İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/10/2025 YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 20/08/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı ..... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçe…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... (...) ÜYE : .... (...) ÜYE : .... (...) KATİP : .... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 20/08/2025 NUMARASI : ... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF DAVALI : 1-..... VEKİLİ : Av.... DİĞER KARŞI TARAF DAVALILAR : 2-..... 3-..... VEKİLİ : Av.... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/10/2025 YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 20/08/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı ..... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesi ile, dava dışı şirkette müvekkilinin %25 oranında hisse sahibi olup, 10.02.2025 tarihine kadar şirket yetkilisi de olduğunu, 10.02.2025 tarihli genel kurulda, ....., ..... ve .....'in şirket yetkilisi olarak seçildiğini, şirketin finansal durumunun özellikle Lütfi Bilir ve aynı zamanda şirket çalışanı olan oğulları ..... ve .....'in kötü yönetimi ve şirket malvarlığını kendi şahsi harcamalarında kullanmaları sebebiyle önemli ölçüde bozulduğunu, 10.02.2025 tarihli toplantıda alınan kararlara ilişkin olarak Konya .... ATM'nin ... E. sayılı dosyasında dava açıldığını, şirket ortakları ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yöneticilere karşı Konya .... ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile sorumluluk davası açıldığını, Konya ... ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile şirketin haklı nedenle feshi davası açıldığını ve şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, davalıların haklı nedenle azilleri gerektiğini, şirketin ortaklarının ortak kararıyla fiilen tasfiye sürecine girdiğini ve bu hususta şirketin, şirkete ait gayrimenkul ve taşınırların değerlemesinin yaptırıldığını, müdürler kurulu tarafından düzenlenen bir bilanço olmamasına rağmen müvekkili ve oğlu dışındaki ortakların ibra edildiğini, şirketin kredi kartlarından ve kasasından şahsi harcamalar yapıldığını, ürün satışı yapmak yerine borçlanmaya gidilerek stok artışı yapıldığını, tasfiye sürecinin gündeme gelmesinin ardından müvekkili ve oğlunun saf dışı bırakılmaya çalışılarak şahsi harcamaların ve izahı yapılmayan kasa hareketlerinin devam ettirildiğini ileri sürerek, dava dışı şirketin, müvekkilinin, alacaklılar ile 3. kişilerin daha fazla zarara uğramamasına yönelik olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava dışı ..... Ltd. Şti'ne yönetim kayyumu atanmasına aksi kanaatte davalıların şirket yönetimine ve temsiline ilişkin her türlü işleme yönelik münferit temsil ve imza yetkisinin tedbiren kaldırılmasına veyahut sınırlandırılmasına, mahkemece uygun görülen diğer tedbirlerin tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesi ile, ihtiyati tedbir olarak şirket yönetimine yönetim kayyumu atanması gerektiğini, nitekim 10.02.2025 tarihli genel kurulda müvekkili ve oğlunun müdürlük görevine seçilmeyerek şirketi kötü yöneten, ortak amaç unsurundan uzaklaşan, şahsi harcamalarını şirket kasasından ve kredi kartlarından yapan şahısların şirkete müdür olarak getirildiğini, tedbir talebinin kabul edilmemesi halinde şirketin geri dönüşü imkansız zararlara uğrayacağını ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, dava dışı şirkete yönetim kayyumu atanmasına aksi kanaatte olunması halinde, davalıların şirket yönetimine ve temsiline ilişkin her türlü işleme yönelik münferit temsil ve imza yetkisinin tedbiren kaldırılmasına veyahut sınırlandırılmasına, mahkemece uygun görülen diğer tedbirlerin tesis edilmesine karar verilmesini ayrıca yine, başka bir talep dilekçesi ile de, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mahkemenin 05.01.2018 tarihli ara kararı ile davalı azli istenen müdürün münferit temsil yetkisinin tedbiren diğer müdürler ile müştereken temsil olarak devamına karar verildiğini, mahkemece bu emsal tedbir kararı da göz önüne alınarak davalı müdürlerin münferit temsil yetkisinin müşterek temsil olarak devamına karar verilmesi gerektiğini yine, davalı .....'in müdürlükten azli için Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu davanın davalıları müdürler .... ve ..... tarafından dava açıldığını, müdürlerin kendi içinde dahi anlaşmazlıklar olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, özellikle davalı .....'in temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak teminatsız yahut teminat mukabilinde hissesinin yönetiminin kayyıma bırakılmasını, aksi kanaatte olunması halinde ise, temsil ve imza yetkisinin sınırlandırılarak kayım onayına tabi tutulmasını yine aksi kanaatte olunması halinde, münferit temsil yetkisinin sınırlandırlarak müşterek temsil yetkisi ile temsil yetkisi tanınmasını tüm bu hususların Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece "...Dava konusu şirketin dört ortaklı olduğu, davacı ve davalılar dışında şirket ortağının bulunmadığı, davacının şirkette % 25 oranında pay sahibi olduğu, dava konusu şirketin münferit temsille yetkili müdürlerinin davalılar ....., ..... ve ..... olduğu, dosya içerisinde mevcut ticaret sicil gazetesi nüshalarından ve genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetvellerinden analaşılmıştır. İhtiyati tedbir isteyen davacı, davalı şirket müdürlerinin haklı sebeple azli istemiyle açılan işbu davada tedbiren, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını veya davalı şirket müdürlerinin müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırılmasını ya da kısıtlanmasını istemiştir. Yönetim kayyımı talebi açsından yapılan değerlendirmede; Bir şirkete yönetim kayyım atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay 11. H.D. 08/03/2018 tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K) Dava konusu şirkette organ boşluğunun bulunmaması ve şirket müdürlerinin bu görevlerini yürütmeye engel kısıtlılık hali ve benzeri bir durumlarının bulunmadığı anlaşıldığından yönetim kayyımı talebi yerinde görülmemiştir. Davalı şirket müdürlerinin münferit temsil ve imza yetkilerinin sınırlandırılması talebi açsından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı). Dava ve talep dilekçelerindeki anlatımların ciddiliği ve bu anlatımları yaklaşık ispat ölçüsünde belgelendiren deliller ile incelenen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarındaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerledirildiğinde, telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi ve dava tarafları arasındaki hak ve menfaat dengesinin sağlanması gerektiğinden davalı şirket müdürlerinin münferit temsil ve imza yetkilerinin sınırlandırılarak, dava konusu şirketin herhangi iki şirket müdürünün müşterek imzasıyla temsil ve ilzam edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmiştir. (Aynı yönde Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin 20/03/2024 tarih, 2024/393 Esas, 2024/442 Karar sayılı kararı) Teminat yönünden yapılan değerlendirme; Dava konusu şirketin temsil ve ilzamında meydana gelen bu değişiklikten kaynaklı olarak olası gecikmelerden doğabilecek zararların karşılığı olmak üzere, tarafların ve üçüncü kişilerin hak ve menfaatleri gereği takdiren 200.000 TL teminat yatırılması gerektiği anlaşılmıştır..." gerekçesiyle, yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, şirket müdürlerinin temsil ve imza yetkilerinin sınırlandırılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; iş bu tedbir kararının talep eden tarafa tebliğinden tarihten itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince 200.000 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu niteliğindeki teminatın mahkeme veznesine ibrazı/yatırılması kayıt ve şartıyla; davaya konu Beyşehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sırasında kayıtlı ..... Şirketi'nin, şirket müdürleri ..... (TC: .....), ..... (TC:.....) ve .....'den (TC:.....) herhangi ikisinin müşterek imzası ile temsil ve ilzam edilmesine, şirket müdürlerinin münferit temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf davalı ..... vekili, mahkemece şirket genel kurulu gibi icrai nitelikte karar verildiğini zaten, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan şirketin feshi davasında şirkete denetim kayyımı atandığını yine, diğer ortakların Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aleyhine açtıkları azil davasında benzer yöndeki tedbir talebinin reddedildiğini, yaklaşık ispat sağlanmadan tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarla işbu davayı açtığını ve tedbir kararı ile de yargılama yapılmasına, delillerin incelenmesine gerek kalmadan dava dilekçesindeki taleplerine ulaştığını, mahkemenin şirket müdürlerinin münferit temsil ve imza yetkilerinin sınırlandırılması talebi açısından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığını, ortada zarar ya da zarar tehlikesinin bulunmadığını, tedbir kararının kaldırılmaması halinde şirketin faaliyetlerinin devam ettirilemeyeceğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. İhtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir. Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde: Talep sahibi tarafça ortaya konulan iddialar ve dayanak belgelerin yaklaşık ispata elverişli olduğu, buna karşılık itiraz eden vekilinin sunduğu beyan ve delillerin Mahkememizde oluşan kanaati değiştirecek ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, bu aşamada hükmedilen tedbir kararının ölçülü ve makul olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla itirazın reddi gerekmiştir...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına davalı ..... vekilince yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı ..... vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince 3. kişi konumundaki ..... Şirketi'nin itirazları incelenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını ve bu hususun kamu düzeninden olduğunu, HMK gereğince tedbirden etkilenen 3.kişilerin de itirazlarının incelenmek zorunda olduğunu, sırf bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece gerek tedbir gerekse itirazın reddi ara kararlarında yasal bir gerekçe gösterilmediğini, davacının, şirket müdürlerinin şirket zararına birçok iş ve işlemlerde bulunduklarını ve şirketi ciddi zarara uğrattıklarını iddia etmiş ise de, tek bir somut delil ortaya konulmadığını, buna rağmen mahkemece davanın sonucunu direkt etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve itirazlarının reddedildiğini, mahkemece teknik olarak tedbir kararı verilmediğini, şirket genel kurulu gibi icrai nitelikte bir karar verildiğini zaten, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı şirket feshi davasında şirkete denetim kayyımı atandığını yine, diğer ortakların Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine açtıkları azil davasında benzer yöndeki tedbir talebi reddedildiğinden bu durumun çelişkiye sebebiyet verdiğini, davada yaklaşık ispat sağlanmadan tedbir kararı verildiğini, davacının tedbir kararı ile yargılama yapılmasına ve delillerin incelenmesine gerek kalmadan dava dilekçesindeki taleplerine en baştan ulaştığını, mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, ortada zarar ya da zarar tehlikesinin bulunmadığını, tedbir kararının kaldırılmaması halinde şirketin faaliyetlerinin devam ettirilemeyeceğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü yer almaktadır. HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Mahkemece yukarıda özetlenen şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, somut olayda, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389 ve 390. maddelerinde belirtilen koşulların oluşmadığı, davacı tarafça yaklaşık ispatın sağlanamadığı ayrıca, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan müdürlükten azil davasında ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, dava dışı şirkete Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 29/04/2025 tarihli ara karar ile denetim kayyımı atandığı da nazara alındığında, mahkemece HMK'nın 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebileceği de nazara alınarak, karşı taraf davalı ..... vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, karşı taraf davalı ..... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Karşı taraf davalı ..... vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/08/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf davalı ..... tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-Karşı taraf davalı .....'in istinaf başvurusu ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine, B)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, -Karşı taraf davalı .....'in ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulü ile, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2025 tarih, ... Esas sayılı İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA, C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ....