T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/334 Esas KARAR NO : 2025/1671 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/200 Esas - 2022/935 Karar TARİHİ: 26/10/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/334 Esas KARAR NO : 2025/1671 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/200 Esas - 2022/935 Karar TARİHİ: 26/10/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının dilekçede belirtilen adresinde 25.12.2020 akşamımda hırsızlık eyleminin gerçekleştiğini, yaşanan bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çekinin, bir miktar paranın ve ziynet eşyalarının çalındığını, hırsızlık olayı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/111766 Sorüştürma dosyasının açıldığını, hırsızlık eylemi ile ilgili bazı şüphelilerin söz altına alındığını, çeklerin ortaya çıkmadığını, saycılık soruşturmasının devam ettiğini, davacının elinde iken kaybolan hamili/lehdarı bulunduğu eklerle ilgili olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/988 E. sayılı dosyasıyla ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından çek iptali davasının açıldığını, dava dosyasına çek bedellerinin %15i oranında teminat yatırılarak çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararının verildiğini, bu kararın ilgili bankalara müzekkere ile bildirildiğini, dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından iptal davasına konu edildiğini, dava dışı cirantanın ... İnşaat ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti.'den yapılan ticaret karşılığında teslim alınan keşidecisi ... olan ... A.Ş.'nin Bostancı şubesine ait 9127881 numaralı 27.02.2021 tarih 25.000,00 TL bedelli çeke de ödemeden men kararının işlendiğini, davacının hamili/lehtarı olduğu çeklerin ticari ilişkisi olduğu diğer firmalara verilmek üzere cirolu ve imzalı bir şekilde kasasında muhafaza edilmekte iken kimliği belirsiz kişilerce çalındığını, ekli faturalardan ve çek teslim bordrolarından da görüleceği üzere dava konusu çekin gerçek bir ticaret karşılığında dava dışı ... İnşaat ve Yapı Malz. Ltd. Şti."nden teslim alındığını, dava konusu çekin davalı tarafından ... A.Ş. Güneşli şubesine ibraz edildiğini, çeki taraflarına teslim eden ... İnşaal ve Yapı Malz. Ltd. Şti. ile çeki bankaya ibraz eden davalı arasında her hangi bir ticari ilişkinin olmadığını, bu nedenle davacıdan sonra çekin üzerinde ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı şirketinde çek bakımıtıdan yetkili hamil sıfatına haiz olmadığını, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunu, davalı firmanın İkitelli OSB'de gerçekleştirilen başka bir hırsızlık sonucu çalınan çekin yetkili hamili olarak da artaya çıktığını, ... ... firmasının yetkili hamil sıfatıyla hırsızlık suçundan kaybolan bir çeke ilişkin icra takibini yaptığını, (İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... P. sayılı icra ödeme emri) bu çekin çalındığı, hırsızlık suçu ile ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/39212 dosyasından soruşturmanın sürdüğünü, davacının çalınan tüm çeklerinin davalırın elinden çıktığını, çeklerden keşidecisi ...Yapı İnş. Ltd. Şti. olan ... Bank A.Ş. Sefaköy şubesine ait ... Numaralı 31.01.2021 terihli 14.000,00 TL bedelli çekin de davalı firma tarafından bankaya ibraz edildiğini ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün... B. sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davacının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından davaya konu çek bakımından teminat yatırıldığını, işbu dava bakımından da teminat yatırılması ihtimalinde aynı çeke ilişkin mükerrer bir teminatın söz konusu olacağını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen yargılama kapsamında Ticaret sicil Gazetesinde “davaya konu çekleri elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde ibraz etmeleri aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususu” ihtar olunmuş olup hali hazırda davalırın bahse konu çek iptal davasına müdahil olması ve çek bakımından yetkili hamil olduğunu ispat etmesinin gerektiğini, henüz icra takibine konu edilmeyen dava konusu çekin icra takibine konu edilmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesinin çok elzem olduğunu, davalının çalıntı çek bakımından yetkisiz hamil olduğunu, dolayısıyla davacının kendisinden sonra gelen yetkisiz cirantalarda herhangi bir ilişkisinin söz konusu olmadığını, ... A.Ş, Bostancı Şubesine ait 9127881 numaralı 27.02.2021 tarihli 25.000,00 Tı. bedelli çekin yetkili hamil olan davacının rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebi ile icra takibine konu edilmesinin tedbiren dürdürulmasını, çekin yetkili hamitinin davacı olduğunun/talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, davacının yetkili son hamil olduğu, takibe konu çekin davacı lehine istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dava konusu çekin çalınması suretiyle zayi edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çek zayi davalarının büyük çoğunluğunun işbu sebeple açıldığını, çeklerin kargo şirketleri tarafından dahi kabul edil lmediği bilinmesine rağmen görülmekte olan çoğu davada çeklerin kargoda çalındığının iddia edildiğini, bu hususun közü niyetli davacıların sıklıkla başvurduğu ve çalındığını kesin deliller ispat edemedikleri bir yol olduğunu, davacı şirket açısından ağır kusur teşkil eden bir fiilin söz konusu olduğumu, bu sebeple davacı tarafın kusurlu eylemiyle zarar oluşumuna tek başına sebebiyet verildiğini, bu sebeple dayacının oluşan zararın tamatında tek başına sorumlu olduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca iyi niyetli meşre hamil olan müvekkiline karşı işbu davanın dinlenemeyeceğini, sebebiyet verdiğini, asıl zarar görenin itibari ile alacağına kavuşamayan müvekkili olduğunu, davacının müvekkilinin köti niyetli ve ağır kusurlu olduğunun şifai ve tahmini beyanlarla değil kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, alacağına kavuşamayan müvekkilinin dilekçe metninde yer alan kanun Maddesi uyarınca iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının çek iptali davasına açıldığına yönelik itirazınm yersiz olduğunu, sözü edilen muhatabının müvekkili olmadığını, işbu davanan tek taraflı olarak açılmış çek iptal davası müvekkilinin yetkili hamil olup kendisinin taraf olmadığını, hasımsız olarak açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı tarafın İİK m.72 uyarınca %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/10/2022 tarih ve 2021/200 Esas - 2022/935 Karar sayılı kararında;"...Dava, çeke ilişkin istirdat talebine yöneliktir.Davacının dava dilekçesinden özetle;25.12.2020 tarihli hırsızlık eyleminden kaynaklı 50 adet müşteri çekinin çalındığını, Bakırköy CBS 2020/111766 soruşturma dosyasının açıldığını, dava konu çeke ilişkin Bakırköy 5 ATM'nin 2021/7 esas sayılı dosyasında kıymetli evrakın iptali davasının açıldığını, dava dışı ciranta dava dışı cirantanın ... İnşaat ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan ticaret karşılığında davaya konu çekin teslim alındığını, çekin davalı tarafça ibraz edildiğini, dava dışı ... İnşaat ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında ticari ilişki olmadığını, davalı şirketin hırsızlık sonucu kaybolan tüm çeklerde yetkili hamil olarak çıktığını, davalının çekleri iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu, davalının ticaret sicil gazetesindeki ve mersiste ilan edilen adresteki şirket merkezi adresinde herhangi bir ticari faaliyetinin mevcut olmadığını yetkili hamilin davacı olduğunun tespiti ile çekin istirdatını talep ettiği,Davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinden özetle; arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, dava şartı yokluğunun bulunduğunu, davacının dava konusu çekin çalındığı hususunu ispat edemediğini, davacını basiretsiz ve ağır kusurluyla oluşan zararlardan tek başına sorumlu olduğunu, davalının davaya konu çekte haklı ve iyiniyetli hamil olduğunu, çekin zayi edilmesinin iyiniyetli hamil olmaya engel teşkil etmediğini, davacının çekin kötüniyetle iktisap edildiğini kesin deliller ile ispat etmesi gerektiğini, çek iptali davasının takip alacaklısının takip hakkını engellemediğini, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu çekin davacının işyerinde çalınıp çalınmadığı davacının yetkili hamil olup olmadığı TTK 790 madde şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu,Dosyanın yapılan incelemesinde; iş bu davanın çek istirdatı talebine dayalı olduğundan arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, davaya konu çekin ön ve arka yüz görüntüsünün bankadan celp edildiği, keşidecisinin ..., hamiline şeklinde düzenlendiği, ilk cirantanın ... , ikinci cirantanın öncel yapı, 3. Ciranta'nın ... inşaat ve Yapı Malz. Şirketi, olduğu, sonraki cirantaların ..., ... Tekstil Triko ve ... ... şirketine ait olduğu, davaya konu çekin İstanbul 26. İcra Müdürlüğ'ünün ...esas sayılı icra dosyasına konu olduğu,Davaya konu çekin Bakırköy 5 ATM'nin 2021/7 esasında kayıtlı kıymetli evrakı iptali dosyasına konu olduğu, davalı tarafın bu dosyada sunduğu 09.09.2021 tarihli dilekçe ile tablo halinde 14 adet çeke ilişkin müdahale talebinde bulunduğu, bu çeklerin keşide/vade tarihlerinin 2021 yılı 2. Ay, 3. Ay, 4. Ay, 5.aylara yönelik olduğu, 25.12.2020 tarihinde Seyitnizam ... numarada davacı adresindeki hırsızlık olayına ilişkin şikayette bulunulduğu, davaya konu çekinde bulunduğu bir kısım çeklere ilişkin şikayette bulunulduğu, davacının 51 adet çeke ilişkin çek bilgileri de belirtilerek şikayette bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin ifadesinin Bakırköy CBS 2020/111766 soruşturma dosyasında alındığı, soruşturma dosyasının celp edildiği,Dava dışı keşideci ...'nin 28.05.2021 havale tarihli dilekçe sunduğu, dilekçesinde icra dosyasına konu borcun tamamının ödendiğini, icra dosya alacaklısını tanımadığını, çekin ... firması tarafından davacıya verildiğini beyan ettiği, Bilirkişi ...'den 08.10.2021 tarihli raporun alındığı, bilirkişi raporunda, davacının 2020 yılı ticari defterlerinin incelendiği lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı tarafın ticari defterleirni vergi denetim kurulunda olması nedeniyle ibraz edemediğini, davaya konu çekin 21.11.2020 tarihinde davacı tarafın defterine kayıtlı olduğunu belirttiği,İstanbul Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkanlığının 11.10.2021 tarihli yazı cevabında, davalı kurum yetkililerinin 2020 yılı dönem faturalarının ibrazının yapıldığını, müfettişlikçe yapılan araştırmada davalı kurum hakkında "sahte belge düzenleme tespiti " yapıldığının belirtildiği, Vergi Denetim Daire Başkanlığından gelen 2022-A-8934/22 nolu rapor sayısının davalı şirketin 2019,2020,2021,2022 dönemi sahte belge düzenlenip düzenlenmediği hakkında olduğu, raporun sonuç kısmında , raporun 1V'üncü bölümünde yapılan açıklamalar neticesinde davalı şirket hakkında münhasıran sahte belge düzenleyicisi olduğu veya olmadığının kesin bir şekilde ortaya konulamadığını, raporun 4.2 bölümündeki açıklamalar sonucunda davalı kuruma mal ve hizmet sattığını beyan eden mükellef nezdinde "sahte belge düzenleme " yönünden inceleme ve sevk işleminin müfettişlikçe yapılacağını, davalı hakkında 2019 ve 2020 hesap dönemine ilişkin 7326 sayılı kanunun 5/9-b maddesi uyarınca Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğünce tahakkuk ve ödeme planı oluşturulmasını belirttiği, yine Vergi Denetim Başkanlığı'nın 2022-A-8934/24 nolu raporunun davalışirket yetkilisi hakkında 213 sayılı VUK'nun 359/b maddesinde belirtilen sahte belge kullanma fiili nedeniyle 367. Maddeye istinaden suç duyurusunda bulunulduğu,Bakırköy 3 ATM 'nin 2021/482 esas ile 20222/291 karar sayılı kararındaki dosya tarafların iş bu dosya tarafları ile benzer olduğu, mahkememiz dosyasında yer almayan diğer iki ciranta olan ... ile ... Triko'nun diğer dosyada davalı taraf olarak yer aldığı, mahkeme gerekçesinde Bakırköy 6 ATM'nin 2021/515 esas, Bakırköy 7 ATM'nin 2021/387 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/487 esas, Bakırköy 1 ATM'nin 2021/492 esas, Bakırköy 3 ATM'nin 2021/520 esas, 2021/746 esas , 2021/767 esas 2020/592 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/554 esas , Bakırköy 4 ATM 2020/457 esas sayılı dosyalarında davaya konu çeklerin aynı yada benzer ciro silsilesiyle yer aldığının belirtildiği, menfi tespit ve istirdat talebinin kabulüne karar verildiği, Bilirkişi ...'den 23.09.2022 tarihli raporun alındığı, bilirkişi raporunda, davacının 2020 yılı ticari defterlerinin incelendiği lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı tarafın 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğunu, tarafların ticari defterinden aralarında ticari ilişki olmadığı, çekin 21.11.2020 tarihinde çek giriş bordrosu ile davacının defterlerine alındığı, çekin 30.12.2020 tarihinde davalı taraf kayıtlarında yer aldığı, bordroda davalı ile ... Triko bu şirketin kaşe ve imzasının olmadığı, davalının muavin defter kayıtlarında 2020 yılı 2. Ayından itibaren ... Triko şirketine mal satışına ilişkin fatura ile çek ile ödemeye ilişkin kayıtların yer aldığı, davalı ile ... Triko şirketi arasında 2020 yılı için fatura ile satış miktar toplamının 5.317.684,71 TL olduğu, ödemelerinde sadece çek ile yapıldığı çek giriş toplam miktarınında 5.317,684,71 TL olduğu, davalı şirketin ... triko şirketine düzenlediği e-arşiv faturalarının üzerinde irsaliye ve veya teslim tesellüme ilişkin belgelerin olmadığı, bunun nedeninin davalı tarafça raporda faturada belirtilen ürünlerin depolarından ya da davalının satın almış olduğu firmalardan alıcı tarafından kendi araçları ile teslim alındığından irsaliyenin düzenlenmediğinin belirtildiği, raporda davalının beyanı ispatlayacak herhangi bir dayanağın sunulmadığı, davalı ile ... Triko arasındaki cari hesaba konu faturaların ispata muhtaç olduğunun belirtildiği, Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu uyuşmazlığın çekten kaynaklı yetkili hamil olunduğundan bahisle çek istirdatı talebine ilişkin olduğu, yargılama sırasında keşideci tarafından çek bedelinin icra dosyasına yatırıldığı, iş bu davada ispat yükün davacı tarafta olduğu davacı tarafın çekin yetkili hamili iken çekin çalındığını, davalının kast ya da ağır kusur ile çeki iktisap ettiğini yetkili hamil olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın çek üzerinde cirosu ile kaşe ve imzasının bulunduğu, çekin davacı taraf ticari defterine 21.11.2020 tarihli tahsilat makbuzuyla kayıtlı olduğu, davacının işyerinde 25.12.2020 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığı, bu olaya ilişkin kapsamlı soruşturma dosyasının devam ettiği, çekin davalı taraf ticari kayıtlarına 30.12.2020 tarihinde girdiği, davalının 2020 yılı ticari kayıtlarına ilişkin vergi incelemesi geçirdiği, 2022-A-8934/24 nolu raporunda davalı şirket yetkilisi hakkında 2021 yılında sahte belge kullanılması iddiasına dayalı Vergi müfettişliğince suç duyurusunda bulunulduğu, davalı şirket ile önceki ciranta arasında cari hesaba konu faturaların ispata muhtaç olduğu, Bakırköy 3 ATM 'nin 2021/482 esas ile 20222/291 karar sayılı kararındaki dosyadaki, Bakırköy 6 ATM'nin 2021/515 esas, Bakırköy 7 ATM'nin 2021/387 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/487 esas, Bakırköy 1 ATM'nin 2021/492 esas, Bakırköy 3 ATM'nin 2021/520 esas, 2021/746 esas , 2021/767 esas 2020/592 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/554 esas , Bakırköy 4 ATM 2020/457 esas sayılı dosyalarında davaya konu çeklerin aynı yada benzer ciro silsilesiyle yer aldığı, davalı tarafın defterinde çek girişlerinin 2020 yılı 2. Ayından itibaren başladığı ve devam ettiği hususları birlikte dikkate alındığında, her ne kadar çek illetten mücerret ise de davalının basiretli tacir olarak daha önce hırsızlık, ödeme yasağına konu çekleri edinmiş olmasının basiretli tacir davranışı ve basiretli tacirin göstermesi gereken özen ve ihtimam ile uyumlu olmadığı, nitekim davalı hakkında vergi incelemesi yapıldığı ve sahte belge düzenlenmesine ilişkin Vergi Müfettişliğince suç duyurusunda bulunulduğu, davalı tarafın kendisinden önceki ciranta ile ticari ilişkine konu faturalarında teslimi hususunun ispata muhtaç olduğu, soruşturma dosyasına konu çeklerin aynı yada farklı cirolar ile davalı uhdesinde yeterli araştırma yapılmadan bulunmasının basiretli tacir davranışıyla uygun olmadığı, davalı tarafın bu nedenlerle davaya konu çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu, ve yetkili hamil olmadığını değerlendirilerek davacının menfi tespit ve çekin isitrdatı davasını ispat ettiğinin değerlendirildiği, (emsal İstanbul BAM 12 HD2018/1227 esas, 2020/321 karar, aynı dairenin 2018/1547 esas, 2020/471 karar, Yargıtay 11 HD'nin 2020/5570 esas 2021/4450 karar sayılı ilamları), davacının yetkili hamil olduğunun tespiti yapıldığından icra dosyasına ödenen çek bedelinin davacı tarafa ödenmesi gerektiği, istirdat davasında İİK 72 kapsamında düzenlenen tazminatların talep edilemeyeceği, bu tazminat taleplerinin menfi tespit davasında istenebileceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. " gerekçesi ile, ''1-Davacı ... ... tarafından davalı ... ... TEKSTİL SAN. TİC. LTD. ŞTİ. aleyhine açılan çek istirdat davasının kabulü ile ... A.Ş. Bostancı Şubesine ait ... seri numaralı 27/02/2021 keşide tarihli, İstanbul keşide yerli, 25.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... olan hamiline düzenli çekin, yetkili hamilinin davacı olduğunun tespiti ile davaya konu çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, -İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yatan paranın davacıya ödenmesine,2-Yasal şartları oluşmadığından davacının ve davalının tazminat talebinin reddine, 3-Karar kesinleştikten 1 ay içerisinde tazminat davası açılmadığı takdirde HMK.392(2) gereğince teminatın iadesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla ile davacı vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece işbu davada ispat yükü taraflarına yüklenerek ve hukuka aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, davacının işbu davada yetkili hamil olduğunu ispatlamanın yanında davalı müvekkilin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu da ispat yükü altında olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda zorlama ve hatalı ifadelere yer verilmişse de görüleceği üzere davacı tarafından bu hususun ispat edilemediğini, Bilirkişi ... ... ile ... şirketi arasında ticari ilişki olmadığı gerekçesiyle taraflar arasında ticari kayıtlar bulunmadığının tespit edildiğini, bunun gayet normal olduğunu, zaten davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, kambiyo senedinden de görüleceği üzere taraflar arasında cirantaların mevcut olduğunu, Bilirkişinin iddialarının aksine ... ... ile ... Triko arasında ticari ilişki ve çek giriş kayıtlarında kaşe ve mühre ihtiyaç olmadığını, ticari hayatta defterlerin bu şekilde tutulmakta olduğunu, bilirkişi tarafından zorlama ifadelerle aleyhe rapor oluşturma çabasına girişildiğini, Bilirkişiye irsaliye faturalarıyla ilgili bilgi mail yolu ile iletilmesine rağmen söz konusu raporda irsaliye faturalarının düzenlenmediği ve bu sebeple faturaya konu falan tesliminin ispata muhtaç olduğu yönündeki değerlendirmenin dayanaktan yoksun olduğunu, İlgili faturalarda belirtilmiş olan ürünlerin müvekkilin 'Bağlar Mah. Osmanpaşa Cad. ... Bağcılar / İstanbul' adresindeki deposundan ve satın almış oldukları firmaların depolarından alıcı tarafından kendi araçları ile teslim alındığını, VUK’nun 230. maddesinin 5 numaralı bendi kapsamında irsaliye düzenlenmediğini, söz konusu malların satışlarının vergi dairesine bildirildiğini, bu durum karşısında davada ispat yükünün çekin istirdatına ve borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait olduğunu, aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağını, Vergi inceleme raporuna yönelik mahkeme değerlendirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, söz konusu raporun davalı müvekkil tarafından sunulduğunu, söz konusu şikayetlerin zaten ilgili süreçte davacılar tarafından yapıldığını, söz konusu vergi inceleme raporunda sahte fatura düzenlemeye yönelik tespit yapılmadığını, müvekkilin tek bir faturadan dolayı hakkında sahte fatura kullanımından yapılan tespitin müvekkilin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde müşterilerinden birinin sahte fatura düzenlenmesinin kusurunun müvekkile yüklenemeyeceğini,Ülkemizde ileri tarihli çek uygulaması olduğunu, müvekkilden önceki cirantanın kusurunun müvekkile yüklenemeyeceğini, müvekkilin söz konusu çeklerin defterlerine kayıt tarihinin 2020 yılı olduğunu ve vadesinin 2021 tarihli olduğunu, işbu davaların müvekkile 2021 tarihinde çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ikame edilmeye başlandığını, üst cirantadan edinme tarihinde çekler hakkında müvekkillin ciranta hakkında bu çeklerle ilgili işlem yapıldığından bilgisi olduğunun düşünülemeyeceğini ve müvekkili basiretsiz tacir durumuna da düşürmeyeceğini, müvekkilin basiretsiz tacir olduğu ancak ve ancak edinme tarihinde ilgili şirketten alınan çeklerin karşılıksız ve davalı olduğunu bilerek iş yapması ve çek almaya devam etmesi halinde mümkün olacağını, bu nedenle birden çok menfi tespit davası ikame edilmesinin müvekkilin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, İşbu davada ispat yükünün taraflarına ait olmadığını, ilgili defter incelemesinin işbu davada iyi niyetli meşru hamil yönünden etkisinin bulunmadığını, buna rağmen iyi niyetli olarak müvekkil tarafından defterlerin ibraz edildiğini, bilirkişi incelemesinin davacının defterleri üzerinde yapılarak çek kayıtlarının varlığı üzerine bir inceleme olduğunu, davacının işbu davada çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu hususta çekin kötü niyetle ve ağır kusurla iktisap edildiğini davacının ispatlayamadığını, bu durum karşısında davada ispat yükünün çekin istirdatı ve borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait olduğunu ancak davacının davasını ispat edemediğini, iyi niyetli meşru hamil olan müvekkile karşı davacının diğer hamiller ile kendi arasında olan hırsızlık olayı da dahil hiçbir ihtilafı def'i olarak ileri süremeyeceğini, Söz konusu davada davacı tarafın anlatımlarının dava konusu çekin çalınarak piyasaya kullanılmış olduğu temeline dayandığını, beyanlar doğru ise bu noktada müvekkil ile davacının hırsızlık olayının mağdurları olduğunu, sorunun hukuki olarak çözümünün çeki çaldıran davacının mı yoksa çalıntı çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi konumundaki müvekkilin mi menfaatinin korunacağı noktasında olduğunu, iyi niyetli olması kaydıyla çeki elinde bulunduran müvekkilin menfaatinin öncelikle korunması gerektiğini, Davacı tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmamış olmasına rağmen yerel mahkemece aleyhe 1.320,00 TL arabuluculuk ücretine hükmedildiğini, işbu kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davacının elinden hırsızlık sonucunda çıktığı iddia edilen çekin istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. Maddesi , "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmünü içermektedir.Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlanmalıdır.Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda, davacı tarafından dava konusu çekin kendisinden önceki ciranta ... İnşaattan tahsilat makbuzu ile mal sevkiyatı karşılığı alındığının ve bu şirket ile aralarında cari hesap ilişkinin bulunduğunun tespit edildiği, çekin davacı tarafından ciro edilmeksizin davacıya ait kasadan başka menfi tespit ve istirdat dava dosyalarına konu çekler, para ve ziynet eşyası ile birlikte çalındığı, hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin soruşturmanın devam ettiği, keşideci tarafından dava konusu çekin yetkili hamilinin davacı olduğuna ve davacı lehine istirdadına ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu, davacının ticari kayıtlarına göre dava konusu çekin yetkili hamili olduğunun ve çekin rızası hilafına elinden çıktığının davacı tarafından ispat edildiği, davacı tarafından davalının kötü niyetinin ispatı için savcılık soruşturma dosyası, davacının kasasından çalınan çekler ile başka hırsızlık eylemleri sonucunda ele geçirilen çeklere ilişkin açılan menfi tespit, istirdat ve soruşturma dosyalarına ve Uyap kayıtlarına dayanıldığı, söz konusu kayıtlar incelendiğinde davacının taraf olduğu farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği, davaya konu olayın şekliyle çok benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalının eline geçmesi nedeniyle anılan davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit/ çekten kaynaklanan davalarda aleyhine kararlar verildiği, davalı tarafından dava konusu çeki kendisine ciro eden ... Triko'ya çek karşılığında düzenlediği fatura/faturalara konu malları teslim ettiğini yazılı olarak ispat edemediği, bu ciranta hakkında vergi incelemesinin devam ettiği, davalı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda sahte belge düzenleyicisi olduğu veya olmadığının kesin bir şekilde ortaya konulamadığı belirtilmiş ise de, davalının mal alıp sattığı diğer mükelleflerin büyük bir kısmı hakkında sahte belge düzenleme/kullanma vergi incelemesinin bulunduğu, davalı hakkında sahte belge kullanma suçu yönünden vergi suçu raporu düzenlendiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak yargılama sırasında çek bedelinin dava dışı keşideci tarafından ödenmesi ve çekin keşideciye iade edilecek olması karşısında Mahkemece sadece ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi gerekirken çekin istirdadı yönünde de hüküm kurulması isabetli olmamıştır.İş bu davanın konusunun istirdat davası olması ve istirdat davalarında haksız çıkan taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında Mahkemece kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde olup davacı vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava tarihi itibariyle çek istirdadı davasının arabuluculuk dava şartına tabi olmaması sebebiyle davacı tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunulmamasına rağmen Mahkemece davalı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi dosya kapsamına uygun olmamış ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen ve usulen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN ve USULEN KABULÜ İLE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2021/200 Esas- 2022/935 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle 3-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu çek bedelinin yargılama sırasında ödenmesi sebebiyle İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yatan paranın davacıya ödenmesine, -Yasal şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, -Karar kesinleştikten 1 ay içerisinde tazminat davası açılmadığı takdirde HMK.392(2) gereğince teminatın iadesine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 1.707,75 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.648,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 118,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.045,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 11-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 78,00 TL posta gideri toplamı olan 298,70 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.