11. Hukuk Dairesi 2009/4602 E. , 2010/11031 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2006/1281 - 2008/765 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4602 E. , 2010/11031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2006/1281 - 2008/765 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı kooperatif tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak takip miktarı kadar müvekkilini borcunu bulunmadığını, geçmiş yıllara ait tarım kredi borcunun yeniden yapılandırılarak 1.200,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 1999 yılında tanzim olunan üç ayrı senet nedeniyle davacının borçlu olduğunu, vadesinde borçlarını ödemeyen davacının faiziyle borç miktarının 7.023.00 TL’ye yükseldiğini, yasa gereği taraflar arasında 11.08.2003 tarihinde davacı borcunun yeniden yapılandırılarak bakiye 3.534,74 TL’nın üç eşit taksitle ödenmesi imkanının davacıya tanındığını ancak 31.10.2005 tarihli son taksidin ödenmemesi üzerine yeniden yapılandır- manın iptal edilerek önceki borç ilişkisine dayalı olarak icra takibinin başlatıldığını, davacının icra takibi miktarıyla borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı borcunun yeniden yapılandırılması esnasında tanzim edilen borç senedinin geçerli olduğu ve davacını yaptığı ödeme tutarının son senet miktarının üzerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 114. maddesi hükmü uyarınca borcun tecdit edildiğinden bahsedebilmek için bu durumun sözleşmeden açıkça anlaşılıyor olması gereklidir. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmeyecektir. Bununla beraber, bu hükmün aksine dair akdolunan mukaveleler muteberdir. Somut olayda taraflar arasındaki borç ilişkisi, 06.12.1999 tarihli müşterek ve müteselsil borç senedine dayalı olarak başlamış olup, 4876 sayılı Yasa hükmü uyarınca davacı borçlu kendisine tanınan yasal hakkı kullanmak için davalıya müracaat etmiş ve ilgili sütuna "2003/4876 sayılı Kanun'a göre taksitlendirilen kooperatif alacağı" ibaresi yazılmak suretiyle 11.08.2003 tarihli 3.534,74 TL tutarlı borç senedi tanzim edilmiştir.