İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... 'ın Edirne Merkezli olmak üzere Bul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1350 KARAR NO: 2026/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:29/03/2022 NUMARASI:2020/470 Esas - 2022/345 Karar DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... 'ın Edirne Merkezli olmak üzere Bulgaristan ve Türkiye'de inşaat işleri ile uğraştığını, davalı ... Şti ile diğer davalı ...'de inşaat malzemesi satım ve pazarlama işi yaptığı, müvekkili ile davalı ...'in davalı şirketin temsilcisi olarak yürüttüğü görüşmeler neticesinde ekte sundukları proforma faturalar ile davalılardan gazbeton, xps levha tip 1500, beyaz alçı levha, yeşil alçı levha, perlitli alçı sıva, saten alçı sıva, yapıştırıcı alçı sıva, taş yünü, kartonpiyer alçı sıva vb. inşaat malzemesi satın almak üzere anlaştıklarını, malzeme alım sürecinde müvekkil ile davalı ... 'in muhattap olduğunu bütün iş ve işlemleri kendi ve şirket adına yürüttüğünü proforma faturalardaki imzaları da kendisinin attığını, anlaşma gereğince davalılar proforma faturalarda belirtilen malları teslim yeri Edirne Kapukule Sınır Kapısı olacak şekilde teslim edeceklerini karşılığı 100.000,00 TL tutarında çek olmak üzere kalan tutar teslimatta nakit olarak ödeneceği şekilde anlaştıklarını, söz konusu anlaşma uyarınca, müvekkil keşideci tarafından ...Bankası ... Şubesi'ne ait, 23.06.2020 keşide tarihli ...çek numaralı, 40.000,00 TL bedelli ve yine ...Bankası ... Şubesi'ne ait, 10.07.2020 keşide tarihli, ... çek numaralı, 60.000,00 TL bedelli çeklerin davalı şirkete teslim edildiğini, Proforma fatura tarihleri Şubat 2020 olmasına rağmen mallar halen daha teslim edilmediği gibi davalı ... ile yaptıkları şifahi görüşmelerin sonuçsuz kaldığını davalı ... tarafından çeklere karşılıksızdır işlemi yaptırıldığını, müvekkilin satım sözleşmesi gereğince malları teslim edilmediği gibi icra takip tehdidine maruz kaldığını davalılarca teslimatın bu güne kadar gerçekleşmemesinin nedeni hakkında da herhangi bir açıklama yapmadıklarını, anlaşma gereğince davalılar malları teslim etmemeleri nedeniyle kötü niyetli olduklarını müvekkil tarafından keşide edilen çekler bu durumda karşılıksız oluğunu, İcra ve İflas kanunu gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, söz konusu çek bedelinin %15'inin taraflarınca teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve her türlü takibin önlenmesini dava neticesinde ise her iki çek açısından borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi” talep ve dava edilmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ile satış sözleşmesi yaptığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkile 23/06/2020 tarihli 40.000,00 TL bedelli, 10/07/2020 tarihli 60.000,00 TL bedelli çekler vererek kendi edimini yerine getirdiğini, proforma fatura tarihleri Şubat 2020 olmasına rağmen müvekkilden edimini halen yerine getirmediğini, malların halen teslim edilmediğini ve bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek, her hangi bir borcu bulunmadığının tespitini ve açılacak icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini sayın mahkemeden talep ettiğini, öncelikle iddiaların çelişkili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davanın, müvekkil firmanın alacaklarını sürüncemede bırakma amacıyla açılmış olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, davacı ...'ın Türkiye'de ve Bulgaristan'da kendi adına kayıtlı firmaları olduğunu, Türkiye'de kayıtlı olan şahıs şirketinin Edirne merkezli, .. adlı işletme olduğunu davacının Bulgaristan'daki firmasının adı ise ... ... adlı firma olduğunu, davacının Bulgaristan'da kayıtlı firma adresini belirterek dava açtığını, oysa müvekkil ile davacının hem yurtiçi hem yurtdışı ticari ilişkisi olduğunu, bu ilişki çerçevesine müvekkil firmaya davacının hem yurtdışı hem yurtiçi firmadan kaynaklı borçları bulunduğunu, müvekkili firma ile davacının 05.05.2019 tarihinden bugüne kadar mal alım satımı şeklinde süregelen ticari faaliyetin söz konusu olduğunu bu süreç zarfında müvekkil firma ile davacının birden çok ticari faaliyet yaptığını, müvekkil firma farklı tarihlerde karşılıklı yürütülen bu ticari faaliyetler kapsamındaki bütün edimlerini yerine getirerek sipariş edilen malları davacıya teslim ettiğini, bu noktada, müvekkil firmanın malları teslim ettiğine dair resmi ve yazılı İhracat Beyannameleri, aynı şekilde resmi ve yazılı Gümrük Beyannameleri, İrsaliyeli Faturalar, ödeme yerinde teslimatın yapıldığını kanıtlayan kamera görüntüleri, cari hesap ekstreleri gümrük belgeleri ve benzeri bütün delillerinin mevcut olduğunu, müvekkil firmanın yurtdışına ihracat yapan bir firma olduğunu, bütün iş ve işlemleri denetime açık resmi yazılı belgeli işler olduğunu, müvekkil firmanın davacının bugüne kadar talep ettiği malları yurtdışına ihraç ettiğini ancak bu ihracatlar yapılmasına, mallar teslim edilmesine rağmen müvekkil firmaya karşı olan parasal ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla müvekkil firma davacının yurtiçi/yurtdışı firmalarından Euro bazında çekler'den ayrı olarak birlikte 33 BIN EURO alacaklı olduğunu, müvekkilin karşı taraftan alacaklarını da her türlü belge ile ispat etmesinin mümkün olduğunu, bütün işlemlerin belgeye dayalı resmi işlemler olduğunu, İşte bu noktada davacının, müvekkil firmaya olan daha önce de ödemediği diğer borçlarına karşılık olarak verdiği iki adet çeki sanki belirli malların teslimine yönelik olarak vermiş gibi ifade etmek suretiyle malların kendisine teslim edilmediğini iddia ederek çeklerin bedelsiz kaldığını ve bu nedenle zarara uğradığını beyan ederek dava açtığını ancak asıl zarara uğrayanın müvekkil firma olduğunu, önceki dönemlere ilişkin borçlarını tamamen yerine getirmeyen davacının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını çeklerin karşılığının halen ödenmediğini ve davacının müvekkile olan bütün borçlarının halihazırda devam etmekte olduğunu taraflarına borca yönelik bir ödeme yapılmadığını, müvekkil firmanın basiretli tacir olmanın gerektirdiği asli/tali bütün yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davacının çek düzenleyerek ikrar edilen borçları halen ödemediğini, yapılan bütün şifahi ihtarlara rağmen hiçbir şekilde ödeme yapmayarak müvekkili sürekli sürüncemede bıraktığını, bu borçlara karşılık, davacının müvekkil firmaya vermiş olduğu çeklerin tamamının karşılıksız olduğunu, çeklere banka memurları tarafından karşılıksızdır işlemi yapıldığını, bu noktada davacının müvekkile karşı ticari parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hukuki ve cezai sorumluluğu devam ettiğini, diğer yandan, dava dilekçesinde Proforma faturaların 2020 yılının Şubat ayında düzenlendiği ifade edildiğini, çeklerin ise sırasıyla 6. ve 7. Ayda düzenlendiğini, sözleşmenin en erken Şubat ayında yapılmış olduğu karinesinden yola çıkıldığında, ödeme yapıldığı halde proforma faturalardaki malların teslim edilmediği beyanı varsa bu noktada neden daha önce takip ve benzeri hukuki yollara başvurulmamış, noter kanalıyla bir ihtarname dahi çekilmemiş, üstelik de diğer yandan 100,000,00 TL çekler keşide edilerek müvekkile verildiğini, sayın mahkemenin de takdir edeceği üzere, çekler 6.ve 7. ayda düzenlenmiş olup arada kalan 4 aylık sürede mallar teslim edilmediyse neden çek verilmiş olduğu hususu çelişkili ve kötü niyeti ortaya koyduğunu, ticaret erbabının basiretli bir tacir olmak zorunda olduğunu, bu kadar süre geçmesine rağmen davacı borçlu olduğunu açıkça ikrar edecek şekilde çek düzenleyerek müvekkile verdiğini, bu noktada çeklerin proforma faturalarda belirtilen malların teslimatı karşılığında verildiğini kanıtlayan hiçbir protokol veya ihtirazi kayıt ya da herhangi bir yazılı belge olmamasına rağmen sadece tanık deliline dayanılarak iş bu dava açıldığını dilekçede belirttikleri gibi davacı taraf ile 2019 yılından beri süren ticari ilişkiler gereği cari hesap ilişkisinin bulunduğunu bu cari hesap şeklindeki kayıtlara göre karşı tarafın müvekkile karşı olan önceki borçlarını tamamen yerine getirmediğini ve halen ödemediği miktarların bulunduğunu, müvekkile verilen ve karşı tarafın hangi borcuna ilişkin olarak verdiği belirli olmayan 100.000,00 TL bedelli bu çeklerin müvekkile verilen ve karşı tarafça hangi borcuna ilişkin olarak verildiği belirli olmayan çekler olduğunu dilekçe ekinde sunulan cari hesap ekstrelerinde, ihracat beyannamelerinde, gümrük beyannamelerinde, diğer hesap defterlerinde bütün davacının müvekkil firmaya borçlu olduğu açıkça görüleceğini, cari hesap gereğince müvekkilin, bu çek bedellerini karşı tarafın önceki dönemlere ilişkin ödememiş olduğu borçlarından düşüp mahsup etme hakkı bulunduğunu halihazırda davacı tarafın tamamen yerine getirmediği parasal yükümlülükleri ve taraflarına olan borçlarının devam etmesi nedeniyle yasal dava/takip hakları devam ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," ,davacı vekili tarafından davalı ile dava dilekçesi ekinde sunulan proforma faturalarda belirtilen malları alım satımı konusunda anlaştıklarını, kendilerinin dava konusu 40.000,00-TL bedelli ve 60.000,00-TL bedelli çekler ile malların bedelini ödemesine rağmen söz konusu malların teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davacı ile aralarında mal alım satımına ilişki süregelen bir ticari ilişki olduğunu, kendilerinin süregelen ticari ilişki kapsamında sattıkları malları davacıya teslim etmesine rağmen davacının bu ticari ilişki kapsamında kendilerine ödenmeyen borçlarının olduğunu, söz konusu çeklerin bu borçların ödenmesi için verildiğini ve davacının iddialarının doğru olmadığını beyan etmiştir.Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve davacının ticari defter ve kayıtlarının yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu tespit edilmiş, davalı tarafça defter ve belgeleri dosyaya sunulmamıştır. Davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya 50.851,50-TL bakiye borcunun olduğu ve dava konusu çeklerin davacının defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nda düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan çek sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır, ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmamıştır ve kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirilmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirir. Çek bir ödeme aracıdır ve çekin temelinde nitelikli bir havale ilişkisi yatar.Çek bir ödeme aracı olduğundan mevcut bir borcun ifası anlamına gelmektedir ve bunun aksi ve bedelsizlik iddiası ancak kesin deliller ile ispat edilebilir. Davacı dava konusu çekin dava dilekçesi ekinde sunulan proforma faturalardaki malların teslimi karşılığında verildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise bu iddiayı doğrulamamıştır. Çeklerin dava konusu malların teslimi karşılığında verildiğini iddia eden davacı bu hususu ispatlar geçerli ve kesin bir delil dosyaya sunmamıştır ki bu da söz konusu çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiğini anlamına gelmektedir. Davacının kendi ticari defterlerine göre de davalıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca proforma fatura mal satışına ilişkin bir teklif olup tarafından bu mal satışı hususunda anlaştıklarına dair de davacı tarafça geçerli bir delil sunulmamıştır. Kaldı ki öyle olsa bile dava konusu çeklerin söz konusu malların teslimi için verildiği davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle açılan davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf cevap dilekçesinde; iddialarına karşılık olarak cari hesap ilişkilerinin olduğunu ve müvekkilinin borcunu ödemediğini iddia ederek arkasından malları teslim ettiklerini ve malların teslim edildiğine dair resmi ve yazılı ihracat beyannameleri, gümrük beyannameleri, irsaliyeli faturalar, teslimatın yapıldığına dair kamera görüntüleri, cari hesap ekstreleri gümrük belgeleri olduğunu iddia etmiş olup böylelikle müvekkili ile aralarında çekten kaynaklanan hukuki ilişkinin ne olduğu hususunda ispat yükünün davalıya geçtiğini, bu hususta mahkeme tarafından 12.10.2021 tarihli celse de davalı yana iddia ettiği delilleri mahkemeye sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını, davalı tarafından taraflar arasındaki ilişkiden başka bir ilişki için çek düzenlendiği iddia edilmekte ise bu durumu yazılı delille ispat etmesi gerekenin davalı olduğunu, bu husus karşısında mahkeme tarafından davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, mahkeme tarafından gerekçeli kararda ifade edildiği gibi müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup dava dilekçesinde her iki tarafın ticari defterlerine dayanmış olmalarına rağmen davalı tarafın ticari defterlerini sunmaktan kaçındığını, mahkeme tarafından ihtarat yapılmış olmasına rağmen davalı yanca ticari defterlerin sunulmadığını, davalı yan tarafından cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi dışında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı iddiası karşısında müvekkili tarafından verilen çekler mevcut bir borcun ödenmesi aracı olduğundan ve de toplamda 100.000,00 TL olan çekler dışında davalı yan tarafından yazılı delille ispat edilmiş herhangi bir hukuki ilişki olmadığına göre kabul olarak anlaşılmamak kaydıyla müvekkilinin ticari defterlerine göre; alacaklıya kısmen de olsa borcu bulunmadığını, bu sebeple davanın tümden reddinin doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/470 Esas 2022/345 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf edilmiştir. GEREKÇE:Dava, davaya konu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu çeklerin söz konusu proforma faturalar için verilip verilmediği, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının çekler nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktalarındadır.Davacı tarafından davalıya ...Bankası ... Şubesi'ne ait, 23.06.2020 keşide tarihli ...çek numaralı, 40.000,00 TL bedelli ve yine ...Bankası ... Şubesi'ne ait, 10.07.2020 keşide tarihli, ... çek numaralı, 60.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 100.000,00 TL tutarlı çekler davacı tarafından davalı lehdar davalı .... Şti. adına keşide edilmiş, lehdar davalı tarafından da çeklerin diğer davalı yetkilisi ...'e ciro edildiği ve ciranta olan davalının bankaya ibrazı üzerine karşılıksız işlemi uygulanmıştır.Davacı tarafça, dava konusu çeklerin, davalı .... Şti. tarafından düzenlenen 24 Şubat 2020 tarihli ... numaralı 217.062,50 TL tutarlı ve 27 Şubat 2020 tarihli ... numaralı 147.798,54 TL tutarlı toplam 364.861,04 TL tutarlı Proforma Faturalarına istinaden verildiğini ancak söz konusu faturalara konu malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davasını açmıştır.Menfi tespit davalarındaki genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusundadır.Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çeklerin alındığı savunması ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.Somut olayda, davacı taraf dava konusu çeklerin, davalı tarafından düzenlenen 24 Şubat 2020 tarihli ... numaralı 217.062,50 TL tutarlı ve 27 Şubat 2020 tarihli ... numaralı 147.798,54 TL tutarlı toplam 364.861,04 TL tutarlı Proforma Faturalarına istinaden verildiğini ancak söz konusu faturalara konu malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı ileri sürmüş, davalı ise, söz konusu çeklerin davacı ile olan ticari ilişki kapsamında alındığını ve malların teslim edildiğini, çeklerin proforma faturalara ilişkin verilmediğini savunmuştur. Bu kapsamda çek hamili olan davalının savunması ispat yükünü değiştirecek nitelikte değildir. Ayrıca ispat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir.Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).İspat yükü üzerinde olan davacının, söz konusu çekleri proforma faturalara ilişkin verdiğini ve bu faturalar kapsamında ticari ilişkinin kurulduğunu ve bu faturalara konu malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını ispatlatması gerekmekte olup, davacının dayandığı proforma faturaları ise davacının iddialarını ispatlamaya elverişli değildir. Kaldı ki proforma fatura ticari hayatta alıcı ve satıcının ticari işlem yapmadan önce ön hazırlık kapsamında yapılan ve ve mali açıdan herhangi bir sonuç doğurmayan teklif niteliğinde bir belge olup çeklerin bu proforma faturanın tanzimi için verildiği de ispatlanabilmiş değildir. Davacının kendi ticari defter kayıtlarında dava konusu çeklere ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi, davalıya 50.851,50 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olmasına göre ispat yükü üzerinde olmayan davalı şirketin ticari defterlerinin sunmamasının eldeki davanın sonucuna bir etkisi bulunmamaktadır. Bu hale göre mahkemece davacı tarafından dosya kapsamında usulüne uygun delillerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026