T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1882 Esas KARAR NO: 2026/477 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/344 Esas - 2023/352 Karar TARİH: 26/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1882 Esas KARAR NO: 2026/477 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/344 Esas - 2023/352 Karar TARİH: 26/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağının satış ilişkisinden kaynaklı para alacağı olduğunu, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalının yetkiye, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın likit olması sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu takip bakımından yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemenin, davalının ikametgahına göre İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yazılı ve geçrli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesap mutabakatı da yapılmadığını, davacının malların teslim edildiğine dair davalı şirket yetkilisinin imzasını havi teslim tutanağı ya da sevk irsaliyesi sunmadığını, mal satımına yönelik düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge veya evrakın dosyaya sunulmadığını, belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 26/04/2023 tarih ve 2021/344 Esas - 2023/352 Karar sayılı kararında; kaldırma ilamı doğrultusunda tarafların bs-bs formlarının bağlı bulundukları vergi dairesinden getirildiği, ödeme emrinin tebliğine dair tebligat parçasının dosya arasına alındığı, takibe itirazın süresinde olduğu, taraflar arasındaki akdi ilişkinin dosya arasına alınan vergi kayıtları ile taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ortaya konulduğu, buna göre sözleşmeye dayalı para alacaklısı olan davacının yerleşim yeri itibariyle, İİK'nun 50, TBK'nun 89 ve HMK'nun 10 maddeleri uyarınca İstanbul icra dairleri ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı, davacı yana mutabakat aslının sunulması hususunda ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin mutabakat belgesinin aslının davacı uhdesinde bulunmadığını, ticari uygulamada da tarafların ıslak imzalı kaşeli mutabakat asıllarını birbirlerine göndermediklerini, mutabakatın elektronik ortamda gönderildiğini beyan ettiği, bu nedenle imza incelemesi yapılamadığı, ancak alınan kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporları ile davacı tarafın usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil vasfını haiz olan, defter ve kayıtlarına göre, davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğu, davalının ihtara rağmen defter ve kayıtlarının tamamını sunmadığı, ancak davalının ba formlarına göre davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı tarafın takibinin yerinde olduğu gerekçeleri ile; davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin 151,00-Euro ve 31.005,21-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/A.maddesi uyarınca faiz işletilmek, 3.942,97-TL asıl alacağa ise takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, davalının %20 oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davacıdan cari hesap ilişkisine konu olacak herhangi bir mal almadığını, davacıya belirtilen şekilde ve tutarda borcu olmadığını; 18/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı şirkete ait ticari defterlerin 2017 yılı kapanış kaydında davacı şirkete borçlu olunmadığının görüldüğünün belirtildiğini, hükme esas alınan ek raporda ise davacı tarafından sunulan BA-BS formları ve BA-BS formlarına ilişkin mutabakat mektubuna dayalı olarak, davalının davacıya takip tutarı kadar borçlu olduğu tespitinin yapıldığını, mektup üzerindeki imzanın, mutabakat mektubunun tanzim tarihinde davalı şirket yetkilisi olan ...'a ait olmadığını ve sahte olduğunu, davacının verilen kesin sürede mektup aslını dosyaya sunmadığını, mutabakat mektubu esas alınarak ve davacının sunduğu BA-BS formları üzerinden davalının davacıya borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında TTK'nun 89 maddesine göre yazılı ve geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığı gibi, cari hesap mutabakatı da yapılmadığını, davacı tarafından davalıya satıldığı iddia edilen malların müvekkili şirkete teslim edildiğini gösterir müvekkil şirket yetkilisinin imzasını havi teslim tutanağı ya da sevk irsaliyesinin sunulmadığını, yalnızca cari hesap ekstresinin sunulmasının taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcudiyetini ve davacının alacağını ispat etmeyeceğini, ileri sürerek, yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ispatlanamayan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2017/693 esas, 2018/1271 karar sayılı karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, dairemizin 2019/1177 esas, 2021/520 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; dava konusu takibin dayanağının TTK'nun 89 maddesi kapsamında yapılmış bir cari hesap sözleşmesine dayalı hesap mutabakatı olmadığı, takip dayanağının taraflar arasında Euro, USD ve TL cinsinden ve açık hesap şeklinde yürütülen ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağı olduğu, mahkemece de cari hesap hükümlerine ve davalı yanca imzası inkar edilen mutabakata dayalı değil, bakiye açık hesaba konu faturalar çerçevesinde ve faturalara konu emtianın davalıya satışına dair iddia edilen akdi ilişkiye dayalı yargılama yürütüldüğü, davalının cari hesap sözleşmesi bulunmadığına ve imzası reddedilen mutabakata dayalı hüküm tesis edildiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı doğrultusunda tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2016 ve 2017 yıllarına ait ba-bs formları celbedilmiş, davalı vekiline mali bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter ve kayıtlarını HMK'nun 222 maddesi uyarınca inceleme günü hazır etmeleri için sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmiştir. Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinden celbedilen 2016 yılı ba kayıtlarından davalının davacıdan 36 adet fatura karşılığında KDV hariç 810.960,00-TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, davacının da 2016 yılında aynı belge sayısında ve tutarında satış yaptığını beyan ettiği, davalının 2017 yılında davacıdan 3 adet fatura karşılığında 323.650,00-TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, davacının da 2017 yılında aynı belge sayısında ve tutarında satış yaptığını beyan ettiği, bu beyanlara göre takip dayanağı açık hesaba konu faturaların muhtevasının davalıya teslim edildiği yönünde, davacı lehine karine oluştuğu, davalının davacı defterlerine yansıyan açık hesaptan mahsup edilen kısmi ödemeleri de bulunduğu, öte yandan, davalının kesin süreye rağmen defterlerinin tamamını inceleme uygun şekilde mahkemeye ibraz etmemiş olduğu, bu nedenle HMK'nun 222/3 fıkrası uyarınca, davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların davalı lehine delil teşkil ettiği, yapılan tüm bu saptamalar karşısında davalının davacı ile aralarında satış ilişkisi bulunmadığına, davacıdan mal satın almadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, bakiye borcu ödediğini ispat yükü üzerinde olan davalının bu yönde bir savunma ileri sürmediği gibi delil de sunmadığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.863,35-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.901,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.962,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.