T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1102 KARAR NO : 2025/1108 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2025 ESAS NO: 2023/113 KARAR NO : 2025/357 DAVA : Kayıt Kabul KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirketten ifl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1102 KARAR NO : 2025/1108 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2025 ESAS NO: 2023/113 KARAR NO : 2025/357 DAVA : Kayıt Kabul KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirketten iflasın açıldığı tarih olan 16.11.2017 tarih 15:28 saati itibariyle İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. 2016/330 K. sayılı kararı kapsamında işe iade başvurularına rağmen müvekkillinin işe başlatılmaması nedeniyle doğan 173.232,30 TL alacaklarının kaydı için İstanbul 1. İflas Dairesine yapmış oldukları başvurunun 1.946,40 TL'lik kısmı kabul edilirken 171.285,90 TL'lik kısmının reddedildiğini, bu nedenle masanın red işleminin iptali ile 171.285,90 TL'lik alacaklarının masaya kaydını talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 235. maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinden açılmamış ise davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ... ... Bankası A.Ş.'nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E. sayılı dosyası üzerinden 16.11.2017 tarihinde bankanın iflasına ve iflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini ve iflas tasfiyesinin TMSF tarafından önerilen ve icra hakimliğince atanan iflas idaresi tarafından İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, davacının müflis bankadan alacaklı olduğu gerekçesiyle İstanbul 1. İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasına 2390 kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunduğunu, İİK'nın 206. maddesine göre teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacakların masa mallarının satış tutarından sıra verilmek üzere kaydedildiğini, kanun koyucunun 3. sıraya kaydedilecek imtiyazlı alacakları da kendi içerisinde sıraya koyduğunu, bu kapsamda bankanın iflası halinde kaydedilecek imtiyazlı alacakların, Vergi alacağı ve SGK kurum alacakları, TMSF’nun sigorta mevzuatı sahiplerine yapmış olduğu ödelere ilişkin alacağı, mevduat sahiplerinin mevduat alacağı, 4. sıraya ise imtiyazlı olmayan diğer bütün alacakların kaydedildiğini, davacı tarafın alacak kayıt talebine konu İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. sayılı dosyasında takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri alacağı ve bu tutara 23.05.2017 tarihinden bankanın iflasına karar verilen 16.11.2017 tarihi arasındaki günlere işletilen faizle birlikte toplam 1.946,40 TL alacağı sıra cetveline kabul edildiğini, geriye kalan 171.285,90 TL'lik talebinin reddedildiğini, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığını, müvekkil müflis bankanın harçtan muaf olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 235. maddesine dayalı olarak açılan kayıt kabul davasında, uyuşmazlığın davacının ilama dayalı işçi alacaklarının tespitinden kaynaklandığı, davacının İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. 2016/330 K. sayılı dosyasından verilen karar kapsamında alacak kalemleri yönünden reddedilen kısım yönünden kayıt kabul davası açıldığı; davanın açılma tarihi ve sıra cetveline ilişkin karardan haberdar olma tarihine ilişkin olarak tebligatın yapıldığı tarih olarak gösterilen 13.06.2018 tarihinde hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu; İstanbul 1. iflas Müdürlüğü sıra cetveli ilanına belirtilen tarihte vekil olarak muttali olamadığı; yapılan tebliğ işleminden de yeni haberdar olduğu; tebliğat yapıldığı belirtilen şahsın sigortalı olarak çalışanı da olmadığı; tutuklu olması nedeniyle büronun kapalı olmasından dolayı böyle bir tebligatın yapılmasının da mümkün olmadığı; davacının adreslerine veya mernis adresine de bu konuda doğrudan bir tebligat yapılmadığı dolayısıyla usulüne uygun olarak bir tebligat yapılmadığı beyanında bulunduğu; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde yer alan İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2018/222 sorgu nolu kararı ile 15/03/2018 tarihinde tutuklandığı; İstanbul 22. ACM 2018/53 Esas sayılı dosyasında 11/07/2018 tarihinde tahliye edildiği; iş bu davaya konu 1338 nolu kayıt başvurusuna ilişkin karara ait tebligat parçası incelendiğinde "muhatap tevziat saatlerinde çarşıda olduğundan bulunamadı. Bu nedenle mahalle muhtarına tebliğ edildiği; komşuya haber verildiği komşunun isim ve imzadan imtina ettiği" hususunun yer aldığı ve tebliğ tarihinin 08/06/2018 tarihinde tebligat yapıldığı davacı vekilinin tebligat yapıldığı tarihte tutuklu olduğu, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün... E. 2022/856 K. sayılı ilamında davaya konu 08/06/2018 tarihli tebliğin usulsüz olduğunun tespitine karar verildiği, davacı vekiline sıra cetveline ilişkin kayıt talebine dair karara ilişkin yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından bildirilen tarihin ıttıla tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava dosyasında davacı vekilinin daha öncesinde iş bu karardan haberdar olduğuna dair bilgi ve belge olmadığından davanın süresi içerisinde açıldığı, davaya konu alacak kalemlerinin tespiti açısından uyap sistemi üzerinden İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. sayılı dosyasında davacıya işe iade davasına ilişkin davanın kabulüne dair kararın Yargıtay 9. HD 2016/33280 E. 2017/19800 K. sayılı ilamı ile yalnızca harç hususunda düzeltme yapılarak onama kararı verildiği, kararın davacı vekiline 29/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından kabul edilen alacağın davacı vekilinin işe iade davasından kaynaklanan ilam vekalet ücreti+ faiz talebi yönünden 1.946,00 TL olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde neticei talep kısmında reddedilen 171.285,90 TL alacağa ilişkin masanın bu alacağı ödemeye mahkum edilmesine ve sıra cetvelinin (1. Sıraya kayıt yapılmasına) buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği 1 nolu kalemler toplamının 51.328,10 TL olduğu anlaşılmakla her bir kalem yönünden HMK m.31 kapsamında beyanda bulunması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği; davacı vekilinin 11/03/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle "İşe başlatmama tazminatı (brüt):78.984,40 TL; İşe başlatmama tazminatı faizi :0,00 TL; Boşta geçen süre tazminatı (brüt):73.637,00 TL;Boşta geçen süre tazminatı faizi:4.993,20 TL; Kıdem tazminatı farkı (brüt):4.026,00 TL; Kıdem tazminatı farkı faizi :273,00 TL; Yıllık izin ücret alacağı farkı (brüt):8.776,00 TL;Yıllık izin ücret farkı faizi:595,00 TL toplamda ise 171.284,60 TL alacağın öncelikli olarak iflas masası tarafından sıra cetvelinin 1. Sırasına kayıt edilerek müvekkilime ödenmesine, ;ayrıca dava dilekçemizde fazlaya ilişkin saklı tutmuş olduğumuz alacaklarımızında bilirkişi ek raporunda belirtilen hesaplamalar neticesinde bulunan; İşe başlatmama tazminatı + işlemiş faizi: 128.541,36 TL ;Boşta geçen süre ücreti + işlemiş faizi: 41.014,57 TL ;Kıdem tazminatı fark alacağı + işlemiş faizi: 28.357,99 TL olmakla birlikte toplam 197.913,92 TL olarak tespit edilen alacağımızın da bilirkişi ek raporunda belirtildiği kalemler dikkate alınarak hüküm altına alınarak iflas masası tarafından sıra cetvelinin 1. sırasına kayıt edilerek müvekkilime ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, davacı, davalı banka tarafından tanzim edilmiş Hizmet Belgesi'nde 1.1.1997-3.8.2015 tarihleri arasında çalıştığı, davacıya ödenen asgari geçim indirimi tutarının 153,19 TL olduğu; davacının davalı işyerinde 01.01.1997-03.12.2015 (03.08.2015 * 4 ay- 03.12.2015) tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı; davacının kıdemi 18 yıl 11 ay 2 gün olduğu; Yargıtay onama ilamının 29.12.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği; 10 günlük yasal başvuru süresinin 08.1.2018 tarihinde sona ereceği, bu tarihten itibaren işverenin bir ay içinde işe başlatma yükümlülüğü olduğu kabul edildiğinde 08.02.2018 tarihinde davacının işe başlatılmamış kabul edileceği; davacının iş sözleşmesi 08.02.2018 tarihinde feshedilmiş sayılacağı; geçersiz fesih tarihi olan 03.08.2015 tarihinde aylık brüt 13.000,00 TL ücret alan davacının 08.02.2018 tarihindeki ücreti tespit edilerek hesaplama yapıldığı; 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesine göre işçinin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için başvurması gerektiği ancak onama ilamının 29/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği bu tarih öncesinde davalı bankanın iflasına karar verildiği anlaşılmakla İş Kanunu'nun 21. maddesinin I. fıkrasına göre, “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur." davacının alacak kalemlerini talep etme hususunda haklı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök raporunda yapılan tespitte Yargıtay onama ilamının tebliğine ilişkin tarih bilgisi tespit edilmediğinden ek raporda iş bu tarih dikkate alınarak yapılan hesaplama dikkate alınarak dava dilekçesinde 171.285,90 TL yer alan ve HMK m.31 kapsamında talep edilen 1 nolu kalemler toplamının 51.328,10 TL olduğu anlaşılmakla her bir kalem yönünden HMK m.31 kapsamında davacı vekilinin 11/03/2025 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak bilirkişi ek raporunda işe başlatmama tazminatı + işlemiş faiz alacağı 128.541,36 TL hesaplandığı; dava dilekçesinde yer alan ve HMK m.31 kapsamında açıklanan kalem kapsamında taleple bağlı kalınarak İşe başlatmama tazminatı faizi talep edilmediği de dikkate alınarak davacının 78.984,40 TL işe başlatmama tazminatı alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi ek raporunda tespit edilen boşta geçen süre ücreti + işlemiş faiz alacağı 41.014,57 TL yönünden dava dilekçesinde yer alan ve HMK m. 31 kapsamında açıklanan kalem kapsamında boşta geçen süre tazminatı (brüt):73.637,00 TL;Boşta geçen süre tazminatı faizi:4.993,20 TL talep edilmiş ise de ek raporda yer alan tespit dikkate alınarak davacının 37.596,14 TL boşta geçen süre tazminatı ve 3.418,43 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi ek raporunda tespit edilen kıdem tazminatı fark alacağı + işlemiş faiz alacağı 28.357,99 TL olduğu; dava dilekçesinde yer alan ve HMK m.31 kapsamında açıklanan kalem kapsamında taleple bağlı kalınarak kıdem tazminatı fark alacağı + işlemiş faiz alacağı dikkate alınarak davacının 4.026,00 TL kıdem tazminatı fark alacağı tazminatı ve 273,00 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerektiği, davacı dört aylık boşta geçen sürenin toplam hizmet süresine eklenmesi neticesinde 20 günlük yıllık izin süresine ait ücrete hak kazandığı iddiasıyla yıllık izin ücreti alacağı, dört aylık süre eklendiğinde davacının hizmet süresinin sonunun 3.12.2015 olduğu görüldüğünden, işe başlama tarihi de 1.1.1997 olduğundan yıllık izin fark ücretine hak kazanamayacağı anlaşılmakla yıllık izin ücret alacağı farkı ve faizi talebinin reddine karar vermek gerektiği, bilirkişi kök ve ek raporunda tespit edilen avukatlık vekalet ücreti ve işlemiş faiz yönünden 1.800,00 TL vekalet ücreti ve 340,87 TL işlemiş faiz hesaplandığı; dava dilekçesinde HMK m.31 kapsamında taleple bağlı kalınarak davacının 1.800 TL vekalet ücreti alacağı ve 201,90 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Davalı iflas müdürlüğü müzekkere cevabında davacı vekilinin talep dilekçesinde yer alan 1.946,40 TL+ faizi olan ilam vekalet ücretinin ödenmesinin talep edildiği; dayanak ilam vekalet ücretinin 1.800,00 TL olduğu anlaşılmakla kabul edilen kısma ilişkin faiz kısmında talepte bulunması haklı olduğu anlaşılmakla davacının 1.800 TL vekalet ücreti alacağı ve 201,90 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerektiği, bilirkişi kök ve ek raporunda tespit edilen yargılama giderleri yönünden 65,00 TL asıl alacak+ 12,31 TL işlemiş faiz yönünden dava dilekçesinde yer alan talepte 86,00TL ve faizi 9,60 TL talep edilmiş olmakla asıl alacak yönünden raporda tespit edilen miktar ile faiz yönünden taleple bağlı kalınarak davacının 65,00 TL yargılama gideri ve 9,60 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davacının 78.984,40 TL işe başlatmama tazminatı alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, Davacının 37.596,14 TL boşta geçen süre tazminatı ve 3.418,43 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, Davacının 4.026,00 TL kıdem tazminatı fark alacağı tazminatı ve 273,00 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, Davacının yıllık izin ücret alacağı farkı ve faizi talebinin reddine, Davacının 1.800 TL vekalet ücreti alacağı ve 201,90 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, Davacının 65,00 TL yargılama gideri ve 9,60 TL işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın işe iade davası sonrasında, İş Kanunu'nun 21/5. maddesi uyarınca işe iade talebinde bulunmadığından boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatına hak kazanmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, faiz hesaplamasının hatalı olup bankanın iflasına ilişkin süreç değerlendirilmeden İİK'nın 195. maddesindeki faize ilişkin hükümlerin uygulanmadığını, bilirkişinin hesapladığı alacak kalemlerine iflas tarihinden sonraki dönemler ve dava tarihine kadar faiz işletmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Dava dosyasında ilk olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemenin 2018/716 E. 2019/172 K. sayılı 07/08/2019 tarihli Davanın GÖREV-YARGI YOLU-DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE dair kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 31/01/2023 Tarih ve 2023/86 E. 2023/150 K. sayılı:"...yasal düzenlemeler ile bankanın iflası halinde yürütülecek prosedür açısından Fon'a bir kısım yetkiler verilmiş ise de, özünde tasfiye işlemleri İİK hükümleri gereğince yapılmakta olup, Fon'un yanında İflas Dairesinin de bir kısım yetkileri devam etmektedir. İİK 235. maddesinde sıra cetveline itiraz davasının iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde açılacağı açıkça düzenlemiş ve Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları ile yargı yolu görev uyuşmazlığında adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu hususlar dikkate alınarak somut uyuşmazlık adli yargının görev alanına girdiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin yargı yolu dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yönündeki kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." dair karar verildiği, ardından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yukarıda yazılı esas numarası ile yargılamaya devam edildiği, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı tekrar davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK'nın 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK'nın 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında İflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK'nın 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için, sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 06.03.2025 tarihli cevabı yazıda, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E. sayılı dosyası ile 16.11.2017 tarihinde ... ... Bankası A.Ş. hakkında iflas kararı verildiği, davacı alacaklı vekilince 1338 kayıt numarası ile toplam 173.232,30 TL için alacak kaydı başvurusunda bulunulduğu, 1.946,40 TL'nin kabul, 171.285,90 TL'lik kısmının ise reddine karar verildiği, sıra cetveli ilanının 01.06.2018 tarihinde ... Gazetesinde, 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde yayınlandığı, alacaklı tarafından tebliğ için 28,00 TL pul gönderildiği ve verilen kararın 08.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği görülmüştür.Davacı vekilinin iflas idaresinin sıra cetvelinin tebliğatının usulsüz olduğunu iddia etmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile: "Davacı vekiline iflas müdürlüğünce sıra cetveline kabul kararının reddine ilişkin tebligatın usulsüz olup olmadığı konusunda icra hukuk mahkemesine davada açması konusundan iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde dava açılmadığında davanın süresinde açılmadığının davacı tarafından kabul edildiğinin ihtarına" şeklinde karar verildiği, davacı vekilince 25.10.2018 tarihinde bu konuda yapılan şikayet uyarınca İstanbul 19. İcra Mahkemesi'nin... E. 2022/856 K. sayılı kararı ile "Şikayetin kabulü ile; iflas müdürlüğünce sıra cetveline kabul talebinin reddine ilişkin kararın 08/06/2018 tarihli tebliğinin usulsüz olduğunun tespitine", şeklinde 16.08.2022 tarihinde karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2024 tarihli 2023/874 E. 2024/1654 K. sayılı kararı ile "Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Şikayetin süre aşımından reddine" dair kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır. İflas idaresince kararının 08/06/2018 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin tebligat mazbatasında ''Muhatap tevziat saatlerinde çarşıda olduğundan bulunamadı. Bu yüzden ....(okunamadı) Mah. Muhtarlığına tebliğ edildi. 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı. Yakın komşusu kapıcı beye haber verildi. Komşusu isim ve imzadan imtina etti.'' şerhinin yazılı olduğu, tebligat parçasında muhatabın çarşıda olduğunu beyan eden kişinin isim ve soyisminin ve haber bırakılan kişinin de isminin ve soyisminin tevsik edilmediği, beyanına başvurulan kişi ile aynı şahıs olup olmadığı hususunun belirtilmediği, bu haliyle tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun'un 21/1. maddesi hükümlerine göre usulsüz olduğu anlaşılmakla, davacı vekili tarafından bildirilen dava dilekçesi tarihinin ıttıla tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle de davanın İİK'nın 235. maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.Davacının alacağının dayanağı olan İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. 2016/330 K. sayılı dosya incelendiğinde; davacının 17.08.2015 tarihinde açtığı davada davalı müflis bankada iş akdinin haksız yere feshedildiğini iddia ederek işe iadesini talep ettiği, yapılan yargılama neticesinde 30.06.2016 karar ile; " Davacının davasının kabulü ile iş akdinin feshinin iptaline ve iş iadesine, Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde iş başlatılamaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücreti ve sosyal hakların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde ödenen ihbar ve kıdem tazminatının boşta geçen günler alacağından mahsubuna," dair karar verildiği, kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23.05.2017 tarihli 2016/33280 E. 2017/19800 K. sayılı ilamı ile yalnızca harç hususunda düzeltme yapılarak onama kararı verildiği, kararın davacı vekiline 29.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden aldırılan 06.02.2023 tarihli raporda:"...4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesine göre işçinin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için başvurması gerekir. Somut olayda davacının yasal süresi içinde işe başlamak için davalı işverene başvurmadığı, zira o esnada davalı bankanın iflasına karar verildiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İş Kanunu'nun 21. maddesinin I. fıkrasına göre, “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.” Kanunun açık hükmü gereği işverenin işe başlatma iradesini bir ay içinde işçiye ulaştırması yetmez, bir ay içinde işçinin işe başlatılmış olması gerekir. Aksi halde işveren işe başlatmamış kabul edilecektir. Somut olayda davacı vekili Yargıtay kararının kendilerine 2.1.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, sonrasında da iflas idaresine alacaklarının ödenmesi için başvuru yaptıklarını beyan etmiştir. Dosyada Yargıtay onama kararının davacıya tebliğ edildiği tarihi gösteren tebliğ şerhi bulunmamaktadır. Bilirkişi Uyap sistemi üzerinden dosya içerisinde yapılan incelemede de tebliğ tarihini gösteren herhangi bir belge tespit edilememiştir. Sayın Mahkemece, davacı vekilinin beyanı esas alınıp Yargıtay onama kararının 2.1.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği kanaatine varılması halinde, 10 günlük yasal başvuru süresi 12.1.2018 tarihinde sona ereceği, bu tarihten itibaren işverenin bir ay içinde işe başlatmama yükümlülüğü olduğu kabul edildiğinde 11.02.2018 tarihinde davacının işe başlatılmamış kabul edileceği;.... davacının talep edebileceği dava konusu alacaklarının, işe başlatmama tazminatı + işlemiş faiz alacağı 128.450,32 TL, boşta geçen süre ücreti + işlemiş faiz alacağı 40.467,61 TL, kıdem tazminatı fark alacağı + işlemiş faiz alacağı 27.979,81 TL, vekalet ücreti + işlemiş faiz alacağı 2.140,87 TL, yargılama gideri + işlemiş faiz alacağı 77,31 TL olmak üzere toplam 199.115,92 TL alacağı..." şeklinde kanaat bildirilmiş, aynı bilirkişiden aldırılan -- tarihli ek raporda ise:"...davacının talep edebileceği dava konusu alacaklarının, işe başlatmama tazminatı + işlemiş faiz alacağı 128.541,36 TL, boşta geçen süre ücreti + işlemiş faiz alacağı 41.014,57 TL, kıdem tazminatı fark alacağı + işlemiş faiz alacağı 28.357,99 TL, vekalet ücreti + işlemiş faiz alacağı 2.140,87 TL, yargılama gideri + işlemiş faiz alacağı 77,31 TL olmak üzere toplam 200.132,10 TL alacağı.."belirtilmiştir.4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 5. fıkrası:"İşçi kesinleşen mahkeme veya özel kalem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuru yapmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur." şeklindedir.Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.07.2013 tarih ve 2013/11174 E., 2013/17359 K. sayılı ilamı:"İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.4857 sayılı Kanun'unda işçinin şahsen başvurması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi, vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen görüşü bu yöndedir (Yargıtay HGK, 17.6.2009 gün ve 2009/9-232E, 2009/278K.).İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmelidir.İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun'un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır.Somut olayda, kesinleşen işe iade kararının davacıya tebliğinden itibaren, davacının işe başlamak için işverene on günlük kanuni süresi içinde başvurup başvurmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir."şeklindedir.Davacının yukarıda incelenen İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. 2016/330 K. sayılı işe iade davasının kabulüne dair yönelik düzelterek onamaya ilişkin Yargıtay kararı davacı vekiline 29.12.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı müflis banka hakkındaki iflas kararı ise daha öncesinde 16.11.2017 tarihinde verilmiş, davacı vekili tarafından 03.01.2018 tarihinde iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 14.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde "Bu itibarla davalı bankanın iflas etmiş olması nedeniyle işe iade başvurusunun yapılması yerine iflas etmiş olan müflis bankanın iflas işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına alacak kaydı talebinde bulunulmuştur." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Yani davacı tarafından işe iade davasının kesinleşmesi sonrası 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 10 gün içinde işverene işe iade için başvurusu bulunmamaktadır. Davacı bunun iflas kararı nedeniyle olduğunu belirtmiş ise de kanunda emredici şekilde düzenlenen hüküm için iflas hali yönünden istisna getirilmemiştir. Bu nedenle de davacının başvurusu olmaması nedeniyle geçerli bir fesih hali söz konusu olacağı için işe başlatmama ile boşta geçen süreye ilişkin tazminat kalemlerinin reddi gerekirken kabulü şeklinde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olduğu için bu yöndeki davalı istinaf sebebine itibar edilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih ve 2021/3088 E., 2022/2171 K. sayılı ilamı:"..İİK'nın 195/1. maddesi "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmünü içermektedir. Anılan madde uyarınca ancak iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masraflarının kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Bu nedenle iflas tarihinden sonra faiz işletilmesine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır..."şeklindedir.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince kıdem tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kısımlar yönünden ek rapor ile tespit edilen miktarlarına ilişkin iş bu kayıt kabul dava tarihine kadar yapılan faiz hesaplamasına itibar edilerek hükmedilmiş ise de, İİK'nın 195/1. maddesi ve yukarıda yer verilen içtihat doğrultusunda iflas tarihinden sonra faize hükmedilemeyecek olması nedeniyle aksi yönde karar verilmesi isabetsizdir. Kıdem tazminatı yönünden faiz hesaplaması 08.02.2018 yani iflas tarihinden sonra başlatılarak dava tarihine kadar hesaplama yapılmış ise de kıdem tazminatına hak kazanılan tarihin iflas tarihi olması nedeniyle bu kalem yönünden davacı tarafça faiz talep edilemeyecektir. İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi'nin 2015/442 E. 2016/330 K. sayılı işe iade davasının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden ise 30.06.2016 tarihinden 16.11.2017 tarihine kadar faiz işletilebilecek olması nedeniyle ( 1.800,00 TL vekalet ücreti + 65,00 TL yargılama gideri =) 1.865,00 TL için %9 yasal faizi oranı üzerinden 231,77 TL işlemiş faiz istenilebilecek olup fazlaya dair iflas tarihini aşan şekilde iş bu dava tarihine kadar faiz hesaplaması yapılarak hüküm tesis edilmesine itibar edilmediğinden bu konuda davalı vekili istinaf sebebine itibar edilmiştir.Davalı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaftır. Her ne kadar bu husus istinaf sebebi yapılmamış ise de harcın kamu düzeninden olması nedeniyle resen dikkate alınması gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmünde aksi yönde harcın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla bu husus isabetli görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2023/113 Esas, 2025/357 Karar sayılı ve 14/05/2025 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak;a-Davacının 4.026,00 TL kıdem tazminatı fark alacağı tazminatı, 1.800,00 TL vekalet ücreti alacağı, 65,00 TL yargılama gideri ve 231,77 TL iflas tarihine kadar olan işlemiş faiz alacağının İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki İflas Masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,2-İlk Derece Mahkemesi giderleri yönünden;a-Davalı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı toplamı olan 71,80 TL'nin istemi halinde davacı tarafa iadesine,c-Davacı tarafından yapılan 356,00 TL tebligat ve posta gideri ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.856,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 66,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri toplamı 250,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 241,07 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,d-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2/3. maddeleri uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2/3. maddesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider/delil avansının yatıran taraflara resen iadesine,3-İstinaf giderleri yönünden;a-Davalı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, b-Davalı tarafından sarf edilen 270,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2025