T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkilinin davalı ... AŞ'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ... AŞ Denizli Sanayi şubesi ... hesap numarasına ait keşidecinin müvekkili, lehtarın davalı ... AŞ olan ... numaralı 02/06/2016 tarihli 78.000,00 TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çekin ödeme amaçlı verilen çek olmadığını, davalının müvekkiline çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketin iplikleri teslim edemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, bedelsizlik şahsi defini tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürdüklerini, dava konusu çekin bankaya ibrazı halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek, dava konusu çekten dolayı müvekkili olduğu şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Bankası vekili, davalı ... San. Ve Tic. AŞ'nin müvekkili olduğu bankaya kredi işlemlerinden borçlu olup ... Bankası ...'ya ait ... numaralı 02/06/2016 tarihli 78.000,00 TL tutarlı çekin tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile bankaya verildiğini, davalı şirket ile davacı arasındaki borç ilişkisinin çekin son hamili olan müvekkili olduğu bankayı ilgilendirmediğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, Müvekkili hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. Alacaklılar toplantısının yapıldığını, iflas idaresinin seçildiğini, iflas kararı kesinleşmediğinden İİK 237 uyarınca 2. Alacaklılar toplantısının yapılamadığını, iflas ertelenmesinin amacının şirket aktifinin muhafaza edilmesi olduğunu, davanın davalı müflis şirket yönünden İİK 194 maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 04/11/2021 TARİH ... Esas - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava konusu çek üzerinde bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin, çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla, davalı ... Bankası A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının, davalıdan çek bedeli olan 78.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 78.000,00 TL alacağın kayıt ve kabulüne" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Bankası A.Ş. yönünden davanın reddine, davacının 78.000,00 TL tutarındaki alacağının müflis ....A.Ş. iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı müflis şirket adına iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 25/09/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "..."...Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Mahkemece, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının, davalıdan çek bedeli olan 78.000,00-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; çekin davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak belirtilmesinin çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu çekin avans çeki olarak kaydedildiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de; dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 19/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 06/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 06/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu çekten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor aldırılarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi incelenmeksizin, açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verilmiştir...." karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/12/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: "...Somut davada ise dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Bankası A.Ş.yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede neticesinde; her ne kadar davacı vekili tarafından davaya konu çekin sipariş avansı olarak verildiği ve avans karşılığında mal teslimi yapılmadığı yönünde iddia da bulunulmuş ise de, davacı tarafça sunulan 19/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 06/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ara karar ile kayyım atandığı, kayyım görevinin 12/04/2016 tarihli tebligat ile başladığı, 06/04/2016 tarihli belgenin kayyım tarafından düzenlenmediği, çekin avans olarak verildiğini ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, avans olarak verildiği hususunun yazılı delil ile ispatlanamadığı, yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla davacının çeki avans olarak verdiğinin ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak iş bu dava tarihinden önce davacı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açıldığı, iş bu dosyada davamıza konu çekin kayıt ve kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, bu haliyle davalı ... Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK 331 maddesi "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup dava açılış tarihi itibariyle davacının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından yargıla giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, davalı bankanın iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, çekin tahsil cirosu ile devir edilmediğini, davalı bankanın temlik cirosu ile hamil olduğunu değerlendirerek davalı banka yönünden davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, ayrıca davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen davacı şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerekirken davalı ... şirketi lehine vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderinin davacı şirket üzerine bırakılmasının da usul ve yasaya uygun olmadığını, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı bankaya yönelik istinaf başvurusunun değerlendirmesi: 6102 sayılı TTK.nun 795. madesinde açıklandığı üzere, çek görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK.nun 689. maddesine atıfta bulunulmamış olup, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir. Çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devri mümkündür. Gerçekten de kanun koyucu çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmamıştır. Bir ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği anda ödenmesi gereken çek bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir teminat teşkil edeceği tabiidir. Ciro emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olup temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir. Temlik cirosu senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosu bu hakkın rehnedilmesini sağlar. Tahsil cirosu ise hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki verir.Tahsil cirosu açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli tahsil cirosu” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı temlik cirosu şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabilir. Ne var ki tahsil cirosunun gizli olması hali, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşımaktadır ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamaz ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar sayılı ilamı). Ciro kambiyo hukukuna ilişkin kavramdır. 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, def'iler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlenmiş olup cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır” "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesi mümkün değildir. Somut olayda; dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibi bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla Mahkemece davalı ... Bankası A.Ş.yönünden bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin davalı banka yönünden istinafının reddi gerekmiştir. Davacının, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'ne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirmesi: Her ne kadar Mahkemece, iş bu dava tarihinden önce davacı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açıldığı, iş bu dosyada davamıza konu çekin kayıt ve kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, bu haliyle davalı ... Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı çekin avans olarak verildiğini ispat edemediğinden dava açılış tarihi itibariyle davacının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmiş ise de Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan taraf vekillerinin beyanlarıyla bağlı kalınarak Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilin buna ilişen istinafının kabulü gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'ne yöneltilen menfi tespit davasının kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediğinin öncelikle araştırılması ve değerlendirilmesi, bu kapsamda davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'nin çekteki lehtar sıfatı da gözetilerek dava konusu çekin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kime ödendiği hususlarının araştırılması sonucu davalı lehtar müflis ... San. Tic. A.Ş yönünden davanın istidardata dolayısıyla kayıt kabul davasına dönüşmediği kanaatine varılması halinde davacının, çekin avans çeki olduğu iddiasını kesin delillerle ispat edemediği gözetilerek bu davalı yönünden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi; davanın müflis şirket yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğü kanaatine karar verilmesi halinde ise Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında kayıt kabulüne karar verilen alacak arasında dava konusu çek bedelinin de olup olmadığının araştırılarak gerekirse bu konuda bilirkişi raporu da alınarak , dava konusu çek bedelinin daha önce kayıt kabulüne karar verildiği kanaatine varılması halinde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kayıt kabul şekli gözetilerek iş bu dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre HMK m. 331 gereği yargılama giderlerine karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/12/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...