7. Hukuk Dairesi 2006/1949 E., 2006/1955 K. 7. Hukuk Dairesi 2006/1949 E., 2006/1955 K. - KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - USULSÜZ TEBLİGAT- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler …
7. Hukuk Dairesi 2006/1949 E., 2006/1955 K. **7. Hukuk Dairesi 2006/1949 E., 2006/1955 K.** **- KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - USULSÜZ TEBLİGAT**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dayanılan tapu kayıtlarının maliklerinden Eşe çocuğu A… ….., C… ……. ve M… ….. ile M… …… oğlu C… ……'ten olma M… …….'e dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun biçimde tebliğ edilmemiştir. Hal böyle olunca adı geçenlere sözü edilen yasanın 35.maddesi hükmü uyarınca yapılan tebligatlarda geçersizdir. Gerçekten 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılabilmesi için ilgiliye daha önce yöntemine uygun biçimde tebligat yapılması, ilgilinin adres değişikliğini merciine (mahkemeye) bildirilmemiş olması gerekir. Dosya içerisinde bu konularda herhangi bir bilgi ve belgede yoktur. Bu olgular eşliğinde, somut olaya bakıldığında, davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşmadığı kuşkusuzdur. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde, öncelikle, az yukarıda adı geçen tarafların tebliğe adresleri zabıta aracılığıyla belirlenmeli, ölenler var ise, mirasçıları ve onlarında tebliğe elverişli adresleri saptanmalı, kendilerine dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalıdır. Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmadığı gibi iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita da, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen harita ve eki raporda yetersizdir.