İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/07/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyad…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/07/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un kızı, davacı ...'ın kardeşi olan müteveffa ...'un ... Üniversitesinde öğrenci iken yine müteveffa ... ile birlikte davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile gittikleri düğünden dönerken geçirdiği kaza sonucunda vefat ettiğini, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalının 9 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, hemşirelik okulunda okuyan müteveffanın yaşasa annesi olan davacı ...'e hemşire geliriyle destek olacağını, davacının sigorta şirketine başvuru yaptığını ve sigorta şirketi tarafından kısmi bir ödeme yapıldığını, kaza nedeniyle davacıların ve müteveffanın babası olan dava dışı ... 'un psikolojik olarak yıkıldıklarını ve aile birliklerinin dağıldığını, arabuluculuk başvurusundan da anlaşma sağlanamadığını, davacı ... için belirsiz alacak davası niteliğinde ve ileride raporlar doğrultusunda artırmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100,00 TL mutad cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Hiz. Ltd. Şti'den 08/05/2016 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 11/04/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; dava dilekçesinde 1.000,00 TL talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarının davalı sigorta şirketi yönünden 160.037,47 TL'ye, diğer davalılar yönünden 470.350,25 TL'ye çıkardıkları beyan etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkiline dava dilekçesi ve tensip zaptı usule uygun olarak tebliğ edilmediğinden davaya cevap dilekçesini sunamadığını, yetki, görev, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı, bununla birlikte manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup miktarının belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin hukuka aykırı olduğunu, faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketlerinin iptal kararı öncesinde Karayolları Trafik Kanunu 90. maddesi doğrultusunda akdetmiş olduğu poliçelerde geçen şart ve hükümlerin iptal kararına dayanılarak geçersiz olduğunu kabul etmenin haksız olacağını, işletenin tazminat sorumluluğu ile sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun kapsamının farklı esaslara tabi kılınması, sorumluluklarının dayandıkları esasların farklı olması nedeniyle kaçınılmaz olduğunu, iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı tarafa 34.816,00 TL destekten yoksun kalma tazminat ödemesi yapılmış olmakla davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere öncelikle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması gerektiğini, müteveffanın ehliyetsiz ve alkollü araç sürücüsü aracında yolculuk etmekte müterafik kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, kabul manasında olmamakla birlikte müvekkili şirketin zararının teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, gerektiğini, faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Hizmetleri Limited Şirketine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı ...'un çocuğunun ölümü ile destekten yoksun kalma zararının doğduğu kanaatine varıldığından ... tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden mahkemece ayrı ayrı % 20 oranında hatır taşıması ve müteveffanın alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ...’un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden destek zararı olan 301.024,16 TL tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren ve davalı ... ve ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 08/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 160.037,47 TL ile sınırlandırılmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların murisinin ölümü nedeniyle duyacakları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların ölene olan yakınlığı, zararın ağırlığı ve müteveffanın müterafik kusur oranı göz önünde tutularak, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nden 08/05/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin hükmettiği bilirkişi raporuyla tespit edilen bakiye destekten yoksun kalma tazminatı miktarı hakkında, davalıların temerrüt tarihlerinin tespitine ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları istinaf talepleri bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu yargılama gideri, faiz, vekalet ücreti kalemleri yönünden teminat limitiyle sınırlandırılması usul ve yasalara aykırı olduğunu, söz konusu faizin teminat limiti dışında olduğunu, sigorta şirketinin hak sahibine hakkını ödemeyerek temerrüte düştüğünü ve kusurlu olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının icra edilmesinin pratikte imkansız olduğunu, müteselsil borçluların sorumlu oldukları miktar ve oranların belirsiz olduğunu, ayrıca tahsilat aşamasında hangi borçtan ne kadar düşüleceğinin de göz önünde bulundurulduğunda kararın icrasında tereddüt oluşturacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, somut olayda olayın oluş biçimi, kusur durumu, olayın özellikleri, sosyal ve ekonomik olgular birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ve hakkaniyet ilkesi ile de örtüşmediğini, destekten yoksun kalma tazminatının eksik ve hatalı hesaplamalar neticesinde değerlendirilmesinin yanında yasal indirim sebeplerinin de göz ardı edildiğini, alacaklının parayı peşin ve erken almasından doğan faydaları tazminat miktarından indirileceğini, bu kanuni indirim sebebinin gözetilmeden tazminat miktarının hesaplanmasının, müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebep olacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararın son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere dosya kapsamında sunulan tüm beyanlara rağmen mevzuata aykırı hesaplama üzerinden karar verilmesinin haksız olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmasının %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmamasının açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisi hesaplamada gözetilmesi ve aktüeryal hesaplama yöntemi kullanılmaması gerektiğini, hesaplama yapılması başvuran tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde fahiş tazminatlar ödenmesine ve bu suretle gerçek zararın çok üzerinden kazanımlar elde edilmesine yol açacağını, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteğinin ispatlanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacıların zararının tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faizin yasal faiz olması gerektiğini ve hükmedilen tazminatın kaza tarihinden itibaren olmasının yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar, davacılardan ...'in kızı, ...'ın kardeşi destek ...'un 08/05/2016 günü, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada alkollü sürücünün aşırı hız ve dikkatsizliği nedeniyle tek taraflı trafik kazasına karışması sonucunda vefat ettiğini beyanla uğradıkları maddi ve menevi zararın tahsilini talep etmişler, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2017 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ..., bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan TCK.'nun 85/2, 22/3, 53/6 maddeleri gereğince 9 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve hükmün istinaf aşamasında geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). 1-Davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden hükmün usulen kesinleştiği anlaşılmış, bu itibarla istinaf incelemesi davacılar ve davalı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yapılmıştır. 2-Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesine göre davadan önce yapılan uzlaşma veya anlaşmayı içeren sözleşmenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunludur. Somut olayda, davacılara davadan önce bir kısım ödemeler yapıldığı anlaşılmış, bu ödemeler nedeniyle dosyaya istinaf aşamasında sunulmuş ibraname başlıklı bir belge bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi, yargılama aşamasında 12/10/2016 tarihinde 34.816,00 TL ödeme yaptığını savunmuş, istinaf dilekçesi ekinde 05/10/2016 tarihli "tazminat makbuzu ve ibraname" başlıklı bir belge sunmuştur. Davalının sunmuş olduğu belgede ... mirasçıları annesi ... için 19.027,00 TL babası ... için 15.789,00 TL ödeme yapıldığı ve "iş bu tazminatı almakla ... Sigorta Şirketi'nde hiçbir hak ve alacağımız kalmadığından, zimmetini tamamen sigortalı araç sahibini ödene tazminat kadar kayıtsız şartsız gayri kabili rücu olarak İbra ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim." şeklinde ibra ettiğini beyan etmiştir. Dava öncesi sigorta şirketi tarafından zarar görene yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ileri sürülmüştür. Somut olayda, davacıya davadan önce bir kısım ödeme yapıldığı anlaşılmış, bu ödeme nedeniyle dosyaya istinaf aşamasında sunulmuş ibraname mahiyetinde bir uzlaşma veya anlaşma belgesi bulunmaktadır. Ödeme tarihinin 12/10/2016 tarihi olduğu dikkate alınarak sigorta şirketinin yaptığı bu ödemenin davalı sürücü ...'a sirayet edip etmeyeceği ilk derece mahkemesince değerlendirilmeden ve ibraname dosyaya getirtilerek ibraname veya makbuz niteliği tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri miktarlarının açıkça hükmü fıkrasında yazılarak gösterilmesi yerine, mahkemece hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde ve yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin kapsamı dışında kaldığı gözetilmeden hükmün fer'ileri yönünden karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin hükmün fer'ilerine yönelen, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin ibraname ve ödemeye yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, taraf vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacıların davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. hakkındaki usuli kazanılmış haklarının korunmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin hükmün fer'ilerine yönelen, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin ibraname ve ödemeye yönelen istinaf istemlerinin ayır ayrı KABULÜNE, 2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 06/07/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yeniden verilecek kararda davacıların davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. hakkındaki usuli kazanılmış haklarının korunmasına, 4-Taraf vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (80,70 TL + 2,652,34 TL) 2.733,04 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 7-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 8.556,25 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 8-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Denizli 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK.36 madde uyarınca bu davalıya iadesine, 9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...