11. Hukuk Dairesi 2021/4591 E. , 2022/8481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/334 E- 2019/206 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1128 E- 2021/338 K.
**11. Hukuk Dairesi 2021/4591 E. , 2022/8481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/334 E- 2019/206 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1128 E- 2021/338 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016/35515, 2016/38509, 2008/64515 sayılı ve "eti puf dolgulu", "eti puf dolgulu", "puf" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Puffle+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere Kuruma başvurusuna yapılan itirazın reddi yönündeki 04.07.2018 tarih ve 2018-M-5490 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı TPMK vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının, dava konusu marka başvurusunda yer alan 30. sınıftaki "Bal, arı sütü, propolis. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden oluştuğu, bu mallar dışında kalan emtia yönünden anılan madde koşullarının oluşmadığı, başvuru kapsamında yer alan farklı mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesinde öngörülen koşulların da gerçekleşmediği, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-5490 sayılı kararının 30. sınıftaki "Bal, arı sütü, propolis, her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve sicilden terkin ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddiyle; ilk derece mahkemesince, her ne kadar dava konusu başvuru kapsamında yer alan bir kısım mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik mevcut ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluşmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun'un 6/5. maddesi hükümlerinin de somut olaya uygulanamayacağı, başvurunun kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; hükümsüzlük davası yönünden her ne kadar davadan feragat edilmiş ise de bu dava yönünden kurulan hükme yönelik bir istinaf olmadığından ve marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve YİDK kararının iptali istemli davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.