T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1460 - 2025/1659 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1460 KARAR NO : 2025/1659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2022/265 E. - 2023/81 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1460 - 2025/1659 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1460 KARAR NO : 2025/1659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2022/265 E. - 2023/81 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 tarih ve 2022/265 Esas - 2023/81 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkillerinin 2021/02813 ve "..." ibareli başvurusunun , davalı Şirketin "..." ibarelerine markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, marka işaretleri farklı olduğu gibi tarafların marklarını kullandıkları faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkillerinden ...'in soyadı olan olan "..."in kısaltması "..." ibaresi ile müvekkillerinin markasını kullandığı fermente elma suyu ürününe ait ürünün cinsini belirten "SU" ibaresinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, dava konusu başvurunun SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddesi uyarınca reddi koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, 2022-M-6204 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğunu, zira iki marka arasındaki tek farkın “T” ve “Y” harflerinin değişikliğinden ibaret olduğunu, davalının “...” markasının “meyve suyu” tamlamasının orijinal bir biçimde kısaltılmasından oluşan, ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, ayrıca her iki markanın da aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, müvekkiline ait redde mesnet markaların tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirketin 2007/20769, 2015/69187, 2016/03245, 2016/03260 ve 2016/90777 sayılı markaları hariç, taraf markalarında esas unsur olarak kullanılmış bulunan “...” ve “...” ibareleri arasındaki üçüncü/ortadaki harf haricinde kalan tüm harflerin dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olmasının, karşılaştırılan markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı, markalarda kullanılmış olan figüratif unsurlarla tasviri/tanımlayıcı ibarelerin varlığının, bu benzerliği ortadan kaldırabilecek nitelikte farklılıklar olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu benzerlikler nedeniyle, davacıların reddedilen markasının, davalının markalarının bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu, ayrıca bu benzerliklerin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davalı şirketin “...”lu markalarını görmüş ve tanımış olan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı bir tüketicinin, davacıların “...” ibaresini içeren markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması” ihtimalini doğuracağı, ayrıca davacıların markasının reddedildiği 30 ve 32. Sınıflara giren yiyecek ve içecek ürünleri ile davalı şirketin 2010/42774 sayılı markası haricindeki markalarının kapsamına giren emtiaların aynı/benzer/türdeş olduğu ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/ algı seviyelerinin yüksek olmadığı , bu emtialarda “...” ve “...” ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin söz konusu gıda ürünlerinin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacıların markasının, davalının markalarının kapsamına giren bu emtialar açısından davalının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, öte yandan redde mesnet markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı, her ne kadar SMK m.6/5 hükmü koşulunun ve redde mesnet bir kısım markalar bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı tespit edilmişse de, dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından redde mesnet diğer bir kısım markalar ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bu nedenle marka başvurusunun kapsamındaki tüm emtialar bakımından reddine karar verilmesinde sonuç olarak hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun kullanıldığı ürünler ile redde mesnet markaların kullanıldığı ürünlerin farklı olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkillerinden ...'in soyadı olan olan "..."in kısaltması "..." ibaresi ile müvekkillerinin markasını kullandığı fermente elma suyu ürününe ait ürünün cinsini belirten "SU" ibaresinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, somut olayda SMK'nın 6/1-5 maddesi koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." asıl unsurlu başvuru ile karar yerinde belirtilen "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle markaların harflerine ve hecelerine bölünerek iltibas değerlendirmesi yapılamayacağı, tarafların markalarının esas unsurları arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, dava konusu başvurunun redde mesnet markaların serisi olarak algılanabileceği, başvuru kapsamında yer alan 30 ve 32 sınıf malların karar yerinde belirtilen redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallarla aynı/benzer bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.