T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1337 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1698 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/12…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1337 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1698 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/125 E - 2023/147 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cari hesap borcuna karşılık olarak davalı şirkete 26/05/2018 tanzim tarihli 50.000,00 TL, 23/06/2018 tanzim tarihli 90.000,00 TL, 25/07/2018 tanzim tarihli 100.000,00 TL bedelli çekleri keşide ederek verdiğini, davalı şirketin 50.000,00 TL bedelli çeki Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/10795 sayılı, diğer 90.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli çekleri de aynı icra müdürlüğünün 2018/9586 sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle toplam 56.087,30 TL borçlu olunmadığı halde çeklerin tamamından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibinden sonra müvekkil şirket tarafından davalı şirkete iki kalemde 137.826,76 TL ve 5.698,51 TL olmak üzere toplam 143.525,27 TL mal iadesi yapıldığını, böylece takip tarihinden sonra müvekkili şirketin davalı şirkete olan cari hesap ana para borcunun 44.168,26 TL'ye düştüğünü, yapılan bu mal iadesine rağmen davalı şirketin cari hesap ana para borcunu icra dairesine bildirmediğini ve ısrarla çek bedellerinin tamamı üzerinden icra takibine devam ettiğini, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/10795 sayılı dosyasına başvurarak 56.087,30 TL ana para borcunu sehven icra takibine konu ettiğini, 137.826,75 TL daha sonra mal iadesi yapıldığını, bu mal iadesinin öncelikli fer'ilere ve bakiye kısmının da 100.000,00 TL'lik çeke mahsup edilmesi yönünde dilekçe sunduğunu, yapılan bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira takipten önce yapılan 56.087,30 TL'nin diğer çeklere nazaran vadesi ilk gelen 26/05/2018 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çeke istinaden yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, takipten sonra da toplam 143.525,27 TL mal iadesi yapıldığını, davalı şirketin iade alınan mallar için iade faturası kestiğini ve ticari defterlerine işlediğini, yapılan 143.525,27 TL'lik mal iadesinin bir ödeme olmadığından TBK'nın m. 100 hükümlerinin uygulanamayacağını, bu işlemin bir ödeme değil mahsup işlemi olduğunu, davalı şirketin mal iadesini ticari defterlerine ana para borcundan düşerek mahsup ettiğini, bu durumun davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını belirterek müvekkillerinin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/9586 sayılı dosyasına icra takibi öncesi ödeme nedeniyle ve TBK m. 102 uyarınca borçlu olmadığının tespitine ve davalının 13/02/2019 tarihli dilekçesinde ödemeyi açıkça ikrar etmiş olması nedeniyle kötüniyet tazminatına, yine müvekkillerinin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/10795 sayılı dosyasında, feragat edilen miktar ve takip sonrası iade edilen malların dava tarihi itibariyle dosya borcundan mahsubu sonucu 64.279,34 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların takipten önce ödediklerini iddia ettikleri 56.087,30 TL'lik ödeme ile takipten sonra yapıldığı iddia edilen 137.826,76 TL lik mal iadesinin davadan önce Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2018/10795 Esas sayılı takip dosyasına bildirildiğini, bu miktarlar için davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, takipten önce ödendiği halde sehven takibe konu edilen 56.087,30 TL'lik kısımdan tüm fer'ileri ile olmak üzere toplam 63.572,26 TL'den feragat edildiğini, tek ödeme olmasına rağmen ödemenin her iki icra takibinden mahsup edilemeyeceğini, iddia olunan 5.698,51 TL'lik mal iadesinin bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi heyet raporunda 2018/9586 sayılı dosyada takibe konan 50.000,00 TL'lik senet alacağı için takipten önce 31/05/2018 tarihinde davalıya 56.087,30 TL'lik iade faturasının düzenlendiği, 13/08/2018 takip tarihinde alacağın olmadığı, 2018/ 10795 sayılı dosyada 02/11/2018 tarihinde davalı kabulünde olduğu gibi 137.826,76 TL'lik iade faturası düzenlenip alacaktan mahsubu yapıldığı, davacının 5.698,51 TL'lik mal iadesinin ispatlanamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takiplerden önce yapılan 56.087,30 TL 'lik ödemenin ikinci takipten düşülüp düşülmeyeceği noktasında toplandığı, TBK 102 maddesi uyarınca açıklama bulunulmaması halinde yapılan ödemenin muaccel olan borç için yapıldığının kabulü gerektiği, birden fazla muaccel borç varsa ödemenin ilk olarak takip edilen borç için yapıldığının kabulü gerekeceği, ilk takip öncesi yapılan ödemeye rağmen takip yapılmış olduğundan ödemenin o tarihte muaccel olan ilk takip için yapıldığının kabulü gerektiği, ancak davalı takipler öncesi yapılan ödemeyi kabul etmekle birlikte 2018/9586 sayılı ilk takip yerine, ikinci olarak yapılan 2018/10795 sayılı takipten mahsubunu istediğinden davalının ilk takibi haksız olarak sürdürmek istediği kanaatine varıldığı, ancak 2. takipteki feragat beyanı esas alınarak iade faturası ile birlikte değerlendirme yapıldığında bu kez 56.087,30 TL ödemenin iki kez mahsubu şeklinde mükerrer ödeme durumu ortaya çıkmakta olduğu, su aşamada mahkemece hakkaniyete uygun olacağı düşüncesi ile yapılan ödemenin ilk takibe sayılması sureti ile davacının bilirkişi raporu ile saptanan bakiye borcunun 29.153,21 TL olarak hesaplandığı gözetilerek talep edilen 64.279,34 TL'nin bakiye 35.126,13 TL 'sinden borçlu olmadığının kabulüne, dosyada alınmış bir tedbir kararının olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği, davalının takip öncesi tahsilatı ilk takip borcuna bildirmemesinin kötüniyetli olduğu, reddedilen kısım için inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacıların ilk takip dosyası olan Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2018/9586 Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davacılar lehine kötüniyet tazminatına, ikinci takip olan Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2018/10795 Esas sayılı dosyası yönünden talebin kısmen kabulü ile davacının 35.126,13 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ikinci takip olan 2018/10795 Esas sayılı takip dosyası yönünden verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, bu icra dosyasına davalının verdiği 56.087,00 TL ödemenin fer'ileri ile birlikte toplamına tekabül eden 63.572,26'den feragat beyanı nedeniyle bu miktarın ikinci takipten düşülmesi gerektiğini, 137.826,76 TL mal iadesinin ödeme olarak kabul edilerek TBK 100.maddesinin işletilmesinin hatalı olduğunu, davalının mal iadesini kendi defterlerine iade faturası düzenleyerek kaydettiğini ve ana para borcundan düştüğünü, bu miktarın asıl alacaktan düşülmesi gerektiğini, davalının ikinci takipte müvekkili şirket hakkındaki takibi kesinleştirmediğini, aradan 3 yıldan fazla zaman geçtiğini, icra hukuk mahkemesinde açılan davada hatalı değerlendirme yapılarak diğer müvekkili ... yönünden yapılan takip işlemleri nedeniyle müvekkili şirket yönünden de zamanaşımı süresinin kesildiği yorumu ile davanın red edildiğini, açılan davanın bekletici mesele yapılması talebinin mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkilleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ayrı ayrı kötüniyet tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 31/05/2018 tarihinde yapılan 56.087,30 TL'lik ödemenin hangi borca veya çeke ilişkin yapıldığının belli olmadığını, çeklerin ne zaman verildiği, muaccel borç için verilip verilmediği hususlarının taraf ticari defterlerinden de anlaşılamadığını, ödemenin yapıldığı tarihte çeklerin hiçbirinin muaccel olmadığını, bu nedenle yapılan ödemenin ilk takibe konu çek için yapıldığının kabul edilmesinin doğru olmadığını, 6 kez rapor alındığını, rapora itirazların ve çelişkilerin giderilmesi için 25/07/2022 tarihli son raporda davacıların ilk takip dosyası nedeniyle 54.962,51 TL, ikinci takip dosyasında 29.153,21 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin çelişkileri gideren bu rapora itibar etmeyerek yazılı şekilde karar verdiğini, davacı tarafından yapılan 56.087,30 TL'nin iki takip dosyasından da düşülerek iki kez aynı ödeme için mahsup yapıldığını, ilk takip nedeniyle kötüniyet tazminatı kararının yerinde olmadığını, ödemenin çeklere ilişkin olduğuna dair delil bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2018/9586 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 13/08/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine 26/05/2018 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çeke dayalı 48.400,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 54.962,51 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2018/10795 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 20/09/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu şirket aleyhine 23/06/2018 keşide tarihli, 90.000,00 TL ve 25/07/2018 keşide tarihli 100.000,00 bedelli iki adet çeke dayalı 186.800,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 213.051,21 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, davalı alacaklı vekilinin davadan önce 13/09/2019 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak davacı borçlunun 31/05/2018 tarihinde 56.087,30 TL ödemesinin sehven düşülmeden takip başlatıldığını, takip toplamından bu miktarın fer'ileri ile birlikte toplamına tekabül eden 63.572,26 TL'sinden vazgeçtiklerini, yine davacı borçlunun 02/11/2018 tarihinde 137.826,75 TL lik mal iadesi yaptığını, buna karşılık alacaklı olan müvekkilinin iade faturası düzenlendiğini belirterek bu miktarında da borçtan mahsubunu talep ettiği ve harcını yatırdığı görülmüştür. Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle 2 kişilik heyetten kök ve itirazlar üzerine 2 ek rapor alınmış olup bilirkişi raporlarında özetle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine çeklerin 02/11/2018 tarihinde iade olarak girilmesi sonucunda davalının davacıya 44.168,26 TL borcunun olduğu, çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 31/05/2018 tarihli 56.087,30 TL ve 02/11/2018 tarihli, 137.826,75 TL bedelli iade faturalarının her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu çeklerin vade tarihlerinde çeklerden kaynaklı davalının alacağının olduğu, iade faturası ve çeklerin düşülmesi sonucunda davalının 102.173,25 TL alacaklı olduğu, bu miktardan davacının cari hesap ekstresine göre alacaklı olduğu 47.514,23 TL mahsup edildiğinde davalının 54.659,02 TL alacaklı olduğu, 31/05/2018 tarihli 56.087,30 TL bedelli iade faturası nedeniyle davacının ilk takip nedeniyle borçlu olmadığı, ikinci takip nedeniyle 78.891,15 TL borçlu olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. İtiraz üzerine icra konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, yapılan hesaplamalar sonucunda bu raporda davacının ilk icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı, ikinci icra takibi nedeniyle 96.384,92 TL borçlu olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. İtiraz üzerine mahkemece önceki bilirkişi heyeti ile sonraki icra konusunda uzman bilirkişiden ortak rapor alınmasına karar verildiği, ancak son bilirkişi heyete katılmadan rapor düzenlemesi nedeniyle bu sefer mahkemece itiraz ve çelişki nedeniyle yeni bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, son alınan raporda özetle; ilk ödemenin ilk takip dosyasından düşülüp düşülmeyeceği konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmek suretiyle ikinci takip dosyasında ilk ödeme mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacının 29.153,21 TL borçlu olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. Somut olayda; davacı takipten önce 31/05/2018 tarihinde mal iadesi yoluyla yapılan 56.087,30 TL ödemenin dikkate alınmadığını belirterek ilk takip dosyası nedeniyle menfi tespit talep etmiş, ikinci takip dosyasında da toplamı 137.826,76 TL ve 5.698,51 TL olmak üzere toplam 143.525,27 TL lik iade faturalarından ve davalının 31/05/2018 tarihindeki 56.087,30 TL ödeme nedeniyle feragat ettiği 63.572,26 TL bedel dikkate alınarak kısmen borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Alınan raporların çokluğu, yargılama süresi ve usul ekonomisi dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamalar sonucu, öncelikle davacının 31/05/2018 tarihli 56.087,30 TL'lik ödemenin her iki icra takibinden mükerrer olarak mahsubu talebi yerinde olmadığı gibi mahkemece ilk yapılan 31/05/2018 tarihli 56.087,30 TL'lik ödemenin ilk icra takip dosyasına istinaden yapıldığı kabul edilerek ilk icra dosyası nedeniyle menfi tespit talebi kabul edilmesi yerinde olmasına rağmen ikinci takip dosyasında aynı ödeme dikkate alınmak suretiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda ikinci takip dosyası için kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda 13/08/2018 tarihli 2018/9586 Esas sayılı ilk takip dosyasında talep edilen 48.400,00 TL asıl alacağın takipten önceki 31/05/2018 tarihli 56.087,30 TL bedelli mal iadesi sonucu ödendiği, ilk takip dosyası nedeniyle sonuç olarak davacının 7.687,30 TL fazla ödemesinin ve 02/11/2018 tarihli 137.826,75 TL mal iadesi yoluyla yapılan ödemesinin 20/09/2018 tarihli 2018/10795 Esas sayılı ikinci takip dosyasından mahsubu gerektiği , davalı tarafından da davadan önce 2018/10795 Esas sayılı ikinci takip dosyasına 56.087,30 TL mal iadesi yoluyla yapılan ödemenin fer'ileri ile birlikte 63.572,26 TL olarak ve yine mal iadesi yoluyla yapılan 137.826,75 TL ödemenin takipteki borçtan mahsubunu talep ettiği de dikkate alındığında davacının ikinci takibe yönelik menfi tespit talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, ilk takip dosyası olan 2018/9586 Esas sayılı icra takibi nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığı, takipten önce ödeme yapılmasına rağmen davalı alacaklı tarafından takibe geçilmesi nedeniyle davacılar lehine davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı aleyhine her biri davacı için ayrı ayrı kötüniyet tazminatı ve vekalet ücreti alınmasına yönelik talebin yerinde olmadığı, 2018/107795 Esas sayılı takip yönünden takip borçlusu olan davacı şirketin menfi tespit talebinin reddine, infaz edilen ihtiyati tedbir kararı olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmek suretiyle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/125 Esas 2023/147 Karar ve 08/03/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-Davanın KISMEN KABULÜ ile, A-Davacıların Ankara 3. İcra Müd.'nün 2018/9586 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında hesaplanan 10.992,50 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b)Alınması gereken 3.754,48 TL harçtan peşin alınan 2.036,36 TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.718,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c)Davacı tarafından yatırılan toplam 2.080,76 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, d)6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 660,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, e)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, f)Davacılar tarafından yapılan toplam 1.326,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, B-Davacı borçlu ...' nin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/10795 sayılı dosyasına yönelik menfi tespit davasının REDDİNE, b)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, c)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı şirketten alınarak Hazineye İrat Kaydına, ç)6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 660,00-TL arabulucu ücretinin davacı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına, d)Davalı tarafından yapılan 600,00 TL yargılama giderinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine, e)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca harçlandırılan miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine, f)Davacı şirket çtarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, g)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 6-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 539,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 75,70 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 53,00TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 11-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 12-Karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."