10. Ceza Dairesi 2023/10474 E. , 2024/16907 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/463 E., 2019/432 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/463 Esas, 2019/432 Karar sayılı kararı il…
**10. Ceza Dairesi 2023/10474 E. , 2024/16907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/463 E., 2019/432 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/463 Esas, 2019/432 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.09.2019 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.09.2020 tarihli ve 2019/21978 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2023 tarihli ve 2023/40795 sayılı (01.10.2020 tarihli ve 2020/81623 sayılı) Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2020 tarihli, 2020/81623 sayılı ve 23.05.2023 tarihli, 2023/40795 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.." şeklinde ve anılan maddenin altıncı fıkrasında yer alan, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmez" şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanık hakkında daha önceden 12.08.2014 tarihli uyuşturucu madde kullanmak suçu nedeniyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/16515 soruşturma, 2014/71 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal üzerine sanık hakkında kamu davası açılarak Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/591 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hükmün açıklanması ile Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2018 tarihli ve 2018/863 Esas, 2018/1206 Karar sayılı kararının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli 2019/1043 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olduğu gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Kabule göre de; 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemeler karşısında, somut olayda mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği düşünülüyorsa dava hakkında durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." şeklinde hüküm içermektedir. C. Somut olayda, kanun yararına bozma istemine konu Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli ve 2019/463 Esas, 2019/432 Karar sayılı kararının sanığa, bulunduğu Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edildiği, ancak kararın içeriği okunup anlatılmadan yapılan tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı, bu nedenle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. D. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.