7. Hukuk Dairesi 2013/20622 E. , 2013/17564 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 21 parsel sayılı 18.896,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Dav…
**7. Hukuk Dairesi 2013/20622 E. , 2013/17564 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 21 parsel sayılı 18.896,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 21 parsel sayılı taşınmazın mera tahsis kararı ve haritası kapsamında kalıp kamu malı niteliğinde mera olduğu, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosya içine getirtilen bilgi ve belgelerden taşınmazın bulunduğu bölgede 1962 yılında mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi için taşınmaz başında yapılan keşif esnasında mera tahsis haritası ve eki belgeler yerine yerel bilirkişi marifeti ile taşınmaz başında uygulamalı olarak usulünce uygulanmamış, keşif sonrasında esas raporunu sunan fen bilirkişiden ara karar ile mera tahsis kararı ve haritası yönünden uygulama yapılmak üzere ek rapor almakla yetinilmiş ve fen bilirkişinin büro uygulamasına dayalı olarak verdiği bu ek rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar oluşturulmuştur. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamayacağı gibi sadece büro uygulaması ile sağlıklı bir sonuca varılamaz.