11. Hukuk Dairesi 2011/12003 E. , 2012/18877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2008/4-2010/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/12003 E. , 2012/18877 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2008/4-2010/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların donatanı ve kaptanı bulundukları (4365) ton ağır fuel oil yüklü tankerin 29.12.1999 tarihinde Ambarlı açıklarında fırtına nedeniyle ikiye ayrılarak bir kısmının dibe oturduğunu, tankerdeki (1279) ton yakıtın denize yayıldığını, lodosun etkisiyle 5-6 km.’lik alana yayılarak deniz yüzeyinde kalın tabaka oluşturduğunu, bir kısmının deniz dibine çöktüğünü, zamanla buharlaşma ve çözülme yolu ile çevre kirliliği yarattığını ileri sürerek, şimdilik 690.000,00 milyar TL çevre zararının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, uzatılan süre içerisindeki cevabında, davacı hazinenin sürücülerine ilişkin doğrudan uğradığı zarar ve bundan doğan aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilince zararını ispatlayan balıkçılara sulh yolu ile tazminat ödendiğini tek yanlı tespit raporunun varsayımsal ve geçersiz olduğunu, ekolojik hasar hesabının bilimsel olmayan veri ve yönteme dayandığını, Çevre Kanunu’nun 3/2 maddesince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın denizde batan geminin verdiği zararlar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği tarihten önceki olaylarla ilgili olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya, görevsizlik ya da gönderme kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. Somut olayda; dava 20.09.2000 tarihlerinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış; dava görülmekte iken, 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurularak, 20.07.2004 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Asliye (Ticaret) Mahkemesi olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nde davaya bakılması olanaklı olmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.