T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/666 - 2026/735 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/666 KARAR NO : 2026/735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2023 NUMARASI : 2022/240 E. - 2023/34 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/666 - 2026/735 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/666 KARAR NO : 2026/735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2023 NUMARASI : 2022/240 E. - 2023/34 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2023 tarih ve 2022/240 E. - 2023/34 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "... ..." ibareli marka başvurusunun müvekkiline ait markalar ile benzerliği nedeiyle tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle farklı emtia sınıfları yönünden de tescil engeli oluşturduğunu, ''... ...'' markasının, müvekkili firmanın '...' ibareli marka serisi içerisinde bulunduğu yönünde bir algı oluşturduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlayarak müvekkilini zarara uğratacağını, bu nedenle davalı gerçek kişinin 2021/10415 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna itirazlarını reddeden dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 2022-M-6033 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum tarafından verilen kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun ayırt edici unsurunun bir bütün halinde "... ..." ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet markaların ayırt edici unsurunun "..." ibaresinden olduğu, "Prestij, Spot, AVM, holding" gibi sözcüklerin tali unsur konumunda bulundukları, markalarda müşterek olan sözcüğün "..." kelimesi olduğu, bu sözcüğün; "Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi, ayça, yeni ay." anlamına geldiği, aynı zamanda toplumumuzda kadın ismi olarak kullanılagelen bir isim olduğu, nitekim başvuru markasında da bu sözcüğün isim olarak kullanıldığı, başvuru markasının bir bütün olarak isim ve soyisimden oluştuğu, markalar arasında müşterek olarak bulunan ve aynı zamanda bir kadın ismi olarak da kullanılan "..." sözcüğüne toplumun isim olarak aşina olduğu, buna göre, daha önce itiraza mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını davaya konu mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu markayı hemen ve ilk bakışta isim ve soyisim olarak algılayacağı, "..." sözcüğüne isim olarak aşina olduğu, bu nedenle "... ..." ibaresini tekil bir kişi adı ve soyadı olarak algılayacağında tereddüt bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile davalının "... ..." ibareli markasının tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, karıştırılma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu, bunun yanında müvekkilinin markalarının yurt içinde belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını, bu nedenle SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca da dava konusu markanın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin seri markalarından biri olduğu yanılgısını yarattığını, müvekkilinin aleyhine haksız yarar sağlanması ve itibarının zedelenmesine neden olacağını, mahkemece verilen kararın, daha önce "... ..." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli markaları ile benzer olduğu yönünden verilen emsal karara da aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacının, dava dışı ... ...'in marka başvurusuna itirazı ... Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından haklı bulunmayarak reddedilmiş, davacının bu karara itirazı da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile reddedilmiştir. İşbu davada, YİDK kararının iptali talep edildiğine ve sonuç itibariyle başvuruya yapılan itirazın reddine ilişkin kararın yanlış olduğu ileri sürüldüğüne göre, bu YİDK kararının tarafı olan ve marka başvurusunda bulunan ... ...'in de işbu davada hakları etkilenecektir. Bu durumda TÜRKPATENT ile marka başvuru sahibi arasında mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan, başvuru sahibinin de işbu davada davalı safında yer alması, sunması halinde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm delillerin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça, dava dilekçesinde yalnızca ... davalı olarak gösterilmiş, ilk derece mahkemesince davacıya, başvurucuyu davaya dahil etmek üzere süre verilmiş, davacı tarafından başvuru sahibi davaya dahil edilmiştir. Ancak, 6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı). Bu nedenle davacı tarafa, YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davada, zorunlu dava arkadaşı olarak bulunması gereken ... ...'e karşı, işbu dava ile birleştirilmek üzere ayrı bir dava açılması ve eldeki dava ile birleştirilmesi yönünde kesin süre verilmesi, bundan sonra hasıl olacak duruma göre, dosyanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, usulünce taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/01/2023 gün ve 2022/240 E. - 2023/34 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.