İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 06.09.2016 tarihinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/867 KARAR NO : 2025/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2022 NUMARASI : 2021/248 Esas - 2022/167 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 06.09.2016 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ferisi niteliğinde ekler imzalanmış olup söz konusu sözleşmelerin 06.09.2020 tarihinde sona erdiğini, akabinde 20.10.2020 tarihinden itibaren 3 aylık süre ile ek sözleşme akdedildiğini, 20.01.2021 tarihinde iş bu sözleşmelerde sona erdiğini, 20.01.2021 tarihinde davalı şirket, müvekkili aleyhine ...Cezai Şart bedeli adı altında, ... Akaryakıt tarafından 20.01.2021 tarihinde ... numaralı 937.875,68 TL tutarlı fatura düzenlediğini, düzenlenen faturanın dayanağı tüm sözleşme süresince davacıdan sözde eksik alınan ürün ile ilgili olduğunu, 5 yılı aşkın sözleşme süresince müvekkiline ...bedeli uyarısı altında sadece bir kere 02.12.2019 tarihinde Beşiktaş 26. Noterliğince ... yevmiye numaralı ihtarname ile 06.09.2018- 05.09.2019 yılı arası 415,378 ton eksik ürün ihtar çekildiğini, iş bu ihtara karşı Bakırköy 40. Noterliği ... Yevmiye numaralı ihtar ile ihtar ettiklerini, eksik ürün alım taahhüdü ihtarı sonrası dönem olan 05.09.2019 tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar ise müvekkilinin tüm ürün alım taahhütlerini yerine getirdiğini, müvekkili aleyhine eksik ürün alımı cezai şart bedeli için düzenlenen faturaların 20.01.2021 tarihinde kesilmiş olup aynı gün müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... Bank DBS sistemine yüklendiğini ve fatura bedeli tahsil edildiğini, bu tarihten yaklaşık 1 hafta sonra geri tarihli olacak şekilde müvekkiline 21.01.2021 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalamaya zorladıklarını, aksi takdirde müvekkilinin istasyonu üzerine işlenen 10 yıllık kira şerhinin kaldırılmayacağı yönünde baskı kurulduğunu beyan ederek, dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile delillerin tetkiki ve bilirkişi incelemesi neticesinde ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinden tahsil edilen ...cezai şart bedeli olan toplam meblağın şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00 TL'sinin iadesine karar verilmesini, hüküm altına alınacak alacaklarına bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile davanın kabulü ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... Petrol A.Ş. arasında kullanım hakkı Lukoil'e ait olan "Ataşehir Mahallesi, Çayırlı Sokak, ... Merkez/Elazığ " adresinde ve tapuda "Elazığ İli, Merkez İlçesi, Sürsürü Mahallesi, ... mevkiinde kain, ... ada, 5 parselde" kayıtlı gayrimenkul üzerinde kurulu akaryakıt satış ve servis istasyonunun işleticiliği hususunda 06.09.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli Çerçeve Protokol ve ekleri akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri tüm hak ve borçları ile birlikte müvekkili şirket ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş.'ye devredildiğini, anılan sözleşme süresi sonunda davacı ile müvekkili arasında bu sefer 20.10.2020 tarihinde 3 ay süreli yeni bayilik sözleşmesi akdedilmiş ve sözleşme süresi sonunda yenilenmediğinden 19.01.2021 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin sona erdiği tarihte fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin 95.340 USD kar kaybı alacağı muaccel hale geldiğini, davacının talebi üzerine imzalanan 21.01.2021 tarihli Sulh Ve İbra Protokolü ile davacı, müvekkili nezdinde muaccel hale gelen borçlarını kabul ve taahhüt ile müvekkili alacaklarının DBS hesap limiti üzerinden tahsiline muvafakat ettiğini, davacının Protokol'ün baskı altında imzaladığı iddiasının ticari ve sektörel gerçekler karşısında maddi bir dayanağı bulunmadığını, basiretli tacir gibi hareket etmesi gereken davacı girdiği ticari ilişki ile üstlendiği edimleri yerine getirememesinden kaynaklı sorumluluğundan gerçeğe aykırı iddialarla kurtulmaya çalıştığını, 21.01.2021 tarihli Protokol'de davacının kabul ettiği tutarlar, bu protokol yapılmasa idi bile davacının müvekkiline karşı sorumlu olduğu tutarlar olduğunu, 21.01.2021 tarihli Protokol'ün 3/c maddesi ile, davacının 06.09.2016 tarihli sözleşme ve eklerinden kaynaklı olarak müvekkiline olan 218.213,34 TL yatırım katılım bedeli iadesi borcu davacı tarafından açıkça ikrar edildiğini ve bu tutarın dava dışı Lukoil'e ödenmesini müteakiben "Ataşehir Mahallesi, Çayırlı Sokak, ... Merkez/Elazığ " adresinde ve tapuda "Elazığ İli, Merkez İlçesi, Sürsürü Mahallesi, ... mevkiinde kain, ... ada, 5 parselde" kayıtl gayrimenkul üzerinde ... adına şerh edilen 10 yıllık kira şerhinin 10 iş günü içerisinde terkini için davacıya veya davacı tarafından gösterilecek 3. kişilere vekaletname düzenleneceği kararlaştırıldığını, davacı tarafından Protokol hükümleri kapsamında düzenlenen vekaletnamenin ve ifanın kabul edilmiş olması Protokol'ün taraflar arasında geçerli olduğunu ve hüküm doğurduğunu Protokol'ün davacı tarafından da benimsendiğinin açıkça gösterdiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı tarafın dinletmek istediği tanıkların söz konusu protokolün geri tarihli olarak imzalatıldığının ispatı için bildirilmiş olmaları karşısında yukarıdaki açıklamalar ışığında dinlenilmelerinin yargılamaya bir değişiklik katmayacağı, yine sulh ve ibra protokolünün hükümleri karşısında davacının ileri sürdüğü alacağın tespiti bakımında diğer araştırmaların ve bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olmadığı zira davacının alacak talebinin sözleşmenin haksız feshedilmesinden dolayı ve bu feshe dayalı olduğu dikkate alındığında sulh ve ibra protokolü geçersiz kabul edilmeden alacağa hükmolunmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce taraflar arasında düzenlenen sulh ve ibra protokolünün geçerli olduğu ve davacının protokol gereğince dava konusu alacağından feragat ettiği ve protokolün taraflar açısından bağlayıcı olduğu kabul edilerek davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı karar verilmiş olup söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili ile davalı 06.09.2016 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ferisi niteliğinde ekler imzalanmış olup söz konusu sözleşmelerin 06.09.2020 tarihinde sona erdiğini, akabinde 20.10.2020 tarihinden itibaren 3 aylık süre ile ek sözleşme akdedildiğini, 20.01.2021 tarihinde iş bu sözleşmelerinde sona erdiğini, 20.01.2021 tarihinde davalı şirket, müvekkili aleyhine ...Cezai Şart bedeli adı altında, ... Akaryakıt tarafından 20.01.2021 tarihinde ... numaralı 937.875,68-TL tutarlı haksız fatura düzenlendiğini, müvekkiline düzenlenen faturanın dayanağı tüm sözleşme süresince davacıdan sözde eksik alınan ürün ile ilgili olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da görüleceği üzere bu cezanın herhangi bir yasal dayanağı olmadığını, müvekkili aleyhine eksik ürün alımı cezai şart bedeli için düzenlenen faturalar 20.01.2021 tarihinde kesilmiş olup aynı gün müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... Bank DBS sistemine yüklenmiş ve fatura bedelinin tahsil edildiğini, bu tarihten yaklaşık 1 hafta sonra geri tarihli olacak şekilde müvekkiline 21.01.2021 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalamaya zorladıklarını, aksi takdirde müvekkilinin istasyonu üzerine işlenen 10 yıllık kira şerhinin kaldırılmayacağı yönünde baskı kurulduğunu, imzalanan sulh ibra protokolünden 1 gün önce zaten fatura bedellerinin tahsil edildiğini, müvekkili açısından protokolün sadece kira şerhinin kaldırılması için imzalandığının son derece açık olduğunu, geri tarihli sulh ibra protokolünün imzalanmasından sonra kira şerhi kaldırıldırılmış olup müvekkili haklarından feragat etmediği iradesinin sakatlandığı Bakırköy 40. Noterliği ... Yevmiye numarası ile ihtaren davalıya bildirilmiş ve haksız tahsil edilen bedelin iadesinin istendiğini, müvekkiline herhangi bir ihtar çekip bildirimde bulunmadan hakkın kötüye kullanılması yolu ile müvekkilinin DBS sisteminden tahsilat yapıldığını, mahkeme eksik ve usule aykırı olarak herhangi bir inceleme yapmadan delilleri toplamadan imzalanan protokolün geçerliliğini tartışmadan usule aykırı karar verdiğini, aynı konuda dava devam ederken bekletici mesele yapmayarak farklı kararlar çıkmasına sebebiyet verebilecek bir karar verildiğini, davanın reddine gerekçe gösterilen sulh ibra protokolünün geçerli olmadığına ilişkin tanıklarının dinlenilmesinin dahi ret edildiğini, açıklanan nedenler ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/248 E., 2022/167 K. Sayılı ilamın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, davacıdan tahsil edilen ...cezai şart bedelinin tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu sulh ve ibra protokolünün imzalanması aşamasında davacının iradesinin fesada uğratılıp uğratılmadığı, davacıdan tahsil edilen cezai şartın iade edilmesi gerekip gerekmediği noktalarındadır.Taraflar arasında, 06.09.2016 başlangıç, 19.10.2020 bitiş tarihli bayilik sözleşmesi ve 20.10.2020 tarihinde de üç ay süreli Bayilik Sözleşmeleri imzalanmış olup 21.01.2021 tarihli Sulh ve İbra protokolü ile, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin 19.01.2021 tarihinde sona erdiği belirtilerek, protokolün 3.a Maddesinde, bayinin, şirketler ile akdetmiş olduğu sözleşmelerden ve ürün alım taahhütlerinden kaynaklı sözleşmelerin sona erme tarihinde ... Gaz A.Ş.'ye 625 ton eksik tonaja istinaden 43.750 USD eksik ürün alımı borcu bulunduğu ile, ... ve ... Akaryakıt'a ise 1362 ton eksik tonaja istinaden 95.340 USD eksik ürün alımından kaynaklı borcu bulunduğunu, ayrıca Akaryakıt Çerçeve Protokol ile Otogaz Bayilik Sözleşmelerinin 7.maddeleri uyarınca şirketlere kira şerhinin işlememiş dönemine tekabül eden 218.213,34 TL yatırım katılım bedeli iade bedeli borcu bulunduğunu kabul beyan ve taahhüt ettiği, 3,b maddesinde, bayinin taraflar arasında imzalanan 06.09.2016 tarihli bayilik sözleşmeleri ve ekleri niteliğindeki tüm protokol ve taahhütlerinden kaynaklı olarak, şirkete eksik ürün alımından kaynaklı olan borçlarının ... hesaplarında bulunan, şirketler lehine tanımlı DBS hesap limiti üzerinden tahsiline gayrikabil rücu muvafakat ettiğini, bu kapsamda yapılan tahsilatlardan dolayı şirketlere karşı her türlü tazminat talepleri dahil olmak kaydı ile, her türlü hak ve alacağı ile dava taleplerinden feragat ettiğini ve şirketleri en geniş anlamda gayrikabili rücu ibra ettiğini kabul ve beyan ettiğini, işbu protokolde belirtilmeyen de dahil olmak üzere şirketleri ayrı ayrı ve en geniş şekilde gayrikabil rücu ibra ettiği kararlaştırılmıştır.Tacir, tacir olmayan kişilerin ileri sürebileceği savunmalardan yararlanamayacak ve gelişi güzel bir şekilde, haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken, bazı hususları bilmediğini iddia edemeyecek ya da gerekli tüm özeni gösterseydi bile, farkına varamayacağını ileri süremeyecektir. Basiretli davranma yükümlülüğü, tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerine inhisar eder. Tacirin uzmanlığı, faaliyet alanına ilişkin olmalıdır. Tacirin faaliyet alanına ilişkin durumlarda, basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü katı bir şekilde uygulanmalıdır. Bununla birlikte, tacir, ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır. Tacirin, ticarî işletmesini ilgilendiren hususlarda sözleşme yaparken ve bu sözleşmeler gereğince meydana gelen borçlarını ifa ederken, bu yükümlülüğe uygun davranması gerekmektedir. Tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün, karşı tarafın sorumluluğuna etkisinin, tacir olmayanlara nazaran farklı değerlendirilmesi gerekecektir. 6102 sayılı TTK’nın 18/2. maddesi hükmünün göz ardı edilmesi mümkün değildir. Somut olayda, davacı, 21.01.2021 tarihli sulh ve ibra protokolünü, davalının istasyonu üzerindeki kira şerhinin kaldırılmayacağı yönünde baskı yapılması iradesinin fesada uğratılması nedeniyle imzalandığı bahisle bu protokolün geçersiz olduğunu, davalı tarafından düzenlenen 20.01.2021 tarihli ... numaralı 937.875,68 TL tutarlı ...cezai şart bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açmıştır. Davacı, bir tüzel kişi tacir olduğundan, tüm işlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekir.Davacı taraf, 21.01.2021 tarihli sulh ve ibra protokolünü, davalının istasyonu üzerindeki kira şerhinin kaldırılmayacağı yönünde baskı yapmasıyla iradesinin fesada uğratılması sonucunda imzalandığı bahisle bu protokolün geçersiz olduğunu, davalı tarafından düzenlenen 20.01.2021 tarihli ... numaralı 937.875,68 TL tutarlı ...cezai şart bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 21.01.2021 tarihli Sulh ve İbra protokolüyle davalı tarafın aşırı bir menfaat sağlamış olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığı gibi, davacının istasyonun üzerindeki kira şerhinin kaldırılmayacağı yönündeki baskı sonucunda iradesinin fesada uğradığına ilişkin iddiaları soyut nitelikte olup, iddia olunan irade fesadı hali ispatlanamamıştır. Bu durumda, taraflarca imzası inkar edilmeyen, geçerli olan söz konusu sulh ve ibra protokolüne göre, davacının 95.340 USD eksik ürün alımından kaynaklı borcu bulunduğunu ve her türlü hak ve alacağı ile dava taleplerinden feragat ettiğini ve şirketleri en geniş anlamda gayrikabili rücu ibra ettiğini kabul etmiş olması karşında artık, ibraname kapsamında kalan dava konusu ...cezai şart bedelinin iadesini talep edemeyeceğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025