İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 13/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 25/11/2023 tarihinde müvekkili ........’ın yolcu o…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 13/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 13/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ: Av..... Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ:Av..... Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 13/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 25/11/2023 tarihinde müvekkili ........’ın yolcu olarak bulunduğu ........ plakalı aracın, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkil ........ ağır şekilde yaralandığını, başvuru konusu trafik kazasının oluşumunda yolcu konumundaki müvekkil ........’ın hiçbir kusur ve katkısının olmadığını, kazada ........ plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, başvuru konusu kazaya karışan ........ plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle ........ numaralı zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası poliçesi uyarınca ........ teminatı kapsamında olduğunu, müvekkilinin 12.06.1978 doğumlu olup başvuru konusu kaza sebebiyle ağır şekilde yaralandığını ve sürekli bakıcının yardımına muhtaç hale geldiğini, daha önce yaptıkları başvuru üzerine sakatlık teminatı olan 1.200.000,00 TL ödendiğini, ancak müvekkilinin sürekli bakıcı giderinin de tedavi teminatı kapsamında ödenmesi gerektiğini, sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminatının ayrı teminatlar olduğu ve kazaya bağlı olarak meydana gelen sürekli bakıcı gideri zararının tedavi giderleri teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yaşadığı kazaya bağlı olarak oluşan sürekli bakıcı gideri tazminatının ödenmesi için ........ Sigortaya 15.09.2024 tarihinde başvurulmasına karşın taleplerine olumlu bir dönüş yapılmadığını, dava şartı olarak başvurulan zorunlu ticari arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alınamaması üzerine 08.10.2024 tarihinde anlaşmama şeklinde sonuçlandığını belirterek davalarının kabulüne, meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilin ağır şekilde yaralanmasına bağlı olarak meydana gelen ve sorumlu olunan (fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak) sürekli bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı yandan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti dâhilinde olduğunu ve poliçe limitinin tamamının davacıya ödenmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, ........ plakalı aracın müvekkili şirkete, 27.09.2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ........ poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sebebi ile hasar dosyasından 20.08.2024 tarihinde 1.200.000,00 TL ölüm ve sakatlık teminatının tamamı davacıya ödendiğini, kalan teminat miktarının bulunmadığını, dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, davacıya sgk tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, zmss genel şartlarına göre "geçici iş göremezlik tazminatı" ve “bakıcı giderleri” "hastane masrafları" poliçe teminatında olmadığını, müvekkili şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilineceğini, davacının hasar aşamasında maluliyet raporunu iletmediğini, maluliyet raporu olmadan (iyileşme süresi dolduktan sonrafonksiyon testi eşliğinde göğüs hastalıkları uzmanı tarafından durum bildirir rapor) yapılan başvurunun eksik evrakla başvuru olduğunu belirterek davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporunun 2. bendi dikkate alınarak, davacının davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kusuru oranında talepte bulunduğu hususu da göz önünde bulundurularak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, 08/01/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile; Davacının Davasının Kabulü İle; 1.200.000,00 TL bakıcı tazminatının temerrüt tarihi olan 26/09/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olduğunu, poliçe limitinin tamamının davacıya ödenmiş olduğundan işbu davanın reddinin gerektiğini, ZMMS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri, hastane masraflarının poliçe teminatında olmadığını, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, davayı asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, hükmedilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin 186.000 TL olması gerekirken, 270.000 TL vekalet ücreti üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf nedenlerinin kabulü ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı dosyasında verilen 13/11/2025 tarihli kararı kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava trafik kazası nedeniyle sürekli bakıcı gideri talebine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar davalı sigorta tarafından istinaf edilmiştir. - Bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Yine, Güvence Hesabı için de uygulanan Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 E 2019/40 K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı vekilinin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerine değildir. Ayrıca; "sürekli bakıcı giderinin" "sağlık gideri teminatı" içinde kabul edilmesi gerektiğinden, davalı sigortanın sürekli sakatlık teminatından ödeme yaptığından bahisle bakıcı gideri teminatının tüketildiğine yönelik itirazı da yerinde bulunmamaktadır (Bkz. aynı yönde Yargıtay 4. HD 2022/13752 Esas, 2024/12126 ;2022/13441 Esas, 2024/10427 Karar; 2023/13245 Esas, 2024/6894 Karar; 2023/8291Esas, 2024/5597 Karar sayılı ilamları) -Bakıcı ihtiyacının ispatlanmasına yönelik itirazda; Davacının geçirdiği kaza nedeniyle sürekli bakıma ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi için alınan ayrıntılı, gerekçeli, usul ve yasaya uygun Üniversite Adli Tıp Heyet raporuna göre davacının tamamen malul bulunduğu ve sürekli bakıcıya ihtiyacının bulunduğu belirlenmiş bulunduğundan buna yönelik itirazların da yerinde olmadığı görülmüştür. (Bkz. Bakıcı ihtiyacı bulunduğuna yönelik uzman Adli Tıp Heyeti'nden rapor alınması gerektiğine dair; YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2018/11 ESAS, 2019/12010; KARAR; YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/1864 ESAS, 2017/5519 KARAR sayılı ilamları) - Vekalet ücretine yönelik itirazda; Davalı vekilince davacı taraf lehine nispi tarife üzerinden yapılan vekalet ücreti hesabının hatalı olduğu yönünde itirazda bulunulmakla, halihazırda yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilen miktar nazara alındığında 186.000-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hangi hesaba ve hangi kıstasa dayanılarak yapıldığı anlaşılamayan 270.000-TL vekalet ücretine dair hükmün usul ve yasaya, halihazırdaki yürürlükte bulunan tarife hükümlerine aykırı olduğundan buna yönelik davalı istinafının kabulü ile kararın sadece bu yönden kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) 1-DAVACININ DAVASININ KABULÜ İLE; 1.200.000,00 TL bakıcı tazminatının temerrüt tarihi olan 26/09/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 2-Alınması gereken 81.972,00 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslah ile birlikte alınan 20.923,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.048,80 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 21.778,40 TL harç gideri, 6.829,00 TL yargılama gideri ve 6.250,00 TL maluliyet rapor masrafı olmak üzere toplam 34.857,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 186.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 7-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.13/04/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.