T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/527 - 2026/808 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/527 KARAR NO : 2026/808 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2023 NUMARASI : 2022/144 E. - 2023/159 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Ma…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/527 - 2026/808 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/527 KARAR NO : 2026/808 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2023 NUMARASI : 2022/144 E. - 2023/159 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 Tarih ve 2022/144 Esas - 2023/159 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının ‘... ...’ marka başvurusunun ilanına müvekkili şirketçe yapılan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı başvurunun reddedilmesi talebiyle müvekkili tarafından ikinci kez itiraz edildiğini, söz konusu itiraz neticesinde itirazın reddedilmesine karar verildiğini, YİDK kararının hukuka uygun olmadığını, zira müvekkilinin yüksek tanınmışlığı bulunan, güvenilen ve tercih edilen bir marka haline geldiğini, davalının başvuru konusu ‘... ...’ markasının müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, müvekkili şirketin ... markasının tanınmış marka olduğunu, davalının marka tescil başvurusunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-1805 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "şekil+... ..." ve "şekil+..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35/5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, her iki markada ... ibaresinin asli ve belirleyici ayırt edici marka işareti olarak öne çıktığı, diğer yönden bu mallar/hizmetler yönünden emtia benzerliği de oluştuğu, 35/5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının satış hizmetleri yönünden ise bu malların /hizmetlerin hedef tüketicileri doktor, eczacı ve ilaç mümessili gibi eğitim ve bilinç düzeyi yüksek kişiler olduğundan bu mallar/hizmetler açısından ise taraf markalarının karıştırılma /iltibas tehlikesi olmadığı, dolayısıyla bu kısımda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının ve haksız rekabet iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2022-M-1805 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/158213 sayılı markanın kapsamında yer alan 35/5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, markanın kısmen hükümsüzlüğüne, 2022-M-1805 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/158213 sayılı markanın kapsamında yer alan 35/5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının satış hizmetleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin itiraza mesnet “...” ibareli markalarının 35. sınıfta yer alan tüm alt grup hizmetleri kapsadığını, davalının “... ...” başvuru markasının da, müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile birebir aynı biçimde 35. sınıf tüm alt grup hizmetler için tescil edilmek istendiğini, bire bir aynı hizmetler için başvurusu yapılan taraf markalarının tüm mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabulü gerekirken, ancak ve ancak markaların benzerlik oranının düşük olması ihtimalinde gözetilebilecek bir kriter olan hedef tüketici kesiminin eğitim ve bilinç düzeyine göre yapılan değerlendirmenin, işbu somut durum özelinde yapılmasının hatalı olduğunu, ayniyet taşıyan taraf markaları yönünden, markaların kapsamındaki hizmetlerin bire bir aynı olduğu da gözetildiğinde, böyle bir ayrıma gidilmesinin SMK ve yerleşik Yargı kararlarına aykırılık teşkil edeceğini, diğer yandan, müvekkilinin sadece itiraza mesnet “...” ibareleri markaları yönünden benzerlik ve iltibas değerlendirmesi yapılmış ise de, itiraza mesnet “...” ibareli markaları ile de benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin kabulünün gerektiğini, başvuru konusu “... ...” markasının müvekkilinin tanınmış “...” markası ile aynı hizmetler için tescil edilmek istendiği dikkate alındığında, söz konusu başvurunun evleviyetle reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka başvurusunda kelime olarak “... ...” ibaresinin esas unsur olduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının büyük kısmının “...” ibaresinden oluştuğunu, “...” ibaresinin tek başına kavramsal olarak herhangi ayırt ediciliği bulunmadığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK 6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "şekil+... ..." ve "şekil+..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında SMK'nın 6/1. maddesi alamında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, diğer mesnet markalar ile başvuru konusu arasında benzerlik olmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alma / yararlanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "şekil+... ..." ve "şekil+..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, diğer taraftan SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların bulunmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf itirazına gelince, mahkemece 35/5. Sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının satış hizmetleri yönünden, bu malların /hizmetlerin hedef tüketicilerinin doktor, eczacı ve ilaç mümessili gibi eğitim ve bilinç düzeyi yüksek kişiler olduğunu için bu mallar/hizmetler açısından taraf markalarının karıştırılma /iltibas tehlikesi olmadığı yönünde karar verilmiştir. Oysa, somut olayda taraflar arasında uyuşmazlık "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanmaktadır. Bu ibarenin ise ayırt ediciliği bulunduğundan ve tanımlayıcı ibare olmadığından, tescil kapsamı bilinçli tüketicilere yönelik olsa bile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve telaffuz olarak hitap ettikleri tüketiciler nezdinde bırakacakları genel izlenime göre SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek derecede benzerlik bulunmasına rağmen mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin tüm davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 gün ve 2022/144 Esas - 2023/159 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-DAVANIN KABULÜ ile, YİDK'nın 2022-M-1805 sayılı kararının İPTALİNE, 4-Davalı şirket adına tescil edilen 2020/158213 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00.TL bilirkişi ücreti, 296,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.169,40.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 247,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamı 4.112,40.TL yargılama giderine 80,70.TL peşin harç ve 80,70.TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.273,80.TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacıdan dan peşin olarak alınan 427,60.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 11-Davalıdan alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40.TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.