İSTİNAF KARARI İNCELENENKARARIN MAHKEMESİ:İSTANBULANADOLU12. ASLİYETİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2025 (AraKarar) NUMARASI: 2024/325Esas İHTİYATİTEDBİRTALEPEDEN TALEP: İhtiyatiTedbireİtiraz İSTİNAFKARARTARİHİ: 31/12/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP : Davacı vekili, davalı ...'in, şirketin diğer ortağıyla birlikte ha…
T.C. İSTANBUL BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ 12. HUKUKDAİRESİ DOSYANO: 2025/1349 KARARNO : 2025/2183 TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENENKARARIN MAHKEMESİ:İSTANBULANADOLU12. ASLİYETİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2025 (AraKarar) NUMARASI: 2024/325Esas İHTİYATİTEDBİRTALEPEDEN TALEP: İhtiyatiTedbireİtiraz İSTİNAFKARARTARİHİ: 31/12/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP : Davacı vekili, davalı ...'in, şirketin diğer ortağıyla birlikte hareket ederek muvazaalı genel kurullarla elde ettiği müdürlük görevini kendi ve/veya diğer ortak ...yararına kullandığını, şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını sattığını, paraların elden veya açıktan tahsil edildiğini, mermer stoklarından yapılan faturasız satışlar karşılıkları elden alındığını bir kısmının şirkete borç vermiş gibi kayıt altına alındığını, saydıkları hususların çok ciddi, faturalı ve belgeli olduğunu telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağının aşikar olduğunu, bu nedenlerle şirket taşınır (maden ruhsatları, makine parkurları, kamyon, iş makineleri ve araçlar) ve taşınmaz malların üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, şirket müdürü olan davalı ...'in yerine tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, aksi halde denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. ARA KARAR : Mahkemece, 29/05/2025 tarihli ara kararıyla, şirket yöneticisinin, iş ve işlemlerini özen ve bağlılık yükümlülüğüne uygun olarak tesis etmesi gerektiği, sunulan deliller ile şirket defter ve kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmış 18/05/2025 tarihli bilirkişi kök raporundaki tespitlere göre, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirkete bilirkişi listesinden resen seçilen mali müşavir ...'ın yönetim kayyımı olarak atanmasına; kayyımın, münferit imzayla, şirket yöneticilerinin tüm yetkilerini kullanmak üzere yetkilendirilmesine; (sonrasında bu karar kapsamında kayyım ...'ın mazereti sebebiyle, 19/11/2025 tarihli ara kararla mali müşavir ... ...in kayyım olarak atanmasına) karar verilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine verilmiş 02/07/2025 tarihli ara kararla, davalının müdürlük görevine başladığı tarih ile dava tarihi arasındaki dönemde bir kısım faturasız satışların yapılması ve seçim çalışmaları için şirket gideri olmadığı halde şirket hesabından ödemeler yapılması gibi hususların tespit edildiği, ihtiyati tedbir verilmesi için yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, tedbir kararının mahiyeti gereği hak ve menfaatler dengesine aykırı olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili, mali müşavir bilirkişinin 18/05/2025 tarihli raporuna karşı itiraz süresinin sona ermesi ve itiraz dilekçesi beklenmeden mahkemece 29/05/2025 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini; raporda şirket defterlerinin nizamı bakımından VUK 215-219 maddeleri ile muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olmadığı tespitinin neye göre yapıldığının belirtilmediğini; faturasız satışlardan dolayı şirketin 474.760-TL zarara uğratıldığı tespitinin somut delile dayandırılmadığını,faturasız satış yapılmadığını, mevcut banka hareketlerinin müvekkilinin şahsi, aile ve tanıdık çevresine ilişkin ödemeler ile borç alıp vermelere ilişkin olduğunu, hesaba gelen her paranın faturasız mal satışı olarak değerlendirilemeyeceğini, zorunluluk olmamasına rağmen bilirkişiyle şahsi hesapların paylaşıldığını; müvekkilinin 29/02/2024 tarihinde şirket müdürlüğü görevine başladığını, davanın da 10/05/2024 tarihinde açıldığını, bilirkişinin bu tarihler dışındaki dönemler için inceleme ve görüşte bulunmasının doğru olmadığını; şirket defterlerinde mesnetsiz kaydın yer aldığı ve ortaklar cari hesabının kasa ve banka hesabı gibi kullanılarak şirketin yaptığı gayri resmi işlerin bu hesap üzerinden takip edildiği tespitinin doğru olmadığını, ihtiyaç halinde ortağın şirkete borç verdiğini, şirket mali yapısı uygun olduğunda da bunu geri aldığını, 331 no'lu ortaklar cari hesabının yıllardır o şekilde kullanıldığını ve kanuna aykırılık bulunmadığını; bilirkişi raporunda belirtilen taşınmazların şirket mal varlığından çıkmadığında, tespitlerin hatalı olduğunu; ... Toptan Satış'tan 335.450-TL tutarında eş, dost, çalışan, tanıdık ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Ramazan kolileri alındığını, ödemeyi şirketin yapmadığını, temsil ağırlama gideri altında yapılmış 25.000-TL ... faturasının dava dışı ortak ...'in şahsi kredi kartıyla ödendiğini; uzun yıllardır çalışılan ...Taşımacılığı'nın nakliye faturalarının defterlere kaydedildiğini, sundukları eski kayıtların incelenmediğini; 14/06/2024 tarihinde şirketin ... Bankası hesabından müvekkili tarafından 100.000-USD (3.223.130-TL) çekilen nakdin, müvekkilinin üçüncü bir şahıstan borç alıp şirkete verdiği ve şirkette alacaklı olarak ortaklar cari hesabına işlenen tutarın geri çekildiği ve ortaklar hesabından müvekkilinin alacağından düşüldüğünü; 12/06/2024 tarihinde tarafların annesi olan ...'dan 10.000.000-TL şirkete borç alındığını ve şirket kayıtlarına işlendiğini, şirketin 100.000-USD borcunu ödemek için ... Bankası'ndan ... Bankası'na 3.500.000-TL aktarıldığını, 100.000-USD alımının daha ucuz kur veren ... Bankası'ndan yapıldığını ve nakit çekildiğini, müvekkilinin borçlu olduğu kişiye teslim edildiğini, elinde teslim belgesinin de olduğunu, yani ...'teki müvekkili hesabına aktarılan 3.500.000-TL ile bir işlem yapılmadığını, daha sonra bu miktarın tekrar şirket hesaplarına peyderpey 15 gün içinde aktarılarak şirket ödemelerinde kullanıldığını, tüm bu işlemlerin bilirkişi raporunun 28. sayfasında görülebileceğini, davacının şirketi yönettiği dönemde de şirkete verdiği paralar sebebiyle müvekkilinin ortaklar cari hesabında şirketten 9.634.000-TL alacaklı olduğunu; ...'tan alınmış çeklerin şirkete toplam 4.800.000-TL resmi girişi olduğunu, daha sonra resmi olarak müvekkiline 3.700.000-TL'lik kısmının çıkışının yapıldığını, müvekkili müdür olduğundan beri 30-40 milyon TL döngü içindeki şirket borçlarını ödemek için yakınlarından borç alarak idare ettiğini, ...'tan gelecek yıllar içinde yapılan kiralamanın ödemelerinin avans çek toplam 4.800.000-TL olarak alıp şirketin kasasına koyduğunu, bu ödemeyi müvekkilinin borç aldığı kişiye vermek için şirketten 3.700.000-TL kısmını ortaklar cari hesabı işletilerek müvekkiline çıkışının yapıldığını, yani müvekkilinin üçüncü şahıslardan şahsi olarak borçlanıp şirkete resmi kayıtlarla aktardığı tutarları borç aldığı kişilere ödemek üzere resmi kayıtla şirketten iade aldığını, müvekkilinin müdür olmadan önce şirketten 9.634.000-TL alacaklı olduğunu, davacının da şirketten 500.000-TL alacağının bulunduğunu; Enerji Bakanlığı'nın Devlet hakkı alacağının 2023 yılına ait olduğunu, 3 maden ruhsatına ait borcun müvekkilinin müdürlüğü döneminde 04/10/2024, 17/10/2024 ve 18/10/2024 tarihlerinde ödendiğini; müvekkili göreve geldiğinde SGK borçlarının 1.000.000-TL'nin üzerinde olduğunu, 2024 sonu itibariyle borç bulunmadığını, eski borçların ödediğini; 30-40 milyon TL borçla uğraşıldığı günlerde, 810.000-TL çek bedelinin üçüncü şahıslardan borç olarak alınan tutara ilişkin olduğunu, çeklerin şirkete aktarıldığını ve müvekkilinin şirket harcamaları için kullandığı kredi kartı borcunun ödendiğini, ekstrelerin dosyaya sunulduğunu, bilirkişinin sanki ortaklar cari hesabını işletmenin yasal olmadığı şeklinde rapor hazırladığını; yönetim kayyımı atanması kararının telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, bilirkişi raporunun takdiri delil olduğunu, müvekkilinin 70 günlük süre içinde bir kısım faturasız satış yaptığına ilişkin somut delil bulunmadığını ve bilirkişinin şirket hesaplarından hiçbir ödeme tespit edemediğini belirterek, itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Davacı tarafından, diğer pay sahibi ile birlikte hareket eden şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği, davalının azli talep edilen davada yönetim yetkisinin kısıtlanarak yönetim veya denetim kayyımı atanarak şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir.TTK'nın 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddeleri uygulanmalıdır.HMK'nın 390. maddesi "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda, dava dışı şirket ortaklarının her biri eşit hisselerle kardeşler davacı ..., davalı ... ve dava dışı ...olduğu; davalının İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2023/716 esas, 2023/765 karar sayılı ve 30/11/2023 tarihli kararıyla şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının çağrılması için kayyım olarak resen mali müşavir ...'nın atanmasına karar verildiği, kayyımın müdürlük görevlerinin sonlandırılması ve yeni müdürlerin belirlenmesi ile şirket borçlarının görüşülmesi gündemiyle 08/02/2024 tarihinde toplantı çağrısı yaptığı, toplantıda davalının aksi karar alınıncaya kadar münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiği, bu hususun ticaret siciline 29/02/2024 tarihinde tescil ve ilan edildiği; önceki müdürlerin 14/12/2017 tarihli genel kurul kararında münferit yetkili olarak ...ve davacı ...in seçildiği görülmüştür. Dava, 10/05/2024 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili itiraz ve istinaf dilekçesinde, 29/02/2024-10/05/2024 tarihleri arasındaki eylemlerin dava konusu olabileceği, bu tarihler öncesindeki ve sonrasındaki eylemlerin karara esas alınamayacağını belirtmiş, mahkemece 02/07/2025 tarihli itirazın değerlendirilmesi kararı, o kapsamda reddedilmiştir.Mahkemece şirkete yönetim kayyum atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı 18/05/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporundaki tespitlere göre 29/05/2025 tarihinde verilmiştir. Davalı vekili, kendilerinin bilirkişi raporuna itiraz süresi geçmeden kararın verildiğini savunmuştur.İtirazlar üzerine alınan 04/09/2025 tarihli ek raporda, davalının şahsi hesabına gelen havalelerin 29/02/2024-10/05/2024 tarihleri arasında olduğu, havalelerde borç vs. açıklaması bulunmadığı, şirket kayıtlarında havalelere karşılık fatura düzenlenmediği, hesaba gelen paraların faturalandırılmayan mal satışlarından kaynaklandığı görüşüne ulaşıldığı, ; kök raporda belirtilen 3 adet taşınmazın şirket kayıtlarında dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye devredildiği, şirketten 1.093.024,45-TL alacaklı göründüğü, bu şirketin ortaklarının davalı ve dava dışı ...olduğu dikkate alındığında alacağa faiz işletilmediğinden şirketin zarara uğratıldığı, kök raporda 755.963,20-TL şirketin zarara uğratıldığının belirlendiği; 31/12/2024 itibariyle şirketin 467.757,45-TL vergi ve SGK borcu bulunduğunu; ortaklar cari hesabı incelendiğinde, davacının şirketten 2023'ten gelen 586.909,24-TL alacağının bulunduğu; davalının şirketten kaydi olarak 2.277.459,14-TL alacaklı göründüğü, alacağın 01/01/2024 tarihli açılış rakamının 9.476.691,13-TL olduğu, 2024 yılında toplam 19.354.538,17-TL şirketten para aldığı ve 2024 yılında şirkette 11.830.185,92-TL para yatırdığı ancak işbu yatırılan tutarlardan mesnetsiz kayıt olduğu tespit edilen 2.082.396,25-TL'nin kayıtlardan çıkması gerektiği, neticede davalının şirketten 2024 yılında kaydi olarak toplam (19.354.538,17-11.830.185,92-2.082.396,25=) 9.606.748,50-TL para çektiği; 14/06/2024 tarihinde ... Bankası'ndan nakit çekilen 100.000-USD’nin (karşılığı 3.223.130,00 TL) davalının ortaklar cari hesabında bulunduğu; tarafların annesinden 12/06/2024 tarihinde alınan 10.000.000-TL'nin 3.500.000-TL'sinin davalı hesabına aktarıldığı ve ortaklar cari hesabında bulunduğu; şirketin ...'tan aldığı 3.700.000-TL tutarındaki çeklerin, davalıya verildiği; 06/03/2024, 0/04/2024, 07/05/2024 ve 10/05/2024 tarihli işlemlere göre 4 adet 810.000-TL bedelli çeklerin davalı hesabına tahsil olunduğu kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği belirtilmiştir. Somut olayda, üç kardeşin eşit hisseyle ortak olduğu şirketin 08/02/2024 tarihli genel kurul toplantısında davalı, münferit yetkili temsil yetkisini haiz müdür olarak seçilmiştir. Karar 29/02/2024 tarihinde tescil edilerek ilan edilmiştir. Eldeki dava ise 10/05/2024 tarihinde açılmıştır. Davacının iddialarının ve davalının savunmalarını değerlendirilmesi için mahkemece alınmış mali müşavir bilirkişi kök raporuna göre, 29/05/205 tarihli ara kararla şirkete yönetim kayyımı atanmıştır. Davalının istinaf dilekçesinde belirtiği itirazları yukarıda gösterildiği gibi, bilirkişinin kök rapordaki görüşünün değiştirilmediği ek raporunda karşılanmıştır. Buna göre davanın bulunduğu aşama itibariyle, bilirkişinin kök rapordaki görüşünün değiştirilmediği ek raporundaki tespitler uyarınca, davanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumu dikkate alındığında, şirketin ve diğer ortakların zarara uğramaması bakımından davalı yöneticinin iş ve işlemlerinin denetlenmesi gerektiği yolunda yaklaşık ispatın sağlandığı sonucuna varılmaktadır.Ancak ihtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp, ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Somut olayda yaklaşık ispat koşulu sağlanmış ise de, şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Davalıya isnat edilen olgular net bir şekilde sübutu sağlanmadan temsil yetkilerinin kaldırılması ölçülü bulunmamıştır. Bu halde yönetim kayyımı yerine, şirkete denetim kayyımı atanması gerekli hukuki korumayı sağlayacak ölçüde yeterli olacağı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin tedbir kararına itirazın kabulüne,şirkete yönetim kayyımı atanmasına dair 29/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına,şirkete yönetim kayyımı olarak atanan ... ...in denetim kayyımı olarak atanmasına, fazla talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/325 Esas sayılı 02/07/2025 tarihli itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin tedbir kararına itirazının kabulüne, mahkemenin 29/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün...sicil numarasında kayıtlı,... İNŞ. NAKLİYE VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.'ye ... TC kimlik numaralı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... ...in denetim kayyımı olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, fazla talebin reddineKayyıma şirket malvarlığından karşılanmak üzere aylık 50.000-TL ücret takdirine,Davacı tarafça üç aylık kayyım ücretinin ilk derece mahkemesince depo edilmesine,Teminat alınmasına yer olmadığına," İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025