T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2025/880 KARAR NO :2026/295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/04/2025 NUMARASI :2024/1064 Esas 2025/349 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2025/880 KARAR NO :2026/295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/04/2025 NUMARASI :2024/1064 Esas 2025/349 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) KARAR TARİHİ:25/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu şirket tarafından tanzim olunan 28.06.2023 düzenleme tarihli, 2.300.500,00-TL. bedelli ve 18.07.2023 ödeme tarihli kambiyo senedinin, vadesi gelmesine rağmen borçlu şirket tarafından ödenmediğini, akabinde taraflarınca davalı şirket aleyhinde olmak üzere Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla adi takip başlatıldığını, mezkur takip dosyası üzerinden borçlu şirkete tebliğe çıkarılan ödeme emrinin 08.12.2024 tarihi itibariyle borçlu şirket vekiline tebliğ edildiğini, 16.12.2024 tarihi itibariyle ise borçlu şirket yetkilisi tarafından tebellüğ edildiğini ve ödeme süresi sona ererek takibin kesinleştiğini, takibe karşı davalı şirketin süresi içerisinde itiraz yoluna başvurmadığı ve yine süresi içerisinde takibe konu borcun ödemesini de gerçekleştirmediği dikkate alındığında davalı borçlu şirket aleyhine depo kararı verilerek şartların oluşması halinde davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirket tarafından, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası nezdinde müvekkil şirket aleyhine işbu senetten kaynaklı olarak kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatıldığını, ülkemizin son dönemlerde içerisinde bulunduğu ekonomik şartlar ve enflasyon krizi sebepleri neticesinde müvekkili şirket tarafından senet bedeli alacaklı şirkete vadesinde ödenememiş olduğu ve bir kısım borçlarını ödemekte zorlanan müvekkili şirketin senet vadesinin ötelenmesi ve/veya senet değişimi teklifi de davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, bu bağlamda söz konusu borcun vadesinde ödenememesinin tüm sebebinin mezkur ekonomik şartlar olduğu sabit olduğu ve müvekkili şirketin borcunu ödeyeceğini beyan ederek, anılan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, " ...Kesinleşen takibe ve usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilen depo kararına rağmen davalı şirket tarafından depo emrinde belirlenen borç ödenmediğinden davalının İİK.nun 173 ncü maddesinin 3 ncü fıkrası hükümlerine göre iflâsına" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu iflas ilanları 2004 sayılı İİK'nun 158. maddesinde belirlenen usule uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, huzurdaki davaya konu borç, davalı borçlu şirket yönünden kesinleşmediğini belirterek müvekkil şirketin iflasına ilişkin kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK'nun 171 vd maddelerinde düzenlenmiş olan kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip sonucu, borçlunun 5 günlük süre içerisinde borcu ödememesi, icra takibine itiraz veya şikayette bulunmaması nedeniyle İİK 173.maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.İİK'nin 173 maddesinde "Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilir. İflas takibi kesinleştiğinde, 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren 15 gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürebilirler.Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yaptığı inceleme sonunda borcun ödenmediğini tespit ederse, yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Borçlu, ödeme emrinde yazılı sürenin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse, iflas yoluyla takip talebi ve iflas davası düşer." hükmüne yer verilmiştir.2004 sayılı İİK 154.maddenin üst başlığı ise, “ İflas Yolu İle Takip “ olup ilk maddede yetki düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin dahi İflas takibi için yetkili sayılacağı, İflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, İflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki İflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir.2004 sayılı İİK‘nun 176. maddesindeki yasal düzenleme kapsamında atıf yapılan İİK.nun 156/son fıkrası uyarınca, iflas isteminin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde, yani hak düşürücü süre içerisinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte, iflas davasının ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin bir sene içinde açılması gerekir. (İİK 176, 156/son) Söz konusu yasada, iflas istemenin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir sene sonra düşeceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde; Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile; davacı tarafından, borçlu ...Şti. aleyhine 28/06/2023 tanzim tarihli,18/07/2023 vade tarihli 2.300.500,00 TL tutarlı kambiyo senedine istinaden kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirket vekili Av. ...'e 12/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde itiraz ve şikayette bulunmadığı ve takibin kesinleştiği, davanın ise 27/12/2024 tarihinde yani bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde davalı borçlunun sicil adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, İİK 160. maddesi gereğince davacı şirket tarafından, iflas avansı 10/01/2025 tarihinde yatırıldığı, İİK'nin 173/2.fıkrasının göndermesi ile İİK'nin 166/2 fıkrasında belirtilen usule göre mahkemece gerekli ilanlar yaptırılarak iflas davası 16/01/2025 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Yeni Akit Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.Diğer yandan, 173/3.maddesinde belirtildiği şekilde, faiz ve icra masrafları dahil olmak üzere, davacının depo emrine esas olacak alacağı ile icra müdürlüğünden alınan güncel kapak hesabına göre (14/03/2025 tarihi itibariyle) depo emri hazırlanarak, 7 günlük kesin süre içerisinde depo emrinde belirtilen miktarları davacı şirkete ödenmesi veya bu miktarları mahkeme veznesine depo etmesi aksi takdirde ilk oturumda iflas kararı verileceği ihtarına ilişkin çıkartılan depo emrinin 23/03/2025 tarihinde borçlu şirket vekiline ihtar edilmesine rağmen verilen süre veya daha sonraki aşamada davacı alacaklının alacağı ödenmediği ve dolayısı ile depo emri yerine getirilmediği, bu durumda yapılan yargılama neticesinde İİK 173. Maddesinde düzenlenen iflas şartları oluştuğundan davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/02/2026