11. Hukuk Dairesi 2012/11356 E. , 2013/13901 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2012 tarih ve 2011/130-2012/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2012/11356 E. , 2013/13901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2012 tarih ve 2011/130-2012/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalı tarafından sigortalandığını, poliçe özel koşullarında çimento fabrikasından çıkan tozun yapacağı hasar ve kirlenmelerin teminata dahil edildiğini, davacıya ait evin civardaki çimento fabrikasından dolayı kirlendiğini, boya, temizlik, ev içindeki mermer ve parkelerin cilasının yapılması için 12.750,00 TL gerektiği ancak davalıdan talep edilmesine rağmen hasarın ödenmediğini, davalının tazminatı ödememek suretiyle davacının yıpranmasına, kendini yalnız hissetmesine ve güven duygusunun yok olmasına neden olduğunu ileri sürerek hasar bedeli olan 12.750,00 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, zarar verdiği söylenen çimento fabrikasının 20 yıldır faaliyette olduğunu, davacının çimento fabrikasını işleten...Çimento San. ve Tic. A.Ş. aleyhine Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, davanın reddedildiğini, sigortanın konusunun ani ve harici bir etkiyle meydana gelen olayların oluşturduğunu, olması beklenen normal olayların teminat kapsamında olmadığını, manevi tazminat talebinin de haklı gerekçeye dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının zarara sebep olduğu ileri sürülen asıl faile karşı açmış olduğu ve retle sonuçlanan davadaki taleplerini aynı olay ve sebeplere dayanarak bu kez sigortacıya karşı açtığı, o davada maddi olayla ilgili illiyet bağı bulunmadığı saptandığına göre buna ilişkin tespitin davacıyı bağlayacağı, sigorta poliçesi öncesinde meydana gelen zararların poliçe teminat kapsamında olamayacağı, davaya konu zararların daha sonra ani ve harici olarak meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece manevi tazminat isteminin reddine yönelik hükümde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, "Evim Paket Poliçesi" kapsamında talep edilen sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketinin 2006 yılından bu yana her yıl düzenlediği poliçede "Çimento fabrikasından çıkan tozun yapacağı hasar ve kirlenmeler teminata dahil edilecektir" klozu bulunmaktadır. Davacı bu kloza dayalı olarak evinin 1160 metre ilerisinde bulunan çimento fabrikasından gelen toz ve dumanın evinde kirlenme ve hasar oluşturduğunu bildirerek maddi manevi tazminat talep etmiştir. Sigorta experinin düzenlediği 20.02.2009 tarihli raporda da, davacının evinde meydana gelen kirlenme ve hasarın teminat kapsamında olduğu ve zararın 8.450,00 TL'ye giderilebileceği bildirilmiştir. Mahkemece davacı tarafından sözü edilen çimento fabrikası aleyhinde Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/8 Esas sayılı dosyası ile maddi manevi tazminat istemine yönelik olarak açılan davanın reddedildiği, verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2011 tarihli 2010/3078-2011/2101 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, o davada maddi olayla ilgili illiyet bağı bulunduğu saptanmadığına göre buna ilişkin tespitin davacıyı bağlayacağı belirtilerek bu davada reddedilmiştir. Ancak Büyükçekmece 3 Asliye Hukuk Mahkemesi kararına esas alınan 29/05/2008 tarihli raporda "... dava konusu fabrika binasında teknik şartlara uygun olarak devam eden üretiminden kaynaklanan tozların hava kalitesi modellemesi çalışmasına rağmen çevredeki konutların çatılarının üzerinde biriktiği ve beyaz örtü şeklini aldığı tespit edilmiş, rüzgarın etkisiyle uzak mesafelere yayıldığı ... " bildirilmiş, mahkemece ise davacının evinin kirlenip kirlenmediği ve de hasar oluşup oluşmadığı üzerinde durulmaksızın, fabrikanın fiilen üretimine devam eden ruhsatlı fabrika olduğu ve her yıl periyodik olarak hava kalitesi raporu alındığı ve alınan raporlara göre emisyon ölçümlerinin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere gerekli standartlara uygun olduğunun anlaşıldığı, davalı fabrikanın kontrol toz ve dumanının sağlığa ve çevreye zararlı olması halinde yaptırımının idari nitelikte olup idari makamlarca fabrikanın faaliyetinin durdurulması gerektiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, somut olayda davacı 5 yıldır üst üste bu klozu da koymak suretiyle poliçe düzenleyen akidi sigorta şirketi aleyhine dava açmış olup, poliçedeki bu klozun gerçekleşmiş olması halinde sigorta şirketinin hasarı ödemesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle içinde sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmişitir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itrazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.