T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/04/2022 DAVA:Maddi - Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:06/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/04/2022 DAVA:Maddi - Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:06/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/02/2016 tarihinde sürücüsü davalı ..., işleteni davalı ... Ltd.Şti olan ve diğer davalı ... sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkillerinden ... ’ın yaralanmasına sebep olduğunu belirterek; (23/03/2020 tarihli açıklama dilekçesi kapsamında) bu yaralanmadan dolayı 1.500,00 TL’si yol masrafı, 1.500,00 TL’si bakıcı masrafı, 1.000,00 kazanç kaybı, 1.000,00 TL’si çalışma gücü kaybı için olmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatı, bütün davalılardan kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile, davacı ... için 30.000,00 TL, annesi ... için 10.000,00 TL ve babası ... için 10.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde özetle; davacıya 7.814,34 TL ödeme yapıldığını, poliçenin 01/06/2015 tarihli poliçe genel şartlarına tabi olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sürücü kusuru ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik zararından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ancak dava tarihinden itibaren müvekkilinden faiz talep edilebileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde davacı anne ve babanın kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı bu kaza sebebiyle tedavi amaçlı yol masrafı, bakıcı masrafı, kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybına ilişkin maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de, bu talebinden feragat ettiğinden ve feragat tüm davalıları da kapsadığı, davacıların manevi tazminat taleplerine gelince, manevi tazminat beden bütünlüğünün ihlal edilmesinden dolayı uğranılan acı ve ızdıraba karşılık belirlenmesi gereken bir tazminat türüdür. Bu tazminatın belirlenmesinde kazanın özellikleri, tarafların ekonomik sosyal durumları gözetilmelidir. Zira parasal bir karşılıkla beden bütünlüğü zedelenen kişinin bir nebze olsun tatmin duygusunu yaşaması ancak bu yapılırken zenginleşmenin de önüne geçilmesi gerekir. Davacı ...’nun maluliyet oranı, davalının kusuru ve ekonomik sosyal durumları gözetildiğinde 20.000,00 TL manevi tazminatın yerinde olacağı, davacı anne ve babanın manevi tazminat talebine gelince TBK 52/2 maddesi gereğince yaralananın yakınlarının manevi tazminat talep edebilmesi için bu yaralanmanın ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekir. Davacı ... bu kazadan dolayı çalışma gücünü %2 oranında kaybetmiş, iyileşme süresi ise bir ayla sınırlı kalmıştır. Bu sürede bir başkasının bakımına ihtiyacı olmadığı ATK raporunda belirtilmiştir. Dolayısıyla bütün bu veriler davacının ağır bir bedensel zarara uğramadığını gösterdiği" gerekçesiyle "davacı ...'nun maddi tazminat talebinin feragat sebebiyle reddine, davacı ...'nun manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin kaza tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu'nun 49 vd. maddelerine göre bir kimseye kendi kusuru ile zarar verenin zararını tanzim etmekle yükümlü olduğunu, henüz kaza tarihinde 2 yaşında ve bakıma muhtaç olan müvekkilinin el becerisini kaybettiğini, sürekli olarak anne baba bakımına muhtaç olarak yaşamakta olduğunu, bu durumun hem müvekkilini hem de müvekkili ile her an ilgilenmek durumunda olan anne ve babasını maddi ve manevi olarak yıprattığını, bütün bunlara ek olarak, hem doktor kontrolleri için hem de 4 yıl süren dava aşamasında, rapor alınması için sık sık hastaneye gitmek zorunda kalan müvekkili ...'nun, yaşının küçük olması nedeniyle bu durumdan da psikolojik olarak çok etkilendiğini, yine aynı şekilde müvekkilinin babası ...'ın ise, müvekkili ... için, çalıştığı işinden sık sık izin almak zorunda kaldığını, bu nedenle de müvekkilinin anne ve babasına koşulları oluşan manevi tazminat verilmesi gerektiğini, müvekkili annenin, meydana gelen olayda tamamen kusursuz olduğunu, kaldı ki, 08/02/2016 tarihli kaza tespit tutanağına göre söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı minübüs sürücüsü ...'nın 2918 sayılı KTK'da yer alan 67. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, yolcu indirmek veya almak için yanaşan araçların arka kısımlarının aydınlatılmadığını, özellikle gece araçların geri manevraları sırasında uyarıcı ses ve ışıklı cihazları ve gözcü tabir edilen görevlinin olmadığını, araçların arka kısımlarında aydınlatmanın hiç olmadığını, herhangi bir nedenle bu araçların kör noktaları veya arkasında bulunan kişilerin mağdur olabileceğini, davalıların bu hususları ihmal ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davacıların, somut olayda 8/8 kusurlu olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun düşmediğini, küçüğün anne ve babasının, gerekli özen ve ihtimamı göstermediklerini, bilirkişi raporuna göre olay tarihi ve saati dikkate alındığında, olay mahallinin yeteri kadar aydınlatılmadığını, bu durumda, otogarın yeterince aydınlatılmamasından yerel belediye ile büyükşehir belediyesinin de sorumlu olduğunu talepleri olmasına rağmen; talimat mahkemesince, olay yeri kamera kayıtları celp edilmeden keşif yapılıp rapor alındığını, raporun bu yönü ile eksik olduğunu, duruşma ara kararında geçmesine rağmen, olay yeri kamera kayıtları getirtilmeden, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınarak hata yapıldığını, bu nedenle bu eksikliğin giderilerek yeniden kusur yönünden rapor alınmasını gerektiğini, Adli Tıp Kurumu raporu ile, davacının ağır bir bedensel zarar uğramamış olduğunun belirlendiğini, tamamen kusursuz olan vekil edenlerinin tazminat ödemeye mahkum edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ayrıca anne ve babanın ihmali ile ortaya çıkan kazada, küçükte çalışmasını engelleyecek derecede iş gücü kaybı da oluşmadığını, bütün bu hususlara dikkat edildiğinde, davanın kabulünün hatalı olduğunu sonuçta, vekil edenlerinin hiçbir kusurunun olmadığını, kusursuz sorumluluk ilkesinin de söz konusu olmadığını, davacının, maddi tazminat kalemi yönünden, vekil tayin edenler yönünden de feragat etmiş olmasına göre, maddi tazminat yönünden de, taraflarının lehine resmi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aynı şekilde, manevi tazminat talepleri reddedilen anne ve babanın, her biri yönünden, her bir davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, eldeki davada, sadece bir tane vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi gereğince; hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. TBK m.56/2 gereğince ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde zarar görenin yakınları için manevi tazminata hükmedilebilir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece tarafların kusuruna ilişkin hükme esas alınan Karayolları Fen Heyeti tarafından hazırlanan raporun dosya kapsamı ile uyumlu, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte ve denetime elverişli bulunmasına, öte yandan eylemin ağırlığı, taraflar üzerindeki etkisi, olay tarihi, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağı, fakirleşmeye yol açmayacağı ilkeleri hep birlikte düşünüldüğünde mahkemece davacı ... yönünden hükmedilen manevi tazminatın yeterli ve ölçülü bulunmasına, davacı ...'nun %2 engellilik oranı sebebiyle ağır bedensel zararı bulunmayıp iyileşme süresi 1 ay olup başkasının bakımına ihtiyacının bulunmaması nedeniyle ...'nun anne ve babası olan diğer davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin yerinde olmasına, davacının feragat beyanının sulhe dayalı olduğu, hakkın özünden bir feragat olmayıp davacı tarafın alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat ettiği ve esasen davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gözetildiğinde maddi tazminat yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmasına, manevi tazminat bakımından davalılar lehine verilen ret kararının sebebi ortak olup davalılar lehine hükmedilen tek vekalet ücretinin yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.366,20 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL istinaf karar harcının davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından davalı ... tarafından yatırılmadığı tespit edilen 1.366,20 TL nispi istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 3.049,30 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 4-İstinaf eden tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 06/11/2025 ...