T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/428 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1102 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2022 ESAS NO : 2017/210 E 2022/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/428 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1102 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2022 ESAS NO : 2017/210 E 2022/718 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 09/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Turizm Petrol Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...'da akaryakıt istasyonunda ... bayisi olarak faaliyet göstermesi için 20.03.2014 tarihli protokol ve 18.06.2014 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'nin 31.03.2014 tarihinde 450.000 USD ve 24.07.2014 tarihinde 450.000 USD olmak üzere davalıya toplam 900.000 USD kredi verdiğini, davalının ...'ye olan kredi borçlarını 08.08.2016 tarihinden itibaren ödemediğini, davalının ürün alımı ve diğer sebeplerden doğan borçlarını da ödemediğini, bu şekilde 500.000,00 TL'nin üzerinde borcu bulunduğu ve bu borçla ilgili Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2017/ 5049 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının, toplam 5.000 m3 beyaz ürünü ...'den satın alma taahhüdünün bulunduğunu, sözleşmenin ilk yılı olan 18.06.2014- 17.06.2015 döneminde 331 m3 beyaz ürün alımı, sözleşmenin ikinci yılı olan 18.06.2015 - 17.06.2016 döneminde 566 m3 beyaz ürün alımı, sözleşmenin üçüncü yılında 18.06.2016 - 09.12.2016 /fesih tarihine kadar olan süre çerisinde ise akaryakıt ürün alımı yapmadığını ve feshe kadar olan süre içerisinde toplam 960 m3 lük ürün alımı yaparak, 4.040 m3 lük kısmını gerçekleştirmediğini, ... tarafından Ankara 63. Noterliği'nin 09.12.2016 tarihli, 42536 sayılı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini ve ihtarnamede 200.000 USD cezai şart ve beyaz ürün ve madeni yağ satış taahhüdünden kaynaklanan cezai şart borcunun ödenmesinin istendiğini, davalının almayı taahhüt ettiği 5.000 m3 beyaz ürün miktarı üzerinden, sözleşmenin ayakta kaldığı süreye tekabül eden kısmının 2469 m3 olduğunu, fesih tarihine kadar davalının 960 m3 ürün aldığının kabul edildiğini, kalan 1.509 m3 taahhüdünü yerine getirmediği için m3 başına 107 USD cezai şart üzerinden müvekkili ...'nin toplam 161.432 USD cezai şart alacağı doğduğunu, davalının satın almayı taahhüt ettiği 5 ton madeni yağ miktarı üzerinden, sözleşmenin ayakta kaldığı süreye tekabül eden 2.715,94 kg olduğunu, davalının ise 1.571,53 kg madeni yağ alımı yaptığını, kalan 1.144,41 kg taahhüdünü yerine getirmediği için ton başına 2.000 USD üzerinden ...'nin 2.288,83 USD cezai şart alacağı olduğunu belirterek sözleşmelerin haklı nedenle feshi sebebiyle gerçekleşen 200.000 USD ve davalının asgari ürün taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle gerçekleşen toplam 163.420,83 USD tutarındaki cezai şart alacaklarının 09.12.2016 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 22.12.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/ a maddesi gereğince Devlet Bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacının 900.000 USD kredi verdiğini, bu kredinin ilk taksidinin 450.000 USD olarak, ikinci taksidinin 941.400,00 TL olarak davacıya ödendiğini, bir kısmının ise dolardaki aşırı yükseliş nedeniyle ödenemediğini, davacının müvekkiline akaryakıt verilmesini durdurduğunu ve bayilik sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve protokolün davacı tarafından Ankara 63. Noterliği’nin 09.12.2016 tarihli 42536 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle cezai şartın yerine getirilmesinin talep edilemeyeceğini, sözleşmenin yerine getirilmesindeki aksaklıkta müvekkilinin kusuru olmadığını, cezai şart hükümlerinin gerçekleşmediğini ve muaccel olmadığını, ifaya ekli cezai şartta taahhüdü ihlalde ihtirazi kayıt ve ihtarname olmadığını, dava dilekçesinde sözleşmenin feshedildiğinin açıklandığını, ifaya ekli cezai şartın da sözleşmeye bağlı olarak hükümsüz kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının kredi ve cari hesap borçlarından dolayı taraflar arasında akdedilmiş bulunan bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshedildiği, taraflar arasında akdedilen 18.06.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin 23. maddesi hükmü gereğince ödemelerin vadesinde yapılmamasından dolayı haklı nedenle sözleşmeyi fesheden davacının 200.000 USD ceza koşulunu talep edebileceği, asgari alım taahhüdü nedeniyle talep edilen cezai şart talebi yönünden ise taraflar arasında 18.06.2014 tarihli olarak akdedilen Bayilik Sözleşmesinin birinci ve ikinci yılında/döneminde, davalının asgari alım taahhüdünü yerine getirmediği, davalıdan bu dönemde herhangi bir talepte bulunmayan veya bu konuda bir çekince koymaksızın sonraki yıllarda mal vermeye devam eden davacının ilk 2 yıla ilişkin ceza koşulu talep etmesinin haklı ve geçerli bir dayanağının olmadığı, sözleşmenin feshedildiği 3. yıl için 47.481,50 USD asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağı talep edilebileceği, cezai şartın tenkisinin talep edilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece davacı yanca sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle cezai şart alacağının talep edilemeyeceğini, cezai şart talebi için ihtirazi kayıt konulmadığını, protokol ve sözleşmenin bir bütün olduğu gözden kaçırılarak hem cezai şart hem de asgari alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan cezai şarta hükmedilemeyeceğini, İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece asgari alım taahhüdü yönünden kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, sözleşmenin asgari alım taahhüdü ile ilgili maddelerinin hatalı yorumlandığını, sözleşme başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar olan süre yönünden müvekkili tarafından talepte bulunulabileceğini, 09/12/2016 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi 22/12/2016 tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp daynamadığı ve bu kapsamda davacının cezai şart ve asgari alım taahhüdünü ihlal nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığı ve kapsamı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesine istinaden cezai şart ve asgari alım taahhüdünden kaynaklanan alacağının tahsiline yönelik alacak davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanca taraflar arasındaki sözleşme ve protokolün haklı nedenlerle feshedilmiş olmasına, sözleşme ve protokol kapsamında davacının cezai şart ve asgari alım taahhüdüne yönelik talepte bulunabilecek olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, Taraflar arasındaki 20.03.2014 tarihli Protokolün “Asgari Ürün Alım Taahhüdü” başlıklı 8. maddesi ile davalı, Protokol süresince perakende standart satış fiyatından olmak üzere 5.000 m3 beyaz ürün ve 5 ton madeni yağ almayı kabul ve taahhüt etmiştir. Protokolün 2. maddesinde; “(…) taraflar, Bayilik sözleşmesinin imzalanmasını takiben iş bu protokolün bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olacağını kabul ederler” şeklinde hüküm yer almakta olup, protokolün süresi, taraflar arasındaki sözleşme ve protokol gereğince 5 yıl olarak belirlenmiş, dava dilekçesinde 20/03/2014 tarihli protokolün 18/06/2014 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile koşut olup taahhüdün bayilik süresince yapılacak satışlarla gerçekleştirileceği kabul edilmiştir. Protokolün 9. maddesinde davalı, bayilik sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde perakende standart satış fiyatından ...’den satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 107 USD, ...’den (veya ... ile anlaşmalı olan madeni yağ üreticisinden) satın almadığı beher ton madeni yağ için 2.000 USD tutarındaki cezai şart bedelini ...’ye ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir; hükmü yer almakta olup, Aynı Protokolün 26. maddesinde davalı, fesih halinde “asgari ürün alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından doğan cezai şart borcunu öder” düzenlenmesi bulunmaktadır. Yukarıda incelenen hükümler uyarınca davacı ...Ş'nin ihtirazi kayıt koymasa dahi o yıla ait cezai şart talep edebileceği gibi sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar gerçekleşen cezai şartı toplu olarak da isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. O halde, mahkemece asgari alım taahhüdüne yönelik davacının cezai şart talep hakkı bulunduğu kabul edilerek sözleşme başlangıç tarihi 18/06/2014 ile sözleşmenin feshedildiği tarih olan 09/12/2016 tarihine kadar olan bölüm yönünden hesaplanarak cezai şart miktarını belirlemesi gerekirken bu kalem yönünden eksik hesaplama ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Dairemizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek bu hesaplamanın yapılabileceği anlaşıldığından; 18/06/2014-18/06/2016 tarihleri arasında 2000 m3 beyaz ürün ve 18-06/2016-09/12/2016 tarihleri arasında (1000 m3/365x171 gün)=468,49 m3 beyaz ürün alınması gerekirken davacı yanın kabul ettiği 960 m3 beyaz ürünün mahsubu ile 1.508,49 m3 eksik beyaz ürün alındığı, sözleşmedeki cezai şart bedelinin 107 USD/m3 olduğu gözetildiğinde beyaz ürün için 161.408,43 USD cezai şart alacağının oluşacağı, 18/06/2014-18/06/2016 tarihleri arasında 2 ton madeni yağ ve 18-06/2016-09/12/2016 tarihleri arasında (1 ton/365x171 gün)=468,49 kg madeni yağ alınması gerekirken davacı yanın kabul ettiği 1.571,53 kg madeni yağın mahsubu ile 896,96 kg eksik madeni yağ alındığı, sözleşmedeki cezai şart bedelinin ton başına 2.000 USD olduğu gözetildiğinde madeni yağ için 1.793,92 USD cezai şart alacağının oluşacağı, Asgari alım taahhüdünü ihlal nedeniyle beyaz ürün ve madeni yağ nedeniyle toplam 163.202,35 USD davacının cezai şart alacağının oluştuğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından keşide edilen 09.12.2016 tarih ve 42536 yevmiye nolu ihtarnamede, “... ... Dağıtım Anonim Şirketi bayii olarak BAY/939-82/34405 lisansı bayilik yaptığınız akaryakıt istasyonunda; şirketimizle aranızdaki sözleşmeler ve taahhütlerinize uygun davranmamanız, 20.03.2014 tarihli Protokol gereğince tarafınıza verilen 900.000 USD tutarındaki kredinin geri ödemelerinde temerrüde düşmeniz, ürün alımlarından kaynaklı borçlarınızı ödememeniz ve bu hususlarda saha teşkilatımızca yapılan uyarıları da dikkate almamanız sebebiyle, şirketinizle aramızdaki 18.06.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi, 20.03.2014 tarihli Protokol ve bunlar1a ilintili sözleşmeler, şirketimiz tarafından haklı nedenlerle feshedilmiştir. Bu kapsamda hataya ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Şirketimiz nezdindeki 100.000 TL bedelli banka teminat mektubunuzun paraya çevrilmesi suretiyle yapılan mahsup neticesi bakiye 465.187,91 USD tutarındaki kredi borcunuzu, 544.501,67 TL tutarındaki ürün alımından kaynaklı cari borcunuzu, 2.100,02 TL tutarındaki kıyafet ve otomasyon hesabınızdan kaynaklı borcunuzu, 161.432 USD tutarındaki beyaz ürün satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart borcunuzu, 2.288,84 USD tutarındaki madeni yaş satış taahhüdünden kaynaklı cezai şart borcunuzu, 200.000 USD tutarındaki fesihten kaynaklı cezai şart borcunuzu ödemeniz gerekmektedir. … yukarıda belirtilen borçlarınızı şirketimize işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödemenizi aksi halde hakkınızda yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildiririz.” şeklinde düzenlendiği, ihtarnamenin 22/12/2016 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, ihtarnamede yer alan 3 gün sürenin eklenmesi ile temerrüt tarihinin 26/12/2016 olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 3-Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 29/09/2022 tarih 2017/210 Esas 2022/718 Karar sayılı kararın HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 200.000 USD sözleşmeye dayalı cezai şart alacağı ile 163.202,35 USD asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağının, 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek 3095 S.Y'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 90.262,54 TL harçtan peşin alınan 22.597,85 TL harcın mahsubu ile eksik 67.664,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c-Davacı tarafından peşin yatırılan 22.633,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç- Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 11.581,13 TL yargılama giderinden 11.564,62 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 79.047,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.886,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f- Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 90.262,54 TL harçtan peşin alınan 15.245,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 75.016,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-İstinaf eden davacı tarafından yapılan 317,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."