İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı ........ plakalı araç, 21/…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 03/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı ........ plakalı araç, 21/09/2023 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ........ plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, meydana gelen kazada davacı şirkete ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu trafik kazasına asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren plakalı araç kaza tarihinde ........ poliçe numaralı Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ........ Şirketin'de sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketi davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, davacı şirkete ait araç "... marka ........ tip 2022 model" özelliklerine sahip olup davacıya ait otobüste davaya konu trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi hasarın tespiti amacıyla davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında başvurulan ekspertiz tarafından tanzim edilen raporda; hasar bedelinin en az 8.400,00-TL olduğu tespit edildiğini, davalı tarafın davacı şirketin otobüsünde meydana gelen reel zarar bedellerinden sorumluluğu bulunduğunu, 21/09/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı şirketin aracında meydana gelen değer kaybının HMK 107. Madde gereğince yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibari ile işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.09.2023 tarihinde Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde ........ poliçe numarası ile ZMMS poliçesi bulunan, Muharrem Taşpınar mülkiyetindeki ........ plaka sayılı araç ile davacı yana ait ........ plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. dava konusu kaza neticesinde Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde ........ nolu hasar dosyası açılmış olup 22.11.2024 tarihimde ......’a 7.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Söz konusu tutarların poliçe limitinden tenzil edilmesi gerekmektedir. Zira Müvekkil Sigorta Şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ZMMS poliçe limitleriyle sınırlıdır.Dava dilekçesine konu edinilen zarar; gerçekte belirli veya belirlenebilir bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasının şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuki yarar yokluğudur. ........ A.Ş.’nin merkezi İstanbul ili, Sarıyer ilçesinde yer almakta olup, sigorta şirketlerine yönelik davalar, sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır. Yetki itirazımız mevcuttur. Davalı sigorta şirketinin tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketine başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığını, dava konusu olaya ilişkin olarak kusur ve zarara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Mahkememizce dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak kusur ve değer kaybına ilişkin adli trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişisinden rapor alınmış, 16/09/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Davalı ........ A.Ş. tarafından sigortalanan, ........ plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ........'ın 2918 Sayılı KTK’ nun 46/b ve c, 53/a-2 ve 56/ a-2 maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...... adına kayıtlı ........ plaka sayılı otobüsün dava dışı şoförü Mustafa IŞIK’ ın kazanın oluşmasına etki edecek kural ihlalinin, kusurunun bulunmadığı, ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybının kaza tarihinde 50.000,00 TL olduğu, davacının davalının kusur oranına göre talep edeceği miktarın 50.000,00 X %100 = 50.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 100 TL olarak talep ettikleri dava değeri arttırdıklarını ve 50.000 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği,17/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 21/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ ile 50.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 17/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı bedeli tazminatının fahiş olduğunu, hükme esas alınan mezkur raporun herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanmamakta olup gerekçesiz ve denetime elverişsiz bir rapor mahiyetinde olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklanan tazminat sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ZMMS poliçesi limitleriyle sınırlı olduğunu, huzurdaki davada müvekkili şirketin yapılan ödeme sebebiyle temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaat durumunda dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, aksi kanaat durumunda ise dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketinin hesaba itirazında; Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen 16/09/2025 tarihli rapor usul ve yasaya uygun olup itirazın reddi gerekmiştir. Bunun dışında; davacı tarafça, davalı sigorta 06/01/2025 tarihinde başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası temerrüt oluştuğu, mahkemece temerrüt tarihini 17.01/2025 olarak kabul edilmesinde, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmış ve davalının teminat limiti ile sorumlu tutulmuş olmasına göre, davalının sair istinaf itirazları yerinde değildir. Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL harç giderinin davalı ........ Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 03/04/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.