İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'ın, davalı ...'nde pay sahibi olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu; ...'dan oluştuğunu, Yönetim Kurulu üyelerinden ...tek başına dahi çoğun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1676 KARAR NO : 2025/1849 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2024 NUMARASI : 2024/161 Esas - 2024/620 Karar DAVA: Ticari Şirket (Kar Payı Alacağının Tahsilinden Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'ın, davalı ...'nde pay sahibi olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu; ...'dan oluştuğunu, Yönetim Kurulu üyelerinden ...tek başına dahi çoğunluk pay sahibi konumunda olduğunu, ...Vakfı da Yönetim Kurulu üyesi pay sahipleri ile beraber hareket ederek hep birlikte çoğunluk pay sahiplerini teşkil etmekte olduklarını, buna göre Çoğunluk Pay Sahipleri, davalı şirketi hem kontrolünde tutmakta hem de bu kontrolü kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak davalı şirketi keyfi şekilde yönetmekte olduğunu, davalı şirketin yıllık bilançoları ve bu kapsamda açıkladığı yıllık kârın gerçek dışı olduğunu, bu nedenle, müvekkilinin hak ettiği kâr payına kavuşamamış olduğunu beyan ederek davalı şirketin gerçek kârının tespitine, tespit edilen kârın tümüyle dağıtımına ve müvekkil davacıya pay oranına düşen kâr payının ödenmesine, davalı Şirket'in 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin dağıtılabilir kârının, bilançolardaki, gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemler yıllara sari biçimde ayıklanmak, bilançodan gizlenen kalemler ortaya çıkarılmak suretiyle tespitine; tespit edilen şirket kârından TTK m. 507 ilâ 509 hükümleri uyarınca müvekkil davacıya payına düşen tutarın, HMK m. 107 tahtındaki geçici talep sonucu olarak şimdilik 1.500.000,00 TL'sinin avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve müvekkil davacıya ödenmesine; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davadaki taleplerini davalı şirketin 12/10/2023 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin açmış olduğu ve İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/712 Esas sayılı davasında dile getirmiş o açılan bu dava mükerrer olmakla derdestlik nedeni ile reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın karın tespiti ile dağıtımına ilişkin dava açmış olduğunu, anonim şirketlerde şirket bilançoları genel kurulda tartışılmakta ve kar dağıtımı genel kurulun onayı ile yapılmakta olduğunu, somut olaya müvekkili şirketin 12/10/2023 tarihli genel kurulunda kar dağıtımı kararı alınmış ve bu karar doğrultusunda kar dağıtımı yapıldığını, mahkemenin kar oranını belirleme ve dağıtmaya yönelik bir karar vermesi TTK'na göre mümkün değil olmadığını, ...Vakfı şirketin kurucusu ...adına kurulmuş ve tüm ortakların kurucusu olduğu bir ... olduğunu, tüm şirket ortakları anılan vakfın vakfedeni ve mütevelli heyeti üyesi olduklarını, bahse konu arsanın belediye tarafından kamusal hizmetler için ayrılması zorunlu bir alan olup inşaat izni sırasında belediyeye bırakılması gereken bir alan olduğunu, bu arsa Vakıfa bağışlanarak sosyal hizmetin belediye ile yapılacak bir protokol ile ... tarafından ve ... denetiminde yapılması için öngörülmüş bir işlem olup bu işlem nedeni ile yöneticilerin ve/veya çoğunluk pay sahiplerinin bir menfaat elde etmesi mümkün olmadığını, ..., ... Genel Müdürlüğü'nün denetimine tabi bir ... olup böyle bir şey mümkün olmadığını ayrıca bu işlemin kar ve kar payı ile de bir ilgisi bulunmadığını, bahse konu arsa şu anda boş olup herhangi bir gelir getirmediğini beyan ederek davanın usülden reddine, davanın usulden ret edilmeyip yargılamaya devam edilmesi halinde Genel Kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak davacı tarafça açılmış olan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20223/799 Esas sayılı dosya sonucunun beklenilmesine, davanın usulden ret edilmeyip yargılamaya devam edilmesi halinde usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 12/10/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4 nolu maddesinde 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin karının, ülkede yaşanan ekonomik sebepler, kira artışına ilişkin yapılan kısıtlamalar, bakım ve onarım giderleri ve vergilerdeki artış vs sebeplerle şirketin nakit ihtiyacına karşılık tespit edilen karın 7.500.000,00 TL kısmının şirketin mali ve kasa durumuna göre gerekirse taksitler halinde yönetim kurulunun uygun göreceği tarihlerde ve en geç 12/10/2024 tarihine kadar dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davacının söz konusu karara muhalefet şerhi koyduğu, davacının aynı zamanda söz konusu genel kurulda bilançonun tespiti ile ilgili karara da muhalefet ettiği, huzurdaki dava ile de bilançonun gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemler eklenmek suretiyle tespit edilen bilançonun hukuka aykırı oluşturulduğunu iddia ederek karın tespiti ve dağıtılmasına karar verilerek davacının pay oranına göre hak sahibi olduğu karın davalıdan tahsili istemi ile iş bu davayı açtığı oysa 6102 sayılı TTK m.408/2-d fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu, şirket genel kurulunun, şirket kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olduğu, bu yetkisini yönetim kuruluna dahi devretmesinin mümkün olmadığı başka bir ifade ile genel kurulun şirket kârının ne zaman, ne kadar ve nasıl dağıtılacağına karar vermeye yetkili tek organ olduğu, açılacak bir dava ile mahkemece kar oranının belirlenmesi ve dağıtımına yönelik bir kararın verilmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin genel kurul yerine geçerek bu yönde bir hüküm kurmasının kanunen mümkün olmadığı, bu hususun ancak genel kurul kararının iptali istemine konu edilebileceği kaldı ki davacının söz konusu genel kurul kararının iptali için dava açtığı ve davanın derdest olduğu, söz konusu dava dosyasının sonucunun beklenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket bilançosunun, şirketin amaç ve konusu ile ilgisi bulunmayan giderlerle kârsızlaştırıldığını, davalı şirket giderlerinin hayatın olağan akışına aykırı surette yüksek olduğunu, davalı şirket'i zarara uğratan yöneticiler aleyhine sorumluluk davası ikame edildiğini ve davanın hala derdest olduğunu, davalı şirketin sayısız usulsüzlüğe boğularak ve şirketin dağıtılabilir kârı düşük gösterilerek eksik kâr dağıtılmış olduğunu, bu doğrultuda, İlk Derece Mahkemesi'nce davalı şirketin tüm defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesini, davalı şirketi'n 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin dağıtılabilir gerçek kârının (yıllık kâr ve serbest yedek akçeler toplamının), bilançolardaki fiktif, gerçek dışı ve kanuna aykırı kalemlerin yıllara sari biçimde ayıklanması, bilançodan gizlenen kalemlerin ortaya çıkarılmak suretiyle, gerçek sonucun açıklama bilançosunda tespit edilerek, TTK m. 508 ve 509 hükümleri dairesinde bütünüyle ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava;2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait kar payı ödenmesi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 408/2-d. fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu düzenlenmiştir. Şirket genel kurulu, şirket kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olup, bu yetkisini yönetim kuruluna devretmesi de mümkün değildir. Genel kurul şirket karının ne zaman, ne kadar ve nasıl dağıtılacağına karar vermeye yetkili tek organdır. Bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı müddetçe kar payı alacağından bahsetme imkanı yoktur. Genel kurulca karın dağıtımı konusunda bir karar verildiği takdirde ortağın oluşan bu kar payı alacağı için talep ve dava hakkı bulunacaktır. Zira Genel kurul kararı ile ortakların muaccel bir alacak hakkı doğmuş olmaktadır. Somut uyuşmazlıkta Genel kurulun karın 7.5000.000 TL lik kısmının dağıtımına dair karar aldığı, davacının ise mahkemece dağıtılacak kar payının belirlenerek bu miktardan genel kurulca dağıtımına karar verilen meblağın düşülerek dağıtılabilir karın tamamının dağıtılmasına ve davacının payı oranında ödenmesi talep edilmektedir. Mahkemece genel kurulun yerine geçilerek bu yönde karar tesis edilemeyeceğinden kâr payı dağıtılmasına ilişkin talebin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. ( Emsal yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4742 e. 2021/4466 k. Ve 2016/12123 e. 2018/4246 k. Sayılı ilamları) Kaldı ki davacı tarafça genel kurulda alınan 4 numaralı kar payının dağıtımına ilişkin kararın ve diğer kararların iptali istemli açılan davanın İstanbul Anadolu 11 ATM nin 2023/799 e. Dosyası ile derdest bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf taleplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025