6. Ceza Dairesi 2007/19047 E. , 2010/16727 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Uyarlama istemi üzerine verilen kararların temyizi olanaklı bulunduğundan, İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 gün ve 2005/193 ve İstanbul 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2005 gün ve 200/829-2005/242 değişik iş sayılı hukuki değerd…
**6. Ceza Dairesi 2007/19047 E. , 2010/16727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Uyarlama istemi üzerine verilen kararların temyizi olanaklı bulunduğundan, İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 gün ve 2005/193 ve İstanbul 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2005 gün ve 200/829-2005/242 değişik iş sayılı hukuki değerden yoksun olan kararları kaldırılarak, İstanbul 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2005 gün ve 200/829-2005/186 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre suç oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın anılan Yasanın 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması bakımından duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2.5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün gece sayılan zamanda yakınana ait aracın sağlam ve dayanıklı kelebek camını kırmak suretiyle oto teybini hırsızladığının ve yakınanın şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında aynı yasanın 151/1 maddesinde ki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve bu suç nedeniyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve hükümlünün kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek hükümlünün cezasından indirime gidilmesi, 4-Hükümlü hakkında uygulanan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 522/1, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b; 151/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı yasanın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.