T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2167 Esas KARAR NO : 2025/2190 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/899 Esas - 2025/728 Karar TARİH: 08/10/2025 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2167 Esas KARAR NO : 2025/2190 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/899 Esas - 2025/728 Karar TARİH: 08/10/2025 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, ... BİLİŞİM ANONİM ŞİRKETİ’nde yönetim kurulu üyesi iken 04.01.2021 tarihinde yazılı olarak istifa ettiğini, istifa beyanı şirketin uhdesine aynı tarihte ulaştığını, yine 05.02.2021 Tarihinde yapılan genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterinde " yönetim kurulunca şirket dışından atanan ... T.C numaralı ...'ın 04.01.2021 tarihli istifa dilekçesinin istifa tarihi itibari ile kabul edilerek Yönetim Kurulu Üyeliğinden 04.01.2021 tarihi itibari ile düşürülmesine oy birliği ile karar verilmiştir. " kararı geçirildiğini, ancak davalı şirket tarafından yapılan işlem neticesinde müvekkilinin istifası Türkiye Sicil Gazetesi'ne 11.05.2021 tarihi olarak tescil ve ilan edildiğini, hukuken geçerli olan istifa tarihi 04.01.2021 olup, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde gösterilen tarih müvekkilinin gerçek istifa tarihini yansıtmadığını, bu yanlışlığın düzeltilmemesi halinde müvekkilinin, istifadan sonraki dönemde alınan kararlardan ve doğacak borçlardan haksız yere sorumlu tutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin, anonim şirketteki paylarını yasaya uygun olarak devredip ortaklık ve yönetici sıfatını kaybettiklerini, bu durum yine genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterine de işlendiğini, TTK Kanun'un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istendiğini, nitekim müvekkilinin şirket ortaklığı ve yöneticilik sıfatı sona erdiği için, yanlışlığın düzeltilmesi için davalı şirkete , Kartal 23. Noterliği, 19 Eylül 2025 Tarih ve ... Yevmiye nolu(EK-4 : İHTARNAME ) ihtarname ile yanlışlığın düzeltilmesi için 5 iş günü süre verildiğini, Nitekim davalı şirket bu yanlışlığı düzeltmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili ... BİLİŞİM ANONİM ŞİRKETİ'nden yönetim kurulundan istifa tarihinin tespiti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/10/2025 tarih ve 2025/899 Esas - 2025/728 Karar sayılı kararında;"Dava, yönetim kurulu üyesinin istifa tarihinin tespiti ve düzeltilmesi istemine ilişkindir.Davanın, yönetim kurulu üyesi davacının istifa tarihinin ticaret siciline yanlış yapılan tescilinin düzeltilmemesinden kaynaklı olduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret siciline tescil ile ilgili 34. maddesi; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” şeklindedir. İlgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı 6100 sayılı TTK. 34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açmış olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/09/2022 tarih, 2021/2123 Esas 2022/6066 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultuda olup, dava şartları konusunda HMK'nin 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan usul ekonomisi de gözetilerek, takdiren duruşma açılmasına gerek görülmemiş, dosya üzerinden yapılan inceleme ile hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatiyle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-)Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... BİLİŞİM ANONİM ŞİRKETİ’nde yönetim kurulu üyesi iken 04.01.2021 tarihinde yazılı olarak istifa ettiğini, istifa beyanı şirketin uhdesine aynı tarihte ulaştığını; yine 05.02.2021 Tarihinde yapılan genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterinde; " yönetim kurulunca şirket dışından atanan ... T.C numaralı ...'ın 04.01.2021 tarihli istifa dilekçesinin istifa tarihi itibari ile kabul edilerek Yönetim Kurulu Üyeliğinden 04.01.2021 tarihi itibari ile düşürülmesine oy birliği ile karar verilmiştir. " kararı geçirildiğini, Ancak, davalı şirket tarafından yapılan işlem neticesinde müvekkilinin istifasının Türkiye Sicil Gazetesi'ne 11.05.2021 tarihi olarak tescil ve ilan edildiğini; hukuken geçerli olan istifa tarihinin 04.01.2021 olup, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde gösterilen tarih müvekkilinin gerçek istifa tarihini yansıtmamakta olduğunu, Bu yanlışlığın düzeltilmemesi halinde müvekkilinin, istifadan sonraki dönemde alınan kararlardan ve doğacak borçlardan haksız yere sorumlu tutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını,Müvekkilinin, anonim şirketteki paylarını yasaya uygun olarak devredip ortaklık ve yönetici sıfatını kaybettiğini; bu durumun yine genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterine de işlendiğini, TTK Kanun'un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre de tescilin, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istendiğini; müvekkili şirket ortaklığı ve yöneticilik sıfatı sona erdiği için, yanlışlığın düzeltilmesi için davalı şirkete, Kartal 23. Noterliği, 19 Eylül 2025 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarname ile yanlışlığın düzeltilmesi için 5 iş günü süre verildiğini; davalı şirketin bu yanlışlığı düzeltmediğini, Müvekkilin istifadan sonraki dönemde alınan kararlardan ve doğacak borçlardan haksız yere sorumlu tutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için, Kartal 23. Noterliği, 19 Eylül 2025 Tarih ve ... Yevmiye nolu çekilen ihtarnamede müvekkilin yönetim kurulundan istifa tarihinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine tescil edilen 05.02.2021 Tarihinin, 04.01.2021 Tarihi olarak değiştirilmesi yönünde ihtar çekilmiş olup, yanlışlığın düzeltilmesi için 5 iş günü süre verildiğini; çekilen ihtar elektronik tebligat yoluyla şirkete 19.09.2025 Tarihinde davalının elektronik tebligat adresine ulaştığını; ELEKTRONİK TEBLİGAT YÖNETMELİĞİ'nin 9. Maddede; "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." denilmekte olduğunu; Elektronik Tebligat Yönetmenliği'ne göre tebliğ tarihinin : 24.09.2025 olduğunu; verilen süre içerisinde yapılan yanlışlığın düzeltilmediğini, Yerel mahkemenin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/09/2022 tarih, 2021/2123 Esas 2022/6066Karar sayılı ilamına dayanarak davayı usulden reddettiğini; yerel mahkeme her ne kadar Yargıtay içtihatıdına dayanarak bu kararı vermiş olsa da Yargıtay'ın yeni içtihatlarında gözetmeden hatalı bir karar verdiğini, Davanın, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz niteliğinde olmayıp, müvekkilin istifa tarihinin tespiti ve bu tespitin sicildeki yanlış kaydın düzeltilmesine esas alınması istemine ilişkin olduğunu, Bu itibarla, TTK m. 34’te düzenlenen sekiz günlük itiraz süreci somut olayda uygulanamayacağını çünkü ortada davacıya tebliğ edilmiş bir sicil müdürlüğü kararı bulunmamakta olduğunu, Mahkemenin, bu farkı gözetmeksizin dava şartı yokluğu kararı vererek hatalı değerlendirme yaptığını; yeni tarihli Yargıtay içtihadı 11. HD, 2024/5909 E., 2025/3842 K. önceki karardan farklı değerlendirme getirdiğini,Dolayısıyla, müvekkilin hem yönetim kurulu üyeliği hem de bu sıfatın sona erdiği tarih itibariyle doğrudan menfaati bulunduğundan, dava açma ehliyeti ve hukuki yararı mevcut olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiği tarihin hükmen düzeltilmesi, tescili ve ilanı talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile temsilcilerinin ve temsil şeklinin sicile tescil edilmesi zorunludur. ( TTK madde 359 ve 373) Tescil edilmiş hususlarda gerçekleşen her türlü değişiklikler de TTK'nın 33. maddesi uyarınca tescil olunur. Yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tüm hallerde durumun ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. Yönetim kurulu üyeliğinden istifa, bozucu yenilik doğuran bir hak olması itibariyle iç ilişkide bu beyanın şirkete ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğurur. Dış ilişkide ise, üçüncü kişilere karşı ancak sicile tescil ile hüküm ifade eder. TTK'nın 28. maddesinde sicile tescil isteminin ilgiler tarafından yapılabileceği kabul edilmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin sicile tescil talebinde bulunabilecek ilgilileri düzenleyen 22. maddesinin anonim şirketlere ilişkin genel düzenlemesi olan 2/d-1. fıkrası uyarınca sicile tescil talebinde bulunmak üzere şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri yetkili kabul edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre, davacı davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden 04/01/2021 tarihli istifa dilekçesi ile istifa ettiği, davalı şirketin 05/02/2021 tarihli genel kurulu ve müzakere defterinde davacının yönetim kurulu üyeliğinin 04/01/2021 tarihinde düşürülmesine karar verildiği, ancak Türkiye Sicil Müdürlüğü tarafından davacının istifasının 11/05/2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği, davacı tarafından ticari sicil kayıtlarındaki bu yanlışlığın düzeltilmesi için ihtarname gönderildiği, ancak şirket yetkilileri tarafından bu hususta gereğinin yerine getirilmediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat uyarınca istifa eden ve yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığı ve davalı şirket tarafından da iddia edilen yanlış tescil işlemine ilişkin düzeltme işlemleri gerçekleştirilmediğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı mevcut olmasına rağmen Mahkemece aksinin kabulü isabetli olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/10/2022 tarih, 2021/3154 esas ve 2022/7039 karar sayılı ilamı)Mahkemece yapılacak iş, davacı dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa tebliği ile davalıya savunma hakkını kullanma imkanının tanınması, taraflarca gösterilen delillerin toplanması ve ticaret sicil kayıtlarının celbi ile iddia, savunma ve delillerin değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesidir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2025 tarih ve 2025/899 Esas ve 2025/728 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.