11. Hukuk Dairesi 2010/10073 E. , 2012/1786 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2008/132-2009/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10073 E. , 2012/1786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2008/132-2009/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, 18/12/2006 tarihli ortaklar kurulunca müdürlere 2006 yılı Kasım ayından itibaren aylık net 3.500,00-Euro maaş ödenmesinin kararlaştırıldığını, 2007 yılı nisan ayından sonra şirket ile ilişiğinin kesildiği 13/07/2007 tarihine kadar alacağının ödenmediğini, 8.503,43 Euro alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 13/07/2007 tarihinde hisselerini devrettiğini, şirketin borcunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kararlaştırılan aylığın brüt rakam olduğunu, alacak maaş niteliğinde olduğundan davanın İş mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, şirket ortağı ve müdür olan davacının şirketle aralarındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, ücretin ödendiğini ispat yükümlülüğünün davalı şirkette bulunduğu, 08/12/2006 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket ortaklarından olan davacıya 2006 Kasım ayından itibaren aylık 3.500,00 Euro maaş ödenmesine karar verildiği, davacının şirket ile ilişiğini kestiği 13/07/2007 tarihine kadar 2007 yılı Mayıs Haziran ile 2007 yılı Temmuz ayı 13 günlük 8.467,70 Euro maaş alacağı olduğu gerekçesiyle itirazın 8.467,70 Euro üzerinden iptaline, alacağın % 40’ı karşılığı 5.873,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dava, ödenmeyen müdürlük ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Davacının davalı şirkette müdür olduğu dönemde şirket ortaklar kurulu tarafından alınan 08.12.2006 tarihli karar ile aylık 3.500 Euro maaş ödenmesine karar verildiği, 2007 yılı Nisan ayı dahil olmak üzere ödemelerin yapıldığı, davacının şirketteki tüm paylarını 13.07.2007 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmış, işbu davada davacı Mayıs, Haziran ayları ile ayrıldığı Temmuz ayının 13 gününe isabet eden ücret ödemelerinin yapılmadığını ileri sürerek, anılan dönemlere ait ödenmeyen ücret tutarlarının tahsilini istemiştir. Davalı şirket ise yaptığı savunmalarda, davacının Nisan ayı sonu itibariyle şirket ile olan çalışmasını sona erdirdiğini, bu nedenle kendisine ödeme yapılmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davaya konu Mayıs, Haziran ayları ile 13 günlük Temmuz ayı ücretlerine ilişkin alacağının kabulüne karar verilmiş ise de davalının anılan savunması üzerinde durulmamıştır. Limited ortaklıklarda da uygulanması mümkün TTK'nun 333. maddesinde aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarının esas mukavelede tayin edilmemiş ise umumi heyetçe tayin olunacağı düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı olabileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de olabilir. Müdür olan ortak ile şirket arasında bir vekalet akdi meydana gelmekte olup, bu konuda uygulanması gereken Borçlar Kanunu'nun 386. maddesi uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir hizmet sözleşmesi olduğu da nazara alındığında vekilin ücrete hak kazanması için çalışması gerekmektedir. Bu durumda somut olaya gelindiğinde, müdür olarak tayin edilmiş bulunan davacının, davaya konu ücret alacağına ilişkin aylarda fiilen davalı şirkette çalışıp çalışmadığı, yaptığı bir hizmetin olup olmadığı, söz konusu dönemde müdürlük görevini yerine getirip getirmediği hususları araştırılarak sonucuna göre kararlaştırılan ücrete hak kazanıp kazanmadığı tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.