11. Hukuk Dairesi 2009/858 E. , 2010/6919 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/308-2008/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/858 E. , 2010/6919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/308-2008/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline su basma rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın çökmesi sonucu taşan suların sigortalı işyerine girdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 69.250 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, sel ve su baskını rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınan işyerinde meydana gelen zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, mahkemece, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, HUMK’nun 202/2. maddesi gözetilerek, davalının zamanaşımı savunması üzerine durularak, olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, doğrudan işin esasına geçilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.