15. Ceza Dairesi 2013/20961 E. , 2014/972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taş
**15. Ceza Dairesi 2013/20961 E. , 2014/972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Katılanın arazisindeki ağaçların yol genişletme çalışması sırasında kepçe operatörü olarak görev yapan sanık ... tarafından kökünden sökülerek zarar verildiği, katılanın bu durum hakkında konuşmak için İl Özel İdaresi'ni aradığında teknisyen ve ekip şefi olarak görev yapan sanık ...'in katılana "senin yanına gelirsem seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği somut olayda; 1-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesine; Sanığın savunmasında atılı suçlamayı reddetmesi ve tanıklar ... ve ... ifadelerinde sanığın katılana tehdit içeren sözler söylemediğini beyan etmeleri karşısında; katılanın soyut iddiası dışında, sanığın atılı tehdit suçunu işlediğine dair, savunmasının aksini ispat eder, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesine; Sanığın savunmasında, yol kenarındaki bir adet çam ağacını ve pıynar türü çalı çırpıları söktüğünü belirtmesi, ziraat ve fen bilirkişilerinin raporlarına ve 17/08/2010 tarihli kolluk tutanağına göre sanığın arazisinin yola sınır olan kısmından 1980 metrekarelik alana tecavüz edilerek çeşitli sayı ve türdeki ağaçların söküldüğünün tespit edilmesi karşısında; sanığın mala zarar suçundan mahkumiyeti yerine, kastının bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde onama yönünden oybirliğiyle, mala zarar verme yönünden oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy; Katılan ... 11.08.2010 tarihli dilekçesinde yol yapımı sırasında kesilen ağaçları dozer operatörünün toprağa gömdüğünü; 03.08.2010 tarihinde Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, arazisinde kamulaştırma yapılmadan 15 metre eninde ve 1.000 metre uzunluğunda yol açıldığını, tarlada bulunan armut, badem ve çam ağaçlarının zarar gördüğünü beyan etmiştir. Suç tarihinde sanık ...’nın Manisa İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünün Kula ilçesi Hamidiye Köyü Kızıltepe mevkiinde yaptığı yol genişletme çalışmaları kapsamında görev yaptığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki evraktan yol yapımı için Hamidiye ve Şeremetler Köyü İhtiyar Heyetlerinin İl Özel İdaresine yol yapım taahhütnamesi verdikleri ve yolun geçeceği bölgede arazisi bulunan 17 kişinin hibe tutanağı imzaladıkları anlaşılmaktadır. Dosyadaki beyanlardan ve Manisa İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünün 26.08.2010 tarih ve 5133-16876 sayılı yazılarından, yol etüt işinin ... ile ...’ın yaptıkları, sanık ...’nın aldığı talimatla yolu açtığı, katılanın şikâyetçi olması üzerine yol yapımı için hibede bulunmadığının anlaşıldığı ve yolun eski haline getirilmesine çalışıldığı anlaşılmaktadır. Sanık kovuşturma aşamasındaki 24.02.2011 tarihli savunmasında; yol şube şefi ...’ın işaret yaptığı yerlerden geçerek kendisine verilen görevi yerine getirdiğini beyan etmiştir. Her ne kadar mahkemenin sanığın eylemi taksirle gerçekleştirdiği şeklindeki kabul gerekçesinde isabet yoksa da, işin teknik tarafı ile ilgisi bulunmayan sanığın, katılanın arazisindeki yol genişletme çalışması için hibede bulunup bulunmadığını bilemeyeceği, kendisine verilen talimatı yerine getirmiş olduğunu savunmuş olması ve savunmanın aksine delil bulunmaması karşısında, atılı nitelikli mala zarar verme suçunun kast unsurunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemenin sanık ... hakkındaki beraat kararının değişik gerekçe ile onanması gerektiği düşüncesiyle, Sayın çoğunluğun hükmün bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum.