsilini müteakip tahsil edilen tutarın kefalet oranında KGF' ye geri ödeme yapılmasının gerektiğinden borçluların borçlarının borcun tamamının ödeninceye kadar devam edeceği görüşünde bulunulmaktadır. Teminata alınan davaya konu 1.470.966,00 TL tutarlı çeklerle ilgili tespit ve değerlendirme; davalı borçlu tarafından teminata verilen toplam 1.470.966,00 TL tutarlı çeklerin tamamının tahsil edildiği ve davalının kredi hesaplarına mahsup edildiği/ TL vadesiz hesabına alacak kaydedildiği anlaşılmıştır. Nakit kredi alacağına dönüşen tutarlar yönünden her iki davalı açısından ; 65.600 TL 'nin tazmin tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 33 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacı banka tarafından davalılara verilen ancak dava tarihine kadar keşide edilmeyen davacı uhdesinde bulunan 65902, 65903 ve 65904 nolu 3 adet çek için 4.800 TL 'nin davalılarca depo edilmesine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçeli kararında, hükme esas gerekçe açıklanmamış olup hüküm ve hüküm içeriği arasında da çelişki bulunduğunu, mahkemenin takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama ile dava tarihi ile yapılan hesaplamayı iç içe geçirdiği, davalı borçlulardan ... ... yönünden asıl alacak olarak dikkate alınması gereken tutarın, bu borçlu yönünden dava tarihindeki ticari krediler yönünden asıl alacak olan 1.179.383,72 TL olarak belirlenen tutarın hükme esas alındığı ancak faiz ve ferileri yönünden takip tarihindeki alacağın hesaplandığı bölümün dikkate alındığı, bu hususun neye ve hangi gerekçeye dayandırılarak yapıldığının anlaşılamadığını, takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerde, dava tarihi itibariyle alacağın tespit edilmesi ve dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere, takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemelere ilişkin alacaklı bankanın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın kısmen usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulen kısmen red kararı verilmesinde ise davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı hüküm neticesinde hatalı olarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de yasaya ve yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hükümde çelişki bulunup bulunmadığı ve davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... ... ... Pazarlama Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve diğer davalı ise bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen Kahramanmaraş 2. Noterliğinin 29/05/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "sözleşme, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayalı olarak 1.964.697,84 TL nakdi alacağın, 70.400,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi istemiyle 20/06/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı tarafça takipten sonra davadan önce ödemeler yapıldığı ihtilaf konusu değildir.İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Buna göre, davalı tarafça takipten sonra davadan önce ödemeler bakımından, bu tutarlar alacaktan düşülmeden dava açıldığından davacının bu kısma ilişkin hukuki yararı bulunmamaktadır.Takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir(HGK'nın 22/11/2018 tarih ve 2017/19-822 E. - 2018/1754 K. sayılı kararı). Somut olayda, ilk derece mahkemesince, bilirkişiden dava tarihi itibariyle alacağın hesaplanması için rapor alınmasına rağmen faiz yönünden dava tarihine kadar işlemiş tutarların esas alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile takipte talep edilen tutarlara hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiş olup, buna göre davalı şirket yönünden nakdi kredi alacağından 22.744,46 TL, KMH kredisi alacağından 645,53 TL olmak üzere toplam 23.389,99 TL; davalı İsmail ... yönünden nakdi kredi alacağından 27.569,71 TL, KMH kredisi alacağından 742,40 TL olmak üzere toplam 28.312,11 TL fazladan talep edilmiş olup, davalı yararına bu kısımlar için nispi, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler bakımından davacının hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek bu kısım için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tümden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. Ancak Dairemiz karar tarihi itibariyle geçerli olan maktu vekalet ücreti 30.000,00 TL ile fazla talep edilen kısım yönünden takdir edilecek vekalet ücreti 28.312,11 TL'nin toplamı mahkemece hükmedilen vekalet ücretinde fazla olacağından anılan husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince faiz yönünden hatalı değerlendirme yapılarak karar verilmesini isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE ; İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın Kısmen İptali ile ,1-Asıl borçlu ... ... ... Pazarlama Tic. Ltd. Şti açısından; ipotekli taşınmazın ipotek limiti olan 660.000 TL'yi aşan kısmından ve fer'ilerinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere,Nakit kredilerden kaynaklanan,1.179.383,72 TL asıl alacak188.373,79 TL işlemiş faiz 9.418,69 TL BSMV+1.349,26 TL ihtarname giderleriToplam 1.378.525,46 TL üzerinden takibin devamına,- Asıl alacak 1.179.383,72 TL 'ye dava tarihinden itibaren yıllık % 50 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine,- Asıl alacağın % 20 'si olan 235.876,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TKMH'den kaynaklanan;24.358,10 TL asıl alacak4.104,08 TL işlemiş faiz+ 203,02 TL BSMVToplam 28.665,20 TL üzerinden takibin devamına ,Asıl alacak 24.358,10 TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine,- Asıl alacağın % 20'si olan 4.871,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Müteselsil kefil İsmail ... açısından; Nakdi kredilerden 1.166.390,38 TL asıl alacak, 186.298,46 TL işlemiş faiz ve 9.314,92 TL BSMV'si olmak üzere toplam 1.362.003,76 TL ile TKHM'den kaynaklanan 24.358,10 TL asıl alacak, 4.085,76 TL işlemiş faiz ve 204,28TL BSMV'si olmak üzere toplam 28.648,15 TL üzerinden takibin devamına, - Nakdi kredi yönünden asıl alacak 1.166.390,38 TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık % 50 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine,- TKMH kredisi yönünden asıl alacak 24.358,10 TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine, Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si olan 238.149,70 TL icra inkar tazminatının müteselsil kefil İsmail ...'den tahsiline, 3-Nakit kredi alacağına dönüşen tutarlar yönünden her iki davalı açısından ; 65.600 TL 'nin tazmin tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 33 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına,4-Davacı banka tarafından verilen ancak keşide edilmeyen 3 adet çek için 4.800 TL 'nin davalılarca depo edilmesine, 5- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken alınması gereken 96.125,19 TL karar harcından peşin alınan 24.876,25 TL'nin mahsubu ile geri kalan 71.248,94 TL bakiye harcın -davalı İsmail ...'in sorumlu olduğu miktar 70.411,54 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 11.000,00.TL bilirkişi ücreti, 294,40.TL posta gideri, 35,90.TL başvurma harcı ve 5,20.TL vekalet harcı olmak üzere toplam olmak üzere toplam 11.335,50.TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 6.864,68.TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, (Davalı şirketin tamamından, müteselsil kefil İsmail ...'in 6.710,91.TL'sinden sorumlu olması kaydı ile)7-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 75.867,46.TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı şirketin tamamından, müteselsil kefil İsmail ...'in 74.168,02.TL'sinden sorumlu olması kaydı ile) 8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 57.119,94.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 87,00 TL olmak üzere toplam 249,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025