11. Hukuk Dairesi 2011/9383 E. , 2012/15650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/02/2011 tarih ve 2010/693-2011/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t
**11. Hukuk Dairesi 2011/9383 E. , 2012/15650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/02/2011 tarih ve 2010/693-2011/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin iki ortağından biri olan müvekkilinin 21.03.2002 tarihinde arttırılarak 800.000000 TL olan sermayenin 675.000.000 TL'na diğer ortak dava dışı ...'in ise geriye kalan sermayeye sahip olduğunu, ...’nin tek başına 5 yıllığına 30.12.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak atandığını, 17.05.2004 tarihli ortaklar kurulu toplantısına katılan müvekkilinin 2002 ve 2003 yılı bilançonun onanmasına ilişkin 2 nolu karara muhalefet şerhini yazdığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline ihtarnameye rağmen önceden bilgi verilmediğini, müdürün kasadan kişisel harcamalar yaptığını, hisse senetlerini değerinin altında bir fiyatla devrettiğini, 3 nolu karar ile aynı yıllar için müdürün ibra edildiğini, oysa kendi ibrasında oy kullanamayacağını, TTK’nun 537/son maddesinin bunu yasakladığını, müvekkilinin bu karara da muhalif kaldığını, 4 nolu karar ile...’nin tekrar müdür seçildiğini, 2 nolu karara yapılan muhalefet gerekçelerinin bu karar için de geçerli olduğunu, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/1217 esasına müdürlükten azil ve şirkete kayyım tayin edilmesi yönünde dava açıldığını, ayrıca açılan tazminat davaları nedeniyle de iki ortak arasında güven kalmadığını, davacının bu yüzden bu karara da muhalif kaldığını, 5 nolu karar ile şirket sermayesinin 125.000.000.000 TL daha arttırılmasına ve mevcut ortakların rüçhan hakları kaldırılarak TTK’nun 546 ncı madde hükmü uyarınca Vildan Gülçelik’in 3 pay, Sevda Gülçelik’in ve Pınar Bora’nın 1’er pay karşılığı yeni ortak olarak alınmalarına karar verildiğini, müvekkilin bu karara şirketin küçük miktarlı bir artırıma ihtiyacı olmadığını, TTK’nun 520 nci madde hükmündeki 3/4 oy ve paydaş nisabını bertaraf etmek amacına matuf olduğunu, rüçhan hakkının engellenmesi amacı taşıdığını, artırım için 516 ncı maddedeki koşulların oluşmadığını ileri sürerek muhalif kaldığını, yeni ortaklara artan sermayenin tahsisinin pay devri niteliğinde olduğunu, ortak sayısını arttırıp, nisap temini için yapılan sermaye artırımının iyiniyet kurallarına aykırı düştüğünü, hisse devri için gerekli oy birliği koşulunu aşmak için bunun yapıldığını, öte yandan 6 nolu karar ile müvekkilinin TTK’nun 551 nci madde hükmü uyarınca şirketten çıkartılmasına, merasimin tamamlanması için mahkemeye başvurulmasına karar verildiğini, oysa anılan madde koşullarının oluşmadığını, bu karara da davacının muhalif kaldığını ileri sürerek, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaktan oluştuğu, TTK’nun 504/1. maddesi uyarınca limited şirketlerde ortak sayısının ikiden az olamayacağı, davacının şirketten çıkarılmasına ilişkin 6 nolu kararın iptali gerektiği gerekçesiyle, davalı şirketin 17.05.2004 tarihli ortaklar kurulunun 6 nolu kararının iptaline, 3 ve 5 nolu kararların iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.